Başkan Yönetim Meclis Personel Tarım Köşesi Videolar iletişim Kayıt Olma Banka Hesabımız Sorular Cevaplar
25 Ocak 2018 Perşembe

Başkan Köse operasyonların sonuna kadar destekçisiyiz.

Detay:
Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali Köse "Mevzu ülke güvenliği olduğunda her zaman ve her türlü fedakârlığa hazırız" diyerek basın açıklaması gerçekleştirdi.

Başkan Köse Yapmış olduğu acıkmasında "Ülke güvenliğimizin sağlanabilmesi için Afrin operasyonuna tam destek veriyorum. Türkiye haklı davasında asla terör koridoruna izin vermeyecektir. Bu kararlı duruşun sergilenmesi için gerekli tedbirleri alan devletimizin ve askerlerimizin her zaman destekçisi ve duacısıyız.

Türkiye güneyinde bir terör koridoruna izin vermeyeceğini günlerden beri söylüyordu. Türkiye uluslararası kurallardan doğan hakkını kullanmıştır. Bizler devletimizin aldığı bu kararın sonuna kadar arkasındayız. Türkiye'nin güvenliği söz konusu olduğunda, ekonomik sonuçların ne olacağı önemini kaybeder. Mevzu ülkemizse biz her türlü fedakâlığa hazırız. Daha çok çalışır, daha çok üretiriz.

Bu operasyonlarda şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet diler ve yaralı olan tüm gazilerimize acil şifalar dilerim.

Ülkemizi bölmeye çalışan PKK, PYD.. vs isimleri değişse de tüm oluşumlarına karşı tek yürek olarak her zaman devletimiz ve ordumuzun yanındayız" dedi.
24 Ocak 2018 Çarşamba

Sorkun Yaylası'nda kar yağışı 74 santimetre yüksekliğe ulaştı

Detay:

Konya'da dün sabah saatlerinden itibaren etkili olan kar yağışı çevre ilçelerde de yoğun olarak hissediliyor. Peki kar kalınlığı kaç santimetre oldu?

Konya'da dün sabah saatlerinde başlayan kar yağışı etkisini yitirmeden devam ediyor. Kar yağışı sadece Konya'da değil, çevre ilçeler ve illerde de hissediliyor.

Meteorolojiden alınan verilere göre Konya'nın Bozkır İlçesi/Sorkun Yaylası'nda kar yağışı 74 santimetre yüksekliğe ulaşmış durumda. Gecenin sıcaklığı en düşük bölgesi ise -8,7 derece ile Derbent/Aladağ oldu. İşte bölge bölge kar kalınlığı ve hava sıcaklığı...

   Kar kalınlıkları:

Hava sıcaklığı en düşük olan bölgeler sıralaması:
4-013.png

BOZKIR’ IN DOMUZ SORUN

Detay:

Bozkır'ın sorunları bilindiği gibi çoktur. Tümünü birden anlatmaya çalışmak yanlış olur. Genel olarak ele almak yerine önem sırasına göre ele alıp, çözüm yollarını değerlendirmek yerinde olur diye düşündüm. Bu amaçla başlıktaki sorunu yazmayı uygun buldum. Bozkır ve çevresinde görüp, izleyip, dinlediğim bir soruna değinip bazı önerilerde bulunacağım.

Yaz aylarında kendi köyüm (mahallem) Küçükhisarlık, Hisarlık, Yelbeyi, Taşbaşı, Tepelice, Dereiçi (Gederet), Söğüt, Üçpınar, Işıklar, Yazdamı, Ulupınar mahallerine uğradım. İnsaları-mızla sohbet ettim. Dağları, bahçeleri , ormanları gezdim.Bozkır merkezde ''cuma pazarı'' günleri eski dostlarla sohbet ettim. Sorunlardan söz edip konuştuk.

Gözlemlerimde, sohbetlerimde, yakınmalarda ortak sorunlar ortaya çıktı. En önemli sorun olarak karşımıza ''Domuz'' çıktı. Neden ekip biçmiyorsunuz sorusuna ''domuzla başa çıkamı- yoruz'' oldu.
  Domuz hakkında bilgilerimi, araştırmalarımı, incelemelerimi birleştirince aşağıdaki ayrıntı-lar ortaya çıktı.

