Başkan Yönetim Meclis Personel Tarım Köşesi Videolar iletişim Kayıt Olma Banka Hesabımız Sorular Cevaplar
26 Ağustos 2016 Cuma

Bayraktar’dan destekleme uyarısı

Detay:

​-Bayraktar'dan destekleme uyarısı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-"Sertifikalı tohum, fidan, çilek fidesi ve standart fidan kullanım desteği ve ilave sözleşmeli üretim desteği başvuruları 2 Eylül'de sona eriyor"

-"Destekten yararlanmak isteyen çiftçilerimiz, 2 Eylül Cuma günü mesai saati bitimine kadar Gıda, Tarım ve Hayvancılık il veya ilçe müdürlüklerine şahsen veya yasal temsilcisi aracılığıyla başvurmaları gerekiyor"

-"Yurtiçi sertifikalı tohumluk kullanan üreticilerimize dekar başına 4 lira ile 80 lira arasında tohum kullanım desteği verilecek. Orijinal ve üstü tohumluk kullananlar için bu destek yüzde 50 fazla olarak ödenecek"

-"Dekar başına tesis fidan desteği standart ve sertifikalı olarak bodur meyvede 150-400, yarı bodurda 150-350, bağ, zeytin ve diğer meyve fidanlarında 100-280, sertifikalı çilek fidesinde 350 lira olarak ödenecek"    

Ankara -25.08.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, sertifikalı tohum, fidan, çilek fidesi ve standart fidan kullanım desteği ve ilave sözleşmeli üretim desteği başvurularının 2 Eylül'de sona ereceğini bildirerek, "Destekten yararlanmak isteyen çiftçilerimiz, 2 Eylül Cuma günü mesai saati bitimine kadar Gıda, Tarım ve Hayvancılık il veya ilçe müdürlüklerine şahsen veya yasal temsilcisi aracılığıyla başvurmaları gerekiyor. Belge teslimini zamanında yapamayan üreticilerimiz destekten faydalanmazlar" dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, 1 Ocak 2016 tarihinde başlayan başvurular için son tarihin 2 Eylül olduğunu, üreticilerin bu bilinçle hareket edip, yoğunluk ihtimalini de düşünerek son günü beklemeden başvurmalarında yarar olduğunu belirtti.

Yurtiçi sertifikalı tohumluk kullanan üreticilerimize dekar başına 4 lira ile 80 lira arasında tohum kullanım desteği verileceğini, orijinal ve üstü tohumluk kullananlar için bu desteğin yüzde 50 fazlasıyla ödeneceğine dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

"Yurtiçi sertifikalı tohum kullanım desteği, dekar başına, susam, kanola ve aspirde 4, tritikale, yulaf ve çavdarda 6, çeltikte 8, buğday ve arpada 8,5, korunga, fiğ, yem bezelyesinde 10, yer fıstığı ve yoncada 15, soya, nohut, kuru fasulye ve mercimekte 20, patateste 80 lira olacak. Orijinal ve üstü tohumluk kullanımında ilave destek yüzde 50 fazla olacak.

 

İlave sözleşmeli üretim desteği, kilogram başına soyada 3, kanolada 4, yağlık ayçiçeğinde 6 kuruş, aspirde 9 kuruş olacak.

Dekar başına tesis fidan desteği standart ve sertifikalı olarak bodur meyvede 150-400, yarı bodurda 150-350, bağ, zeytin ve diğer meyve fidanları ile Antep fıstığı anacı ile bahçe tesisinde 100-280, sertifikalı çilek fidesinde 350 lira ödenecek.

Aşılama ile çeşit değiştirme sertifikalı fidan desteği 250 lira, virüsten ari fidanlara ilave olarak standartta 50, sertifikalıda 100 lira olacak.

