Başkan Yönetim Meclis Personel Tarım Köşesi Videolar iletişim Kayıt Olma Banka Hesabımız Sorular Cevaplar
23 Eylül 2022 Cuma

Çiftçilerin Dikkatine! Yeni Başlayan 2023 ÇKS başvuruları 31 Aralıkta bitiyor.

Detay:

Resmi Gazetenin 23 Eylül 2022 Tarihli ve 31962 Sayılı Çiftçi Kayıt Sistemi yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmelik kapsamında yeni başvuruya açılan 2023 ÇKS başvuruları 2023 girmeden kapanacak. 

Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliğinde Değişiklik nedeniyle 2023 yılı ÇKS Kayıtları 1 Eylül 2022 başlamış olup 31 Aralık 2022 'de (4 ay) sona erecektir. Çiftçilerimize ÖNEMLE duyurulur.

Yapılan yeni düzenleme hakkında açıklamalarda bulunan Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali Öztürk Çiftçilerimizin mağdur olmaması için mutlaka yıl çıkmadan ÇKS başvurularını yapması gerektiğini belirtti. 


Resmî Gazete Tam Metin halinde şu şekildedir;

ÇİFTÇİ KAYIT SİSTEMİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1- 27/5/2014 tarihli ve 29012 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliğinin 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 3- (1) Bu Yönetmelik, 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 410 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmıştır."

MADDE 2- Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (e) ve (r) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, (k) bendinde yer alan "E-devlet kapısı" ibaresi "e-Devlet Kapısı" şeklinde, (n) bendinde yer alan "elemanının" ibaresi "personelinin" şeklinde ve "elemanı" ibareleri "personeli" şeklinde değiştirilmiş ve (v) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

"a) Bakanlık: Tarım ve Orman Bakanlığını,

b) İl/ilçe müdürlüğü: Tarım ve Orman Bakanlığı il/ilçe müdürlüğünü,"

"e) Çiftçi Belgesi: Çiftçilerin özlük ve tarımsal faaliyetlerine ilişkin bilgileri içeren, kanunen bağlı bulundukları ziraat odası tarafından düzenlenen ve onaylanan belgeyi,"

"r) İzleyici: ÇKS'ye kayıt ve/veya güncelleme yapma yetkisi bulunmayan, ilgisi gereği, sınırları Bakanlık tarafından belirlenen ölçülerde inceleme, kontrol ve denetim amaçlı olarak ÇKS'de kayıtlı bilgi ve raporları görebilen kullanıcıyı,"

MADDE 3- Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı" ibaresi "Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü" şeklinde ve "uygulamaya" ibaresi "uygulama" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 4- Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve beşinci fıkrasında yer alan "internet" ibaresi "e-Devlet Kapısı" şeklinde değiştirilmiştir.

"(1) Çiftçiler ÇKS'ye kayıt olabilmek, ÇKS kayıtlarını güncellemek için istenen bilgi ve belgelerle il/ilçe müdürlüklerine başvurabilirler. Birden fazla ilçe sınırları dahilinde tarımsal faaliyet sürdüren çiftçiler ÇKS'ye kayıt olmak için başvurularını tarım arazisinin bulunduğu yerleşim birimlerinden herhangi birinin bulunduğu ilçe müdürlüğüne, arazi merkez ilçede ise il müdürlüğüne yaparlar. Çiftçiler, ÇKS başvurusuna ilişkin Bakanlıkça yetki verilen iş ve işlemlerini e-Devlet Kapısı üzerinden de yapabilir.

(2) Üretim yılına ilişkin çiftçi başvuruları bir önceki yılın 1 Eylül tarihinde başlar ve üretim yılının 31 Aralık tarihinde sona erer. Çiftçilerin bu tarihten sonra sahip oldukları veya kiraladıkları tarım arazileri hariç olmak üzere ÇKS'ye yeni bir çiftçi ve arazi kaydı yapılamaz. Ancak çiftçiler, içinde bulunulan üretim yılında ÇKS'ye kayıtlı tarım arazileri üzerindeki üretim bilgilerinin güncellenmesini, üretim yılının Şubat ayı içerisinde yapabilirler. Bu tarihlerin resmi tatil ve hafta sonuna rastlaması durumunda başvuru süresi ilk mesai günü sonuna kadar devam eder."