Domuz: Çift tırnaklı 20-30 yıl yaşayabilen bir hayvandır. İyi bir bitki örtüsüne sahip her türlü ortam ve iklimde yaşayabiliyor. Yapraklı ormanlık alanları seviyorlar. Su kenarları, sık çalılıklarla kaplı meralıklarda yaşıyorlar. Sürüler halinde geceleri dolaşıp, gündüzleri gölgeliklerde yatıyorlar. Sık sık yer değiştirip, bir gecede 5-20 km. çevreyi dolaşabiliyorlar.115 günlük bir gebelikten sonra 4-12 yavru doğurabiliyorlar. Yavruladıkları ve anaçlar kısa sürede gebe kalıp yavrulayabiliyorlar. Hem ot obur, hem et oburdurlar. Meyve-sebze, sürüngenler, solucanlar, böcekler kısaca ne bulurlarsa yiyorlar. Bölgemiz domuzların yaşaması ve beslenmesi için gerekli şartlara çok uygun duruma gelmiş. Bu yüzden de domuzlar bölgemizde aşırı çoğalmışlar.

Yaşama ortamları ve beslendiği yiyecekler belirtildiği gibi olunca, domuz sayısı artmış. Bölgede tarımın da yapılması mümkün olmamış. Tarım yapılamayıp, bir şeyler üretilemeyince bölge insanı sıkıntıya düşmüş görünüyor.
  Belirtilen bu büyük sorun çözülemez değildir. Ortak hareket edilip mücadele edilirse kısa sürede insanları sıkıntıya sokan bu sorun halledilir kanaatindeyim. Aşağıda belirteceğim önerilerin hayata geçirilip, başarı elde edilmesi zor olmasa gerek.

Yaban domuzlarının en büyük yok edicisi, düşmanı insandır. Bölgede nüfus düşmüş, yaşayan insan sayısı nerede ise yok denecek kadardır. Nüfus azalınca tarım, hayvancılık vb. yapan da azalmış. Bölgede bitki örtüsü gözle görülür şekilde sıklaşmış. Bu hayvanların düşmanları olan tilkiler ve kurtlar (Domuzların yavrularını çalıp yerler) yok olunca,  ortam  tam domuzların yaşayacağı yerler olmuş. Bölge tamamen onlara kalmış.
  İlgili bakanlıklar bölgeye, yaban domuzları ile mücadele amacıyla kurt salmış. Salınan bu kurtlar domuzları avlayacağına daha kolay av olarak; koyun, keçi, eşek, at, inek, öküz gibi evcil hayvanlara saldırmaya başlamışlar. Saldırmakla kalmayıp hayvanları öldürmüş, parça-lamışlar. İnsanlar bu yönden de mağdur olmuşlar.


  Bozkır bölgesi, bu hayvanlardan arındırılmadıkça tarım yapılamayacak duruma gelmiş. Ekip  dikebilenler tarlasını, bahçesini, bağını, bostanını tel örgü ile çevirmek zorunda kalmış. Tel örgü ile ne kadar arazi çevrilebilip, ne kadar tarım yapılabilir?.. Başkaları tarafından çözüm  bulunmadığına göre iş başa düşmektedir. Mahalle (köy) muhtarları, belediye başkanı, ilçe yöneticileri, sivil toplum örgütleri (dernekler), meslek odaları (öncelikle ziraat odası), avcılar ve atıcılar derneği , ilçe  tarım müdürlüğü vb. toplanıp çözüm yolları araştırmalı ve bulmalıdırlar. Asli görevlerinden en önemlisi de bu olsa gerek.