Patates siğili görülen alanlarda ve güvenlik kuşağında fidan kullanımı ile sanayiye yönelik çeşitlerde ilave fidan desteği yüzde 50 fazlasıyla ödenecek. Desteklenecek kapama bağ/bahçelerin 2016 yılında tesis edilmiş olması, Bakanlıkça belirlenen normlara uygun olması ve kapama bağ/bahçenin tek türde ve bir parselin asgari 5 dekar olması gerekmektedir."
19 Ağustos 2016 Cuma

Kalaycı; Çiftçimizin sorunları ve Konya’daki afet mağduriyetini dile getirdi

Detay:

​Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreter Yardımcısı ve Konya Milletvekili Sayın Mustafa KALAYCI'nın, TBMM'de görüşülen Torba Düzenleme üzerine yaptığı konuşmada "Çiftçimizin sorunları ve Konya'daki afet mağduriyeti" hakkında gündeme getirdiği konular şu şekildedir; 

HÜKÜMET, ÇİFTÇİNİN SORUNLARINA DUYARSIZ KALIYOR

Son dönemde torba torba düzenlemeler yapılmakta, her biri 70-80 maddelik kanunlar çıkarılmakta ama ne hikmetse çiftçi ve köylümüze hiç piyango vurmamakta, çiftçimize yönelik bırakın torbayı bir paketçik bile yapılmamaktadır. Ülkemizde köylü ve çiftçi zor günler yaşamaktadır. Tarımda sorunlar çığ gibi büyürken AKP Hükûmeti inatla duyarsız kalmaktadır. SGK'na kayıtlı zorunlu sigortalı çiftçi sayısı her geçen yıl azalmakta olup son mayıs ayı verilerine göre bir yılda 110 bin kişi azalmıştır.

ÇİFTÇİMİZİN KREDİ BORCU 14 YILDA TAM 133 KAT ARTMIŞ

Çiftçimiz bankalar tarafından kıskaca alınmıştır; tarlası, bahçesi ipoteklidir. Çiftçimizin kredi borçları 2002 yılında sadece 530 milyon lira iken dün açıklanan BDDK verilerine göre 2016 Haziran ayı itibariyle 70,3 milyar liraya ulaşmıştır. AKP, çiftçimizi tam 133 kat borca sokmuştur. Çiftçinin kredi borcu son bir yılda yüzde 31,4 artmıştır. Borç tuzağına düşen ve borçlarını ödeyemez hâle gelen, artık sadece ihtiyaçlarını karşılamak için banka kredi kuyruklarında bekleyen çiftçilerimiz alın teriyle ekmeklerini kazandıkları arazilerini haraç mezat satmak zorunda kalmaktadır.

KONYA'DAKİ ÇİFTÇİLERİMİZ AFETLERE MARUZ KALMIŞTIR

Tarımın başkenti olan Konya'daki çiftçilerimiz afetlere de maruz kalmıştır. 2015 yılının ekim ayından itibaren Konya Ovası'nda yüksek düzeyli bir kuraklık söz konusu olmuş, yeterli yağışın olmaması nedeniyle başta hububat üretiminde önemli oranda düşüşler bulunmaktadır. Yine geçtiğimiz aylarda Bozkır, Güneysınır, Ereğli, Karapınar, Çumra, Beyşehir, Ilgın ilçelerimiz başta olmak üzere Konya'da meydana gelen dolu ve sel afetinden üreticilerimiz büyük zarar görmüştür. Tarım il müdürlüğünün tespitlerine göre, zararın boyutu ortalama yüzde 60 düzeyinde olup, Güneysınır'da yüzde 85, Bozkır'da yüzde 80, Ereğli'de yüzde 65 oranındadır.

ÇİFTÇİNİN KREDİ VE ELEKTRİK BORÇLARI FAİZSİZ ERTELENMELİ

Çiftçilerimiz çaresiz kalmış, devletinden bir yardım eli uzanmasını beklemektedir. Afetlerden zarar gören üreticilerimizin beklentileri karşılanmalıdır. Çiftçilerin tarımsal kredi ve elektrik borçlarının ilk yılı ödemesiz, birkaç yıla yayılması suretiyle faizsiz ertelenmesi sağlanmalıdır. Üreticilerin mazotunu, gübresini alabilmeleri, tarlasını işleyebilmeleri, üretimlerini sürdürebilmeleri için afetten zarar gören bölgelerde faizsiz ya da düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkânı verilmelidir. Üreticimizin sorunlarına duyarsız kalınmamalı, kapsamlı bir destek paketi acilen uygulamaya konulmalıdır.
18 Ağustos 2016 Perşembe

Başkan Köse Terör Olayını Kınadı

Detay:

​Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali Köse son gerçekleştirilen terör olayını kınayarak basın açıklamasında bulundu;" Başkan Köse Yapmış olduğu açılamada "Bitlis'teki terör saldırısında şehit olan askerimize Allah'tan rahmet diler, yakınlarına sabırlar dilerim.