"(6) Kayıt süresince, başvuru sahipleri tarafından doldurulan çiftçi kayıt formları ve istenecek diğer bilgi-belgeler, il/ilçe müdürlüklerince teslim alınarak her çiftçi için fiziki ortamda, e-Devlet Kapısı üzerinden yapılan müracaatlarda ise söz konusu bilgi ve belgeler Bakanlık bilgi sistemlerinde muhafaza edilir."

MADDE 5- Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "İnternet ortamından ve/veya e-devlet kapısı" ibaresi "e-Devlet Kapısı"  şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan "sistemdeki" ibaresi "e-Devlet Kapısında" şeklinde değiştirilmiş, altıncı fıkrasının (d), (ğ) ve (ı) bentleri ile aynı maddenin yedinci ve onuncu fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin altıncı fıkrasının (i) bendinde yer alan "iki" ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

"d) Fiilen tarımsal faaliyette bulunulan, mirasçı oldukları ya da olmadıkları tarım arazileri ile tarım arazisi hissedarlarının kendi aralarında anlaşmak suretiyle ya da uzun zaman sonucu fiili kullanım durumu oluşmuş, hissedar oldukları ya da olmadıkları tarım arazilerinin belirlenen bölümlerinin kullanımı için EK-6'da yer alan fiili kullanım taahhütnamesi ile müracaat etmesi esastır. Fiili kullanıma konu araziler tespit komisyonları tarafından yerinde yapılan kontroller sonrasında kaydedilir."

"ğ) Kira sözleşmesine konu arazilerin ÇKS kayıtları sözleşmenin feshi veya sözleşmede belirtilen sürenin sonuna kadar devam eder. Kira sözleşmesinin tek taraflı feshi veya muvafakatnamenin geri alınması halinde noter marifetiyle yapılan fesih ihbar işlemiyle muvafakatnamenin geri alınması işleminin tebliğ/tebellüğ belgeleri ile birlikte il/ilçe müdürlüğüne ibraz edilmesi gerekir."

"ı) Taksitli satışlara konu araziler hariç olmak üzere hazine adına tespit ve tescil edilmiş ve/veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan tarım arazilerinin zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığından, tarım arazisini işleyen şahsın bu yeri defterdarlıktan veya mal müdürlüğünden kiraladığına dair kira sözleşmesi istenir."

"(7) ÇKS'ye ilk defa kayıt olacak çiftçilerden kanunen bağlı oldukları ziraat odalarının herhangi birinden almış olduğu Çiftçi Belgesi istenir. Bakanlıkça yürütülen diğer uygulamalar için alınan belgeler geçerlidir."

"(10) Çiftçinin tek başına sahibi olduğu araziler hariç hissedar olduğu veya olmadığı ancak fiili kullanımında olan arazilere münhasır olmak üzere ÇKS kayıtları on beş gün süreyle il/ilçe müdürlükleri ve muhtarlıklarda askıya çıkarılmak suretiyle ilan edilir. Askı süresince herhangi bir itiraz olmaz ise kayıtlardaki bilgiler doğru kabul edilir. Daha sonra yapılacak itirazlar değerlendirmeye alınmaz ve herhangi bir hak doğurmaz. Askı süresince yapılan itirazlar il/ilçe tahkim komisyonlarınca değerlendirilerek karara bağlanır."

MADDE 6- Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 7- Aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"b) İl genelinde ÇKS kullanıcılarını tanımlamak ve yetkilendirmek,"

MADDE 8- Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri yürürlükten kaldırılmış ve aynı fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir.

"f) Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanması sırasında ortaya çıkan ihtilaflı konuları ilçe tahkim komisyonuna iletmek,

g) İlçe tahkim komisyonu kararlarını tahkim komisyonu karar defterine işlemek ve ÇKS'ye kaydetmek."

MADDE 9- Aynı Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

"ç) Yapılacak desteklemeleri ve ürünleri sisteme tanımlatmak."