  Bence;  mücadele yolları ve yöntemleri şunlar olabilir :
1-Bölgesel av  festivali düzenleme: Belirtilen tüzel ve kamu kuruluşları iş birliği yaparak , ilgili bakanlıktan izin alınabilir. Adı belirtilen festival ; ülke geneli ve uluslar arası olabilir. İnternet ve av organizasyon acentaları ile  işbirliği yapılarak gerekli duyurular yapılabilir. Katılımcılar-dan belirlenen belli bir ücret bile alınabilir. ''Dağın taşı ile dağın kuşu avlanmış olur.'' Devlet eliyle bu tür av festivalleri yapılmaktadır. Çeşitli kolaylıklar sağlanmaktadır. Ayrıca avlanan yaban domuzları ilgili  domuz mezbahaneleri ile temasa geçilerek satılıp değerlendirilebilir. (Manavgat'ta bir domuz üretme çiftliği ve   mezbahane var.Orada çalışan bir hemşehrimiz  4 sene önce kilosunun kaçak olarak yerinden 8 liraya aldıklarını sölemişti. Eti kaliteli olduğundan tercih ediliyormuş.)  Düzenlenen festival geleneksel hale getirilebilir.
2-Bozkır ve bölge tatil yöresi haline gelmiş. Bölgede yaşayan nüfus azalmış. Ekilmeyip, tarım yapılmayan arazi çoğalmış. Bölge hayvancılığa elverişli hale gelmiş. Hayvancılık teşvik edilip, gerekli destek verilirse dağlar hayvanlarla dolar. Dağların  dolması domuzların yaşam alanlarını daraltır. Üreyip çoğalmaları zorlaşır.

  Böylece hem insanlara gelir kapısı açılmış olur, hem de domuz sorunu çözülmüş, halledilmiş olur.                                                  

25.1.2018
 Mithat ARI  Küçükhisarlık  Mahallesi  (Köyü)
8 Ocak 2018 Pazartesi

Kesme çiçekte çeşit sayısı yerli bitkilerle artırılmalı

Detay:

-Kesme çiçekte çeşit sayısı yerli bitkilerle artırılmalı…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Gerek dış mekân süs bitkilerinde gerekse kesme çiçeklerde yabancı orijinli bitkilerin payını azaltmalı, çeşitliliğe gitmeliyiz"

-"Ülkemiz, 4 bine yakını endemik olmak üzere 12 binden fazla çeşidiyle tam bir bitki cenneti"

-"Zengin gen kaynaklarımız ve doğal floramız değerlendirilmeli, yerli doğal bitkiler kültüre alınmalı, uygulamalarda ve dış ticarette bu bitkiler kullanılmalı"

-"Bunlar yapılırsa ülkemiz rekabette öne geçer"

-"Süs bitkisi üretiminde ileri teknoloji, yıl boyu kontrollü üretim ve topraksız tarım gibi modern üretim tekniklerinin kullanımı teşvik edilmelidir"

-"Birim alandaki verimlilik, üretimde kalite, depolama tekniklerinin geliştirilmesi, raf ve vazo ömrünün artırılması konularında çalışmalar artırılmalıdır"

-"Süs bitkileri sektörü hızlı gelişen, istihdam düzeyi ve ihracat potansiyel yüksek gelecek vaat eden bir sektör. Düşük faizli, uzun vadeli yatırım ve işletme kredisi veya değişik kaynaklardan hibeyle sektör desteklenmelidir"
 

Ankara – 08.01.2018 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, gerek dış mekân süs bitkilerinde gerekse kesme çiçeklerde yabancı orijinli bitkilerin payının azaltması, çeşitliliğe gidilmesi gerektiğini bildirdi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, ticari anlamda dünyada 50'den fazla ülkede kesme çiçek üretildiğini, süs bitkileri sektörünün pek çok ülkede ve Türkiye'de önemli gelişmeler gösterdiğini belirtti. Örtü altı süs bitkileri yetiştiriciliğinin, kesme çiçek, iç-dış mekân süs bitkileri, saksılı bitkiler, süs ağaç ve fideleri ile çiçek soğanları yetiştiriciliğini kapsadığı bilgisini veren Bayraktar, şunları kaydetti:

"Örtü altı süs bitkilerinde kesme çiçek yetiştiriciliği, üretim miktarı ve alanı bakımından diğerlerine göre öndedir. Süs bitkileri ziraatı, büyük çoğunlukla, örtü altına alınarak bazı doğal çevre şartlarının kontrol altına alındığı mekânlarda gerçekleştirilir. Örtü altına alınmayan alanlarda da bazı süs bitkilerinin üretimi yapılır. Ancak ticari değeri ve pazar payı yüksek türler ile ihracata konu olan süs bitkileri hemen tamamıyla örtü altına alınmış alanlarda üretilir.