Bu Ülkemizi ve Milletimizi kahreden saldırıda yaralan 6 askerimize de acil şifalar dilerim.

Bu tarz eylemlerle Vatanımızın Bölünmez bütünlüğünü ve birlik beraberliğimizi yok edemeyeceklerdir. Vatanımızın başı sağ olsun" dedi.
12 Ağustos 2016 Cuma

HUBUBAT BORSASINDA ALIMLAR DEVAM EDİYOR.

Detay:

​Seydişehir Belediyesi SEBELTAŞ A.Ş. tarafından 2015 yılında yapımı gerçekleştirilen açılışı yapılan Hububat  Borsasında hububat alımları  devam ediyor.

Hububat ve bakliyat üretiminde önemli bir potansiyele sahip Seydişehir ve çevre ilçelerinde bulunan üreticiler ürünlerini Seydişehir Hububat Borsasında değerlendiriyor.

 

Seydişehir Belediye Başkanı Mehmet Tutal'ın, seçim beyannameleri arasında bulunan ve yapımı kısa sürede tamamlanan 15 bin metrekare alanda kurulan Hububat Borsasında üreticiler ürünlerini daha kolay ve değerinde satıyor.

 

Seydişehir'de kurulan Hububat Borsası'nın, üretici ile tüccarlar için faydalı olduğunu kaydeden yetkililer, fiyat ve kalite konusunda yaşanan sıkıntıların ortadan kalktığını, artık üreticinin daha kolay ve rahat satış yapabildiğini ve Seydişehir'e hububat borsasını kazandırdığı için Belediye Başkanı, Mehmet TUTAL'a teşekkür ettiklerini söyledi.

 
11 Ağustos 2016 Perşembe

Türkiye-Rusya…

Detay:


​-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "İki ülke ilişkilerinin normale dönmesi için başlatılan 

görüşmeler ambargo nedeniyle büyük zarar gören çiftçilerimizi mutlu etmektedir"
-"Ülkeler arası ticaretin, özellikle de komşular arasında gerçekleşen ihracat ve ithalatın ne kadar önemli olduğu, bu süreçte bir kez daha görülmüştür"
-"Tarım iki ülke arasındaki en önemli işbirliği alanlarından biri"
-"Ambargo nedeniyle bu yılın ilk 6 ayında Rusya'ya yönelik tarım ve gıda ihracatımızdaki düşüş 391 milyon doların üzerindedir"
-"Ocak-Temmuz döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre, Rusya'ya yaş sebze meyve ihracatımız miktar bazında yüzde 80,5, değer bazında yüzde 78,5 geriledi"
-"Sadece yaş sebze meyvede, geçen yılın aynı dönemine göre, ülkemizin uğradığı maddi kayıp 375 milyon doları buldu"