MADDE 10- Aynı Yönetmeliğin 17 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Çiftçi Kayıt Sistemine" ibaresi "ÇKS'ye" şeklinde ve aynı fıkranın (a) bendinde yer alan "altı ve yedinci" ibaresi "6 ncı ve 7 nci" şeklinde, (b) bendinde yer alan "alanlar" ibaresi "alanlar," şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

"g) Hisseye isabet eden alanların bölünerek kiraya verilmesi durumunda, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun ilgili hükümlerinde yer alan asgari tarımsal büyüklük altında kalan araziler."

MADDE 11- Aynı Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 12- Aynı Yönetmeliğin 25 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Gıda, Tarım ve Hayvancılık" ibaresi "Tarım ve Orman" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 13- Aynı Yönetmeliğin ekleri ekteki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 14- Bu Yönetmelik 1/9/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 15- Bu Yönetmelik hükümlerini Tarım ve Orman Bakanı yürütür.

Göksu Taşeli Projesinden Hibeli 21 Patpat dağıtıldı.

Detay:

Konya'nın Bozkır ilçesinde çiftçilere makine desteği gerçekleştirildi. 

Tarım ve Orman Bakanlığı Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi kapsamında Konya'nın Bozkır ilçesinde çiftçilere yüzde 80 hibeli olarak dağıtılacak olan çapa motorları gerçekleştiren program ile 21 üreticiye teslim edildi.

Yüzde 80 hibeli olarak desteklemeden yararlanan 21 üreticiye çapa motorlarının anahtarları Bozkır Kaymakamı Ahmet Kaya Berkay Deniz, Bozkır Belediye Başkan Vekili Mustafa Şahin, Bozkır İlçe Tarım ve Orman Müdürü Halil Durmuş ve Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali Öztürk tarafından üreticilere teslim edildi. 

Bozkır Kaymakamı Deniz "Çiftçilerimize hibeli olarak teslim etmiş olduğumuz ekipmanları hayırlı ve bereketli olsun. Çiftçilerimize tarımsal üretimlerinde bol kazançlar dilerim" dedi. 

31 Ağustos 2022 Çarşamba

Balıkçılıkta av sezonu başlıyor

Detay:

TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-"Balıkçılar 'Vira Bismillah' diyerek 1 Eylül'de denize açılacak" 

-"2016 yılında 588 bin 715 ton olan su ürünleri üretimimiz, 2021 yılında yüzde 35,9 artarak 799 bin 851 ton olarak gerçekleşti"
-"Son 10 yıllık dönemde avcılık yoluyla elde edilen su ürünleri üretimimiz yüzde 36,2 azalırken yetiştiricilik yoluyla elde edilen su ürünleri üretimimizde yüzde 149,8 oranında arttı"
-"Su ürünleri ihracatımız 2021 yılında 1 milyar 376 milyon 291 bin 922 dolara çıktı"
-"Su ürünleri ticaretinde ülkemiz net ihracatçı bir ülkedir"
-"Son yıllarda avcılık üretim miktarları azalıyor. Sektörün geleceği açısından sürdürülebilir avcılığın sağlanması şarttır"
-"Sürdürülebilir su ürünleri üretimi için gerekli stratejilerle kısa, orta, uzun vadeli eylem planları ve hedefler belirlenmelidir"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 1 Eylül'de başlayacak av sezonuna ilişkin açıklamalarda bulundu.
"Balıkçılar 1 Eylül'de 'Vira Bismillah' diyerek denize açılacaklar" diyen Bayraktar, av sezonunun bereketli olmasını diledi.
Su ürünlerinin insan sağlığı ve dengeli beslenmede önemli hayvansal protein kaynaklarından biri olduğunu belirten Bayraktar, balık avcılığının önemli bir gıda temin yöntemi olmakla birlikte ülkelerin ekonomisinde de ciddi bir yere sahip olduğunu söyledi.

Bayraktar, "Balıkçılarımız yeni av sezonuna umutla bakıyor. Yeni sezonun hem balıkçılarımız hem de vatandaşlarımız açısından verimli geçmesini bekliyoruz" temennisinde bulundu.