Ülkemiz, mevcut iklim ve coğrafi yapısıyla, kesme çiçek üretimi açısından büyük olanaklara sahip ülkelerin başında gelmektedir.

-"Kesme çiçeğin yüzde 80'i Antalya ve İzmir'de üretildi"-

Süs bitkileri üretimi, yüzde 7 artışla 1,6 milyar adede çıktı. Bu üretimin üçte ikisine yakını kesme çiçeklerden oluştu.  2016 yılında 1 milyar 38 milyon adet olan kesme çiçek üretimi, yüzde 1,2 artışla 1 milyar 51 milyon adede çıktı. En fazla kesme çiçek 464 milyon adetle Antalya'da üretildi. Antalya'yı 367 milyon adetle İzmir, 66 milyon adetle Isparta, 40 milyon adetle Konya, 35 milyon adetle Yalova izledi. Kesme çiçeğin yüzde 80'i Antalya ve İzmir'de üretildi. Kesme çiçek üretiminin yüzde 90,7'si büyük bölümünü plastik seraların oluşturduğu örtü altında gerçekleşti."

-Yapılması gerekenler-

Süs bitkileri sektöründe, genel olarak yabancı orijinli bitkiler kullanıldığını, dış mekân süs bitkilerinde ve kesme çiçeklerde, ürün çeşitliliğinin yetersiz kaldığına dikkati çeken Bayraktar, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

"Gerek dış mekân süs bitkilerinde gerekse kesme çiçeklerde yabancı orijinli bitkilerin payını azaltmalı, çeşitliliğe gitmeliyiz. Desteklerle yeni çeşitler geliştirilmelidir.  Ülkemiz, 4 bine yakını endemik olmak üzere 12 binden fazla çeşidiyle tam bir bitki cenneti. Zengin gen kaynaklarımız ve doğal floramız değerlendirilmeli, yerli doğal bitkiler kültüre alınmalı, uygulamalarda ve dış ticarette bu bitkiler kullanılmalıdır. Bunlar yapılırsa ülkemiz rekabette öne geçer.

Süs bitkisi üretiminde ileri teknoloji, yıl boyu kontrollü üretim ve topraksız tarım gibi modern üretim tekniklerinin kullanımı teşvik edilmelidir.

Birim alandaki verimlilik, üretimde kalite, depolama tekniklerinin geliştirilmesi, raf ve vazo ömrünün artırılması konularında çalışmalar artırılmalıdır.

Üretim konusunda özellikle doku kültürü laboratuvarlarının kurulması önemlidir.

-Gelecek vaat eden sektör-

Süs bitkileri sektörü hızlı gelişen, istihdam düzeyi ve ihracat potansiyel yüksek gelecek vaat eden bir sektördür. Ülkemizde bu potansiyelin daha hızlı ilerlemesi, katma değerinin daha hızlı artırılabilmesi için; süs bitkileri Araştırma-Geliştirme kuruluşlarının çalışmalarına ağırlık verilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.

Düşük faizli, uzun vadeli yatırım ve işletme kredisi veya değişik kaynaklardan hibeyle sektör desteklenmelidir.

-KDV yüzde 18'den yüzde 8'e indirilmeli-

Özellikle üretimde, yüksek maliyetli girdi kullanımı ve satışlardaki yüksek KDV ile tarımın diğer kollarından ayrı tutulmaktadır. Süs bitkilerinin de bir tarımsal faaliyet olduğu gerçeğinden hareketle bu farklılıklar giderilmelidir.  Süs bitkilerinde uygulanan yüzde 18'lik KDV oranı mutlaka yüzde 8'e indirilmelidir.