Ankara – 10.08.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Rusya ile ilişkilerin düzelmesi için başlatılan görüşmelerin tarım için çok önemli olduğunu bildirerek, "İki ülke ilişkilerinin normale dönmesi için başlatılan görüşmeler, ambargo nedeniyle büyük zarar gören çiftçilerimizi mutlu etmiştir. Ülkeler arası ticaretin, özellikle de komşular arasında gerçekleşen ihracat ve ithalatın ne kadar önemli olduğu, bu süreçte bir kez daha görülmüştür" dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, bugün Rusya'nın St. Petersburg kentinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin zirvesinin çok olumlu geçtiği haberlerinden memnun olduklarını belirtti. Türk heyetinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik'in de bulunduğunu, bunun tarımın iki ülke arasındaki en önemli işbirliği alanlarından biri olduğunu gösterdiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
"Türkiye ve Rusya bölgenin en önemli ülkeleri. Rusya, Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesinden biri ve 143 milyon nüfusu var. Türkiye, 79 milyon dinamik nüfusuyla güçlü bir ülke. Satın alma gücü paritesiyle milli gelirde 3,5 trilyon dolarla dünyanın 6'ncı büyük ekonomisi Rusya ile 1,6 trilyon dolarla 17'inci büyük ekonomisi Türkiye'nin ticari ilişkileri son yıllarda çok büyük rakamlara ulaştı. Rusya, Türkiye'nin ihracatında Almanya, İngiltere, Irak, İtalya, İsviçre, ABD, Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri ve İspanya'nın ardından 10'ncu, ithalatında Almanya'nın ardından ikinci sırada bulunuyor. Türkiye, 2015 yılında Rusya'ya 3,6 milyar dolarlık ihracat yaparken, bu ülkeden 20,4 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirmiştir.
Erdoğan ve Putin'in gündeminde, Rusya'nın Türk tarım ve gıda ürünlerine yönelik ambargo kararı da bulunuyor. Ambargonun kalkması, eskiye dönüş çok önemlidir. Çünkü, Rusya, dünyanın büyük tarım ürünleri ithalatçılarından biridir. Ülkenin gıda ve tarım ürünü ithalatı 40 milyar doları aşıyor. 
2015 yılı gıda ve tarım ürünleri ihracatımızın 1 milyar 108,4 milyon doları Rusya'ya yöneliktir. İthalatımızın ise 2 milyar 133,4 milyon doları Rusya'dan yapılmıştı. Rusya'ya karşı 2015 yılında tarım ve gıda dış ticaretinde 1 milyar 25 milyon dolarlık bir açık verdik."

-Yaş sebze ve meyve ihracatında Rusya'nın payı yüzde 42 düzeyindeydi-

Türkiye'nin yaş sebze meyve ihracatında en önemli pazarlardan birinin Rusya, diğerinin Irak olduğunu, bu ülkeleri sırasıyla Almanya, Romanya, Suudi Arabistan, Ukrayna, Hollanda, Bulgaristan, Polonya, Birleşik Krallık, Gürcistan ve Suriye'nin izlediğini bildiren Bayraktar, şu bilgileri verdi:
"Rusya, 2015 yılı itibarıyla yaş sebze meyve ihracatımızdan miktar bazında yüzde 39, değer bazında yüzde 42 pay almıştır. 
Rusya'ya 2015 yılında 249 milyon 628 bin 345 dolarlık meyve, 333 milyon 27 bin 844 dolarlık sebze, 295 milyon 559 bin 893 dolarla narenciye ihracatı yapılmıştı. Rusya'ya yaptığımız toplam yaş meyve sebze ihracatımız 878 milyon 216 bin 82 doları bulmaktaydı. Verilerden görüldüğü üzere Rusya yaş sebze meyve ihracatımızda önemli bir ülke olup gerek üreticilerimiz gerek ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıyordu.
Bilindiği üzere Rusya, uçak krizinin ardından, 1 Ocak 2016'dan itibaren domates, salatalık, kuru soğan, kırmızı lahana, brokoli, portakal, mandalina, nektarin, elma, armut, kayısı, şeftali, erik, üzüm, çilek, tavuk ve hindi eti, tuz ve karanfil ithalatını yasakladı.
Rusya, daha sonra da bazı ürünlere geçici ithalat yasağı getirdi. Bu kapsamda biber, nar, patlıcan, marul, kıvırcık, kabak ve balkabağına yönelik alınan geçici ithalat yasağı kararları ile ürünlerin kalitesi ve karantina şartlarına bağlı olarak geçici olarak durdurdu. 
Yasaklanan ürünler olarak baktığımızda; 2015 yılında ihraç edilen domatesin yüzde 65'i, salatalığın yüzde 51,7'si, mandalinanın yüzde 46'sı, portakalın yüzde 21'i, şeftalinin yüzde 47'si, kayısının yüzde 52'si, çileğin yüzde 75'i, üzümün yüzde 68'i, eriğin yüzde 20'si, kuru soğanın yüzde 45'i, kırmızı lahananın yüzde 19'u Rusya'ya yapılmıştı.
Görüldüğü üzere meyveler içinde öne çıkan ürünler ise turunçgiller, çilek ve üzümdür. Sebzeler içinde ise domates öne çıkmaktadır." 