Su ürünleri üretimi

Ülkemizin uzun sahil şeridi, yaygın iç suları ve nehirleriyle önemli balıkçılık kaynaklarına sahip olmasının yanında su ürünleri yetiştiriciliğinde de ön plana çıktığını vurgulayan Bayraktar, "2021 yılında toplam su ürünleri üretimimizin yüzde 41'i avcılık, yüzde 59'u ise yetiştiricilik yoluyla elde edildi. Su ürünleri avcılığımızın toplam üretimdeki payı yetiştiriciliğin artmasıyla birlikte yıllar içinde azaldı" dedi.

Bayraktar, açıklamasına şöyle devam etti:
"TÜİK verilerine göre, 2016 yılında 588 bin 715 ton olan su ürünleri üretimimiz, 2021 yılında yüzde 35,9 artarak 799 bin 851 ton olarak gerçekleşti. 

Son 10 yıllık dönemde (2011-2021) avcılık yoluyla elde edilen su ürünleri üretimimiz yüzde 36,2 azalırken yetiştiricilik yoluyla elde edilen su ürünleri üretimimiz yüzde 149,8 oranında arttı.

Su ürünleri ticaretinde ülkemiz net ihracatçı bir ülkedir. Yıllar itibarıyla ihracat miktarımızda önemli artışlar oldu. Son 5 yıllık rakamlara baktığımızda; 2016 yılında 790 milyon 303 bin 664 dolar olan su ürünleri ihracatı yüzde 74,1'lik bir artışla 2021 yılında 1 milyar 376 milyon 291 bin 922 dolara çıktı.

Artan üretim ve ihracata karşın su ürünleri tüketimimiz ne yazık ki çok düşük seviyelerde seyretmektedir. FAO 2019 yılı verilerine göre kişi başına tüketimimiz 6,3 kilogramla, 20,5 kilogram olan dünya ortalamasının oldukça altındadır."

"Su ürünleri avcılığımız son 10 yılda yüzde 36,2 azaldı"

2011 yılında 514 bin 755 ton olan toplam su ürünleri avcılığımızın 2021 yılında yüzde 36,2 azalarak 328 bin 158 tona gerilediğinin altını çizen Bayraktar, "Su ürünleri avcılığımız ise 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 9,9 azaldı" diyerek açıklamasını devam ettirdi:
"Deniz ürünleri avcılığı bir önceki yıla göre yüzde 11 azalırken iç su ürünleri avcılığında değişiklik yaşanmadı. Avcılıkta Karadeniz bölgesi yüzde 77'lik payla ilk sırada yer aldı. Denizlerimizde avlanan en önemli balık türü hamsidir. 2021 yılında hamsi balığı 151 bin 598 ton ve yüzde 46,2 payla en yüksek miktarda avlanan balık oldu. Hamsi balığını 28 bin 41 ton ile çaça, 19 bin 590 ton ile istavrit takip etti. Denizlerde balık harici en fazla avlanan su ürünü de kum midyesi oldu. Ülkemizde, dünyada olduğu gibi avcılıkta stok büyüklüğüne ulaşıldı. Avcılık yoluyla elde edilen su ürünleri üretiminin artması pek mümkün görülmüyor. Avcılığın korunması için denizlerimizin korunması gerekiyor." 

Hayvansal protein temininde önemli yeri olan balık avcılığının çevreye olumsuz etkilerinin en düşük seviyelerde tutulmasının önemine değinen Bayraktar, "Nitekim ekosistemdeki tahribatlar gelecek nesillerin refahını tehlikeye sokuyor. Ülkemizdeki su ürünleri avcılığı kıyı balıkçılığına dayanıyor. Yeterli altyapı oluşturulamadığı için açık deniz balıkçılığı yapılamıyor. Bu nedenle de av baskısı kıyı sularımızda yoğunlaşıyor" diyerek yapılması gerekenleri açıkladı:
"Son yıllarda avcılık üretim miktarları azalıyor. Sektörün geleceği açısından sürdürülebilir avcılığın sağlanması şarttır. Bu amaçla stokların korunmasını ve geliştirilmesini sağlayacak çalışmaların ve araştırmaların yapılması gerekiyor. Koruma kontrol çalışmalarına öncelik verilmesi de ayrıca önemlidir.