Ülkemiz, coğrafik konumu ve politik yapısı ile Avrupa, Rusya ve Ortadoğu ülkeleri pazarlarına kolayca açılabilecek ve ihracat yapabilecek durumdadır. Özellikle Asya ve Orta Doğu için kurak koşullara dayanıklı az bakım isteyen dayanıklı türlerin üretimine öncelik verilmelidir.

Özellikle ihracatın artırılması amacı ile tanıtım, reklam faaliyetleri ve koordinasyonu sağlayacak güçlü bir dış pazarlama organizasyonunun oluşturulması zorunludur.

Süs bitkileri sektöründe üretimin büyük bölümü kayıt dışı olarak gerçekleşmektedir. Sektörde kapsamlı bir veri tabanı bulunmamaktadır. Üretimin takip edilebilmesi, üretim miktarlarının belirlenebilmesi, en önemlisi de üretim planlamasının yapılabilmesi için kapsamlı bir veri tabanının oluşturulmasına ihtiyaç vardır.

Ülkemize özgü süs bitkileri üretim süreci ve standartlarının oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır."
2 Ocak 2018 Salı

Konya'ya fırtına uyarısı!

Detay:

Meteoroloji Konya ve çevresini rüzgara karşı uyardı. Yetkililer, rüzgarın Akşehir, Yunak, Tuzlukçu, Doğanhisar, Hüyük, Beyşehir, Seydişehir, Ahırlı, Yalıhüyük, Bozkır, Hadim ve Taşkent ilçelerinde fırtınaya döneceğini bildirdi.

Meteoroloji Konya Bölge Müdürlüğü rüzgar ve bazı ilçeler için fırtına uyarısı yaptı.

Bugün öğle saatlerinden yarın sabah saatlerine kadar olan periyotta, Konya, Karaman, Aksaray ve Niğde genelinde rüzgarın güney ve güneybatı (lodos) yönlerden kuvvetli eseceğini aktardı.

Yetkililer rüzgarın Akşehir, Yunak, Tuzlukçu, Doğanhisar, Hüyük, Beyşehir, Seydişehir, Ahırlı, Yalıhüyük, Bozkır, Hadim, Taşkent ilçeleriyle Karaman ve Niğde çevrelerinde zaman zaman kısa süreli fırtına (62-74 km/saat) şeklinde eseceğini aktardı.

Meydana gelebilecek olumsuz şartlara karşı tedbirli ve dikkatli olunması istendi.
1 Ocak 2018 Pazartesi

Bozkır 'Balı' hak ettiği yere kavuşacak

Detay:

BOZKIR İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Salih Öncü,  ilçede arıcılığın hak ettiği yere kavuşacağını, bunun içinde KOP ile birlikte arıcıları destekleyici projeleri hayata geçirdiklerini söyledi. 
 
Salih Öncü,  ilçe tarım müdürlüğünün hazırladığı  'Sağlıklı Hayat Arılı Yaşam' adlı projeyi KOP İdaresinin desteklediğini belirtti. Öncü, ''Hazırladığımız projeye KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının Kırsal Kalkınma Mali Destek Programından hibe almaktayız. Projemiz komşu ilçe Hadim ile birlikte toplamda 35 arıcımıza alternatif arı ürünleri üretim ekipmanları noktasında destekleme yapılacaktır. Projemiz arı ürünlerinin kalite ve verimini arttırmaya katkı sağlayacaktır. Ayrıca arıcılarımızın yaşam kalitesini iyileştirmeye de katkı sağlamayı amaçlamaktadır. ''dedi.

Salih Öncü, projelerle Bozkır Balı'nın hak ettiği yere kavuşacağını ifade ederek, ''Asırlardır kaliteli ve kendine has rehasıyla adını duyurmuş Bozkır Balının hak ettiği değere kavuşmasını sağlamayı hedefliyoruz. İlçemizde katma değeri yüksek ürün elde eden üretici sayısının artması ve Bozkır'ın ülke genelinde adı geçen sayılı bal üretim merkezlerinden birisi haline getirmeyi amaçlıyoruz. ''dedi.

Hüseyin DUMRU/BOZKIR