-Yaş sebze ve meyvede ihracat 477,4 milyon dolardan 
102,5 milyon dolara düştü-

1 Ocak'tan itibaren uygulanan ambargo kararıyla birlikte ihracatta büyük kayıp yaşandığına dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:
"Ambargo kararıyla birlikte ihracatımızda büyük kayıp yaşanmıştır. Tarım ve gıda maddelerinin Rusya'ya ihracatında, 2015 yılı Ocak-Haziran döneminde 569 milyon 460 bin 908 dolar gelir sağlanırken, 2016 Ocak-Haziran döneminde 178 milyon 458 bin 68 dolar gelir ancak elde edilebilmiştir. Bu dönemde ihracattaki azalma 391 milyon 2 bin 840 dolar olmuştur.
Yaş meyve ve sebzede, 2015 yılı Ocak-Temmuz döneminde, Rusya'ya 674 bin 113 ton ihracat karşılığında 477 milyon 380 bin 512 dolar gelir elde edilmişken 2016 Ocak-Temmuz döneminde 131 bin 160 ton ihracat karşılığında 102 milyon 493 bin 896 dolar gelir ancak elde edilebilmiştir. 
Geçen yılın aynı dönemine göre, Rusya'ya yaş meyve sebze ihracatımız, miktar bazında yüzde 80,5, değer bazında yüzde 78,5 düşüş göstermiştir. Geçen yılın aynı dönemine göre ülkemizin uğradığı maddi kayıp 375 milyon dolar olmuştur."

-"Rusya da büyük ekonomik kayıplar yaşadı"-

Bayraktar, "Ambargo sürecinde başta üreticilerimiz olmak üzere bu sektörde faaliyet gösteren, geçimini bu sektörden sağlayan tüm taraflar mağdur olduğu gibi, ülkemiz ekonomik kayba uğramıştır. Aynı şekilde Rusya da büyük ekonomik kayıplar yaşamıştır. Türk-Rus ilişkilerinin normal seyrine dönmesi hem Türkiye hem de Rusya için oldukça önemlidir" dedi.

3 Ağustos 2016 Çarşamba

Bozkırlı hemşehrimiz Başoğlu Paşa oldu.

Detay:

​Hemşehrimiz Mustafa BAŞOĞLU yürtümüş olduğu Albaylık görevinden terfi ederek Jandarma Tuğgeneral olarak göreve gelmiştir. 

Jandarma Tuğgeneral olan hemşehrimiz Başoğlu'nun terfi olayı hakkında bilgilendirmelerde bulunan Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali KÖSE "Aslen Bozkır Yolören Mahallesinden olan babası Subay emeklisi Mehmet BAŞOĞLU lakabı süslü kaymakamın oğlu ve eşimin yakın akrabası Mustafa BAŞOĞLU Albaylıktan terfi ederek Jandarma Tuğgeneral olarak terfi etmiştir.

Bozkırlılar olarak paşalığa terfi etmesi bizleri sevindirmiştir. 

Jandarma Tuğgeneral Mustafa BAŞOĞLUNA yeni görevinde üstün başarılar diler, Başarılarının devamını temenni ederim. Akrabam olan paşamızın Cenabı Allah yar ve yardımcısı olsun" dedi.

Paşamızın Öz geçmişi;

Bozkır Yolören koyu nüfusuna kayıtlı 1989 yılında harp okulundan mezun oldu. Çeşitli görevlerde bulunarak 29.07.2016 tarihli kararname ile Tuğ Generalliğe terfi etti ve jandarma komando özel asayiş ve kurtarma tugay komutanı olarak atandı. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

Bölgemiz'de Sağnak Yağış ve Dolu Uyarısı

Detay:

Meteoroloji 8.Bölge (Konya) Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi (BTUM) tarafından yapılan uyarıya göre bölgemizde Kuvvetli Sağanak ve Gök gürültülü Sağanak Yağış İle Birlikte Yer Yer Dolu Hadisesi beklenmektedir.