Denizlerde ve iç sularda yapılacak ticari ve amatör amaçlı su ürünleri avcılığına yönelik düzenlemeleri içeren tebliğlerle Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuda önemli çalışmalar yaptı. Su ürünleri avcılığında yer, zaman, tür, boy, ışık kullanımı ve avlanma mesafesi gibi konularda getirilen yasaklar ve kontroller su ürünleri üretiminin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor.

Balıkçılarımızın av yasaklarına ve tebliğ ile getirilen düzenlemelere titizlikle uyması sağlanmalıdır. Sürdürülebilir su ürünleri üretimi için gerekli stratejilerle kısa, orta, uzun vadeli eylem planları ve hedefler belirlenmelidir. 

Kaynakların verimli kullanılabilmesi için su ürünleri eğitim merkezleri kurulmalı, yetiştiricilik, avcılık ve Ar-Ge çalışmaları daha fazla desteklenmeli, sektörde örgütlenme yapısı mutlaka güçlendirilmelidir.

Balıkçılıkta arz-talep dengesi oluşturularak, sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması gerekir. Ülkemizde kişi başı su ürünleri tüketimi dünya ortalamasının altındadır. Bunun artırılması için fiyat istikrarı sağlanmalı, eğitim ve tanıtım çalışmaları yayınlaştırılmalıdır.

Balıkçılık sektöründe ürünlere yönelik dondurma, tuzlama, konserve, paketleme ve işleme tesislerinin sayılarının artırılması sektöre ekonomik katkı sağlayacaktır. Yeni av sezonu döneminin balıkçılarımıza bereketli kazançlar getirmesini diliyorum."
10 Ağustos 2022 Çarşamba

Süt sektörü çok zor dönemden geçiyor

Detay:

TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-"Üreticimiz bir kilogram süt satarak ancak bir kilogram yem alabilmektedir. Bu durum sürdürülebilir değildir"

-"Sanayiciler çiğ süt bulmakta, marketler ise süt ve süt ürünlerini satmakta sıkıntı yaşıyor"

-"Sektörün üretim ayağında çok ciddi kayıplar yaşanmaya başladı. Dengesiz besleme sonucu damızlık hayvanları erken elden çıkarma, buzağı alamama gibi durumlar hem süt hem de et sektörünün geleceğini tehdit ediyor"

-"Son dönemde yem fiyatları o kadar arttı ki, üreticilerimiz damızlıklarını kestirip elden çıkarmaya, genç dişi hayvanları (düve) ise damızlığa çekmek yerine besleyip kesime göndermeye başladı. Sahada damızlık hayvan kesimlerinin hala devam ettiğini artık kabul etmemiz gerekiyor"

-"Bu sektörü ayakta tutan aile işletmeleridir. Üreticilerimiz para kazanamadıkları anda üretimi bırakıp şehirlere göç ediyor, geri dönüşleri de mümkün olmuyor. En büyük kayıp da işi bilen kalifiye elemanların kaybedilmesi oluyor. Ülke tarımının geleceği aile işletmelerinin ayakta kalmasına bağlıdır. Bunu unutmayalım"
-"Gıda enflasyonu ile mücadelede üretim artışına daha fazla önem vermek gerekiyor. Süt fiyatlarını baskılayarak enflasyonu önlemeye çalışmak üretimin azalmasıyla birlikte daha yüksek enflasyon olarak bize geri dönecektir"
-"İlerleyen zamanlarda 'et ve süt ürünlerinde fahiş fiyatlar' tartışılırsa bilin ki bu bir anda gelişmiş bir sorun olmadığı gibi bir anda da giderilebilmesi mümkün bir sorun değildir"

ANKARA- 11.08.2022- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, süt sektöründe yaşanan sorunları yaptığı görüntülü basın açıklamasında değerlendirdi. Ulusal Süt Konseyi (USK)'nin, 15 Mayıs 2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere soğutulmuş çiğ süt tavsiye satış fiyatını litrede brüt 7,50 lira olarak belirlediğini hatırlatan Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü;
"Konsey yaptığı açıklamada; 'çiğ süt üretim maliyetinde önemli bir değişiklik olduğunda önümüzdeki süreçte piyasa şartlarına göre tekrar değerlendirme yapılacaktır' dedi. Bugün itibarıyla üreticilerimizin eline kesintiler çıktıktan sonra ortalama 7 lira geçiyor. Bazı yerlerde ise bu fiyatın da altında çiğ süt satılıyor.