Beklendiği Yer:

Bugün (03.08.2016 Çarşamba) öğle saatlerinden itibaren Konya'nın batı ve kuzeybatı kesimlerinde (Yunak, Çeltik, Akşehir, Tuzlukçu, Doğanhisar, Derbent, Derebucak, Ilgın, Kadınhanı, Sarayönü, Kulu, Cihanbeyli, Beyşehir, Hüyük, Seydişehir, Ahırlı, Akören, Bozkır, Yalıhüyük) ve yarın (04.08.2016 Perşembe) yine aynı kesimlerde öğle saatlerinden itibaren sağanak ve gökgürültülü sağanak yağışların yer yer kuvvetli olacağı, yağışla birlikte zaman zaman ve kısa süreli kuvvetli rüzgar ve dolu hadisesinin de görülebileceği tahmin edilmektedir.

Vatandaşlarımızın Yaşanabilecek olumsuzluklara karşı ilgililerin ve vatandaşların tedbirli olmaları önerilmektedir.


Başlama – Bitiş Zamanı      

03/08/2016 12:30 Lokal ila  04.08.2016 21:00 Lokal arası

Oluşması Muhtemel Riskler

Sel, yıldırım, oraj ile birlikte dolu, ulaşımda aksamlar vb.

Yağış Şiddeti Sınıflandırması

Hafif Yağış:                  1 - 5 mm,

Orta Kuvvette Yağış:  6 - 20 mm,

Kuvvetli Yağış:          21 - 50 mm,

Çok Kuvvetli Yağış:  51 - 75 mm,

Şiddetli Yağış:           76 - 100 mm,

Aşırı yağış:                100 mm üzeri
2 Ağustos 2016 Salı

Üretici, market fiyatlarında Temmuz ayı…

Detay:


​-Üretici, market fiyatlarında Temmuz ayı…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Fiyatlar, Temmuz ayında, markette 37 üründen 20'sinde, üreticide 33 üründen 17'sinde azaldı veya değişmedi"

-"Temmuz ayında üretici-market fiyat farkı en fazla elma, salatalık, patates, kuru incir ve kuru kayısıda yaşandı"

-"Üreticiden markete fiyatların elmada 5,2, patateste 4,8, kuru incir ve kuru kayısıda 4,1 kata çıktığı görülmüştür''

-"Ekim alanının Akdeniz Bölgesi'nde daralması, İç Anadolu Bölgesi'nde ise hasadın henüz yeterince yoğunlaşmaması, domates, sivri biber ve salatalıkta fiyat artışına yol açtı"

-"Yeşil fasulyedeki fiyat artışında, üretimde ilk sırada bulunan Samsun'da yaşanan sel afeti nedeniyle gerçekleşen verim kaybı etkili oldu"

-"Kuru soğanda hasat edilen ürün miktarındaki azalmaya bağlı arzdaki daralma nedeniyle fiyatlarda artış görüldü"



Ankara – 31.7.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fiyatların, Temmuz ayında, markette 37 üründen 20'sinde, üreticide 33 üründen 17'sinde azaldığını veya değişmediğini bildirdi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, Temmuz ayında market fiyatlarında 4 üründe fiyat değişimi görülmediğini, 16 üründe azalma, 17 üründe ise fiyat artışı olduğunu belirtti.

-Market fiyatlarındaki değişim-


Patlıcan, süt, mısırözü yağı ve toz şeker fiyatında değişim görülmezken, fiyat düşüşü yüzde 25,07 ile en fazla yeşil soğanda meydana geldiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

"Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 12,48 ile kuru incir, yüzde 12,32 ile çilek, yüzde 11,78 ile nohut, yüzde 10,62 ile kiraz, yüzde 8,42 ile kırmızı mercimek, yüzde 7,99 ile marul, yüzde 7,61 ile yeşil mercimek, yüzde 5,16 ile dana eti, yüzde 4,24 ile şeftali, yüzde 3,86 ile pirinç, yüzde 3,84 ile zeytinyağı, yüzde 2,06 ile Antep fıstığı, yüzde 1,43 ile kabak, yüzde 0,89 ile kuru üzüm, yüzde 0,13 ile tavuk eti izledi.

Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 24,74 ile yeşil fasulyede görüldü. Yeşil fasulyedeki fiyat artışını yüzde 17,69 ile salatalık, yüzde 15,93 ile domates, yüzde 9,91 ile elma, yüzde 9,77 ile fındık, yüzde 9,02 ile karpuz, yüzde 8,74 ile havuç, yüzde 8,51 ile limon, yüzde 7,50 ile kuru soğan, yüzde 5,71 ile yumurta yüzde 5,64 ile maydanoz, yüzde 4,85 ile kuru kayısı, yüzde 2,27 ile sivri biber, yüzde 1,49 ile patates, yüzde 1,41 ile ayçiçeği yağı, yüzde 0,81 ile kuru fasulye, yüzde 0,15 kuzu eti takip etti."


-Üretici fiyatlarındaki değişim-


Temmuz ayı üretici fiyatlarında, 10 üründe fiyat değişimi görülmezken, 7 üründe azalma, 16 üründe ise fiyat artışı meydana geldiğini belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:

"Zeytinyağı, pirinç, nohut, kuru fasulye, çilek, elma, limon, patates, maydanoz ve kabak fiyatlarında değişim görülmezken, fiyatı en fazla düşen ürün yüzde 14,29 ile kuru incir oldu. Kuru incirdeki fiyat düşüşünü yüzde 11,11 ile kuru kayısı, yüzde 9,84 ile Antep fıstığı, yüzde 3,47 ile yeşil soğan, yüzde 3,16 ile kiraz, yüzde 2,56 ile kuru üzüm, yüzde 0,94 ile süt izledi.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 29,63 ile domateste görüldü. Bunu,  yüzde 25,11 ile kuru soğan, yüzde 21,75 ile yeşil fasulye, yüzde 18,90 ile iç fındık, yüzde 16,31 ile sivri biber, yüzde 15 ile salatalık, yüzde 12,16 ile kırmızı mercimek, yüzde 11,20 ile havuç, yüzde 9,82 ile karpuz, yüzde 8,33 ile şeftali, yüzde 6,49 ile yumurta, yüzde 4,58 ile patlıcan, yüzde 3,18 ile kuzu eti, yüzde 2,03 ile yeşil mercimek, yüzde 1,25 ile marul, yüzde 0,39 ile dana eti takip etti."


-Üretici market fiyat farkı-


Temmuz ayında üretici ve market fiyatları arasındaki farkın devam ettiğine, TZOB tarafından izlenen 33 üründe ortalama yüzde 186,5 fiyat farkı görüldüğüne dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

"Temmuz ayında üretici-market fiyat farkı en fazla elma, salatalık, patates, kuru incir ve kuru kayısıda yaşandı. Üretici ve market arasındaki fiyat farkı yüzde 421,76 ile en fazla elmada görüldü. Elmadan sonra fiyat farkı sırasıyla salatalıkta yüzde 385,91, patateste yüzde 380,67, kuru incirde 307,42, kuru kayısıda 305, patlıcanda yüzde 282,19, kabakta yüzde 258,72, karpuzda yüzde 252,68, maydanozda yüzde 241,56, sütte yüzde 231,75, yeşil fasulyede yüzde 231,47, kuru üzümde yüzde 223,42, sivri biberde yüzde 214,15, domateste yüzde 211,3'ü buldu.

Temmuz sonunda üreticide 60 kuruş olan elma, markette 3 lira 13 kuruşa, 38 kuruş olan salatalık 1 lira 86 kuruşa, 25 kuruş olan patates 1 lira 20 kuruşa, 6 lira olan kuru incir 24 lira 45 kuruşa, 8 lira olan kuru kayısı 32 lira 40 kuruşa, 53 kuruş olan patlıcan 2 lira 4 kuruşa, 58 kuruş olan kabak 2 lira 6 kuruşa, 41 kuruş olan karpuz 1 lira 45 kuruşa, 30 kuruş olan maydanoz 1 lira 2 kuruşa, 1 lira 5 kuruş olan süt 3 lira 48 kuruşa, 1 lira 25 kuruş olan yeşil fasulye 4 lira 14 kuruşa, 3 lira 80 kuruş olan kuru üzüm 12 lira 29 kuruşa, 92 kuruş olan sivri biber 2 lira 87 kuruşa, 1 lira 5 kuruş olan domates 3 lira 28 kuruşa satıldı.

Üreticiden markete fiyatların elmada 5,2, patateste 4,8, kuru incir ve kuru kayısıda 4,1 kata çıktığı görülmektedir. Üreticide 60 kuruş olan elma halde 1 lira 19 kuruşa satılırken, pazarda 2 lira 37 kuruşa, markette 3 lira 13 kuruşa üreticiye sunulmaktadır."

 

-Fiyat değişimlerinin nedenleri-


Üretici ve market fiyatlarında domates, yeşil fasulye, sivri biber, salatalık, karpuz, havuç, kuru soğan gibi sebzelerde son bir ayda fiyat artışı olduğunu vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi:

"Bu ürünlerin en fazla üretiminin yapıldığı Akdeniz Bölgesi'nde sera üretiminin tamamlanmasının ardından yayla üretiminde hasat başlamaktadır. Ancak sera üretiminin yoğun olduğu dönemde Rusya'ya yapılan ihracattaki kısıtlama nedeniyle fiyatların gerilemesi, domates, sivri biber ve salatalık ürünlerinin yayla ekimini azaltmıştır. Ekim alanının Akdeniz Bölgesi'nde daralması, İç Anadolu Bölgesi'nde ise hasadın henüz yeterince yoğunlaşmaması, domates, sivri biber ve salatalıkta fiyat artışına yol açtı.

Yeşil fasulyedeki fiyat artışında, üretimde ilk sırada bulunan Samsun'da yaşanan sel afeti nedeniyle gerçekleşen verim kaybı etkili oldu.

Kuru soğanda hasat edilen ürün miktarındaki azalmaya bağlı arzdaki daralma nedeniyle fiyatlarda artış görüldü. Kuru soğanda özellikle Çukurova'da hasadın tamamlanması ve İç Anadolu Bölgesi'nde hasadın yeni başlamış olması nedeniyle piyasadaki ürün azlığı fiyatların yükselmesine neden oldu.

Kırmızı mercimekte hasat tamamlandı. Hasadın yoğun olduğu dönemde fiyatlar gerilerken, yerli ürün miktarının, ihracatın da sürmesi nedeniyle yetersiz kalınca son bir ayda üretici fiyatları arttı. Temmuz ayı içinde gerçekleştirilen kırmızı mercimek ithalatı ile artan arz, market fiyatlarında gerilemeye neden oldu.

Fındıkta ise hasadın başlamamış olması ve bu yıl rekoltenin düşük tahmin edilmesi yüzünden üretici ve market fiyatları arttı.

Havuç fiyatlarının Temmuz ayında üretici ve markette arttığı görülmektedir. Havuçta hasadın henüz başlamamış olması aynı piyasada arzı karşılayacak düzeyde ürün bulunmaması fiyatların artmasında etkili oldu.

Üretici ve marketlerde karpuz fiyatlarının artmasının nedeni ise yaz aylarında karpuza olan talebin artmasına karşın hasadın azalmasıdır.

Üreticide fiyatı düşen ürünlere baktığımızda, fiyatı en fazla düşen ürünler arasında kuru incir, kuru kayısı, Antep fıstığı, yeşil soğan ve kiraz yer almaktadır.

Yeni sezon başlamamış olmasına rağmen üreticinin elinde geçen sezondan incir bulunmaktadır. Yaz aylarında kuru incire talebin olmaması ve elde ürün bulunması fiyatlarının gerilemesine neden olmuştur.

Kuru kayısı ve Antep fıstığında hasadın başlaması, kirazda hasat edilen ürün miktarının artmasıyla birlikte fiyatlar gerilemiştir.

Yeşil soğan üretiminde artan hava sıcaklıklarının ürünün kalitesini olumsuz etkilemesiyle birlikte talepte yaşanan daralma, fiyatlarda düşüşe yol açtı."