Gerek üretici örgütleriyle birlikte gerekse Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) olarak yaptığımız açıklamalarla 'üretim maliyetlerinde önemli artışlar olduğunu' kamuoyuna duyurduk ve süt fiyatlarının revize edilmesinin önemine dikkat çektik.
Bugün parite, beklentimiz olan 1,5 seviyelerinden çok uzakta, 1 civarındadır. Üreticimiz bir kilogram süt satarak ancak bir kilogram yem alabilmektedir. Bu durum sürdürülebilir değildir.

Yeni sezonda yonca ve mısır silajı gibi kaba yem maliyetleri de yükseldi. Öte yandan üreticilerimizin tek maliyeti yem de değildir. Son günlerde bir miktar düşüş yaşansa da mazota, elektriğe, işçiye, nakliyeye, ilaca zam geliyor.

Üreticilerimiz artık ne önünü görebiliyor ne de geleceğini planlayabiliyor. Yetkililerin 'süt fiyatları artırıldığında yem fiyatları da artıyor, bu yüzden süt fiyatlarında artışa gitmeyeceğiz' şeklinde söylemleri bulunuyor. Bu gerekçeyle nereye kadar süt fiyatları artırılmayacaktır? Krize giren süt işletmeleri nasıl ayağa kaldırılacaktır? Azalan üretim nasıl artırılacaktır?
Sektörde işlerin iyi gitmediğini sadece biz söylemiyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri de bizi destekliyor. TÜİK'e göre son beş ayda geçen yılın aynı dönemine göre toplanan inek sütü miktarı yüzde 2,8, içme sütü üretimi yüzde 6,5, peynir üretimi ise yüzde 5,2 oranında azaldı.


Sanayiciler çiğ süt bulmakta, marketler ise süt ve süt ürünlerini satmakta sıkıntı yaşıyor. Hem üretim hem de talep ayağındaki daralma, sektördeki ciddi sorunu gözler önüne seriyor. Asıl sorun talep ayağındaki daralma ortadan kalkınca yaşanacaktır. İşte o zaman artan talebi karşılayacak yeterli ürün bulunamayacak, tüketiciler çok yüksek fiyatlardan süt ve süt ürünleri tüketmek zorunda kalacaktır. Buna yönelik hazırlıklı olmak zorundayız."
Sütün üretimden pazarlamasına kadar ki tüm sürecin, doğrudan döviz kuruyla ilişkili olduğuna dikkat çeken Bayraktar, "dövizdeki yukarı yönlü en ufak bir hareketlenmede zincirin her halkası ciddi maliyet artışlarıyla karşılaşıyor" diyerek, açıklamasına şöyle devam etti;
"Bu artışların üretime ve tüketime olası yıkıcı etkilerini azaltmaya yönelik her türlü tedbir hayata geçirilmelidir. Son dönemde yem fiyatları o kadar arttı ki, üreticilerimiz damızlıklarını kestirip elden çıkarmaya, genç dişi hayvanları (düve) ise damızlığa çekmek yerine besleyip kesime göndermeye başladı. Sahada damızlık hayvan kesimlerinin hala devam ettiğini artık kabul etmemiz gerekiyor.
Üreticilerimiz, ellerinde tuttukları hayvanlarına ise 'daha az yem, daha az süt' diyerek verdikleri fabrika yemini azalttılar, hayvanlarını dengeli beslemekten vazgeçtiler. Asıl tehlike de işte burada başladı. Dengesiz beslenmeye bağlı olarak damızlık hayvanlarda besleme hastalıkları ve üremeye yönelik sorunlar artmaya başladı. Yani damızlıklar bir bir elden gidiyor, elde kalanlar ise damızlık vasfını kaybediyor.

Özetle sektörün üretim ayağında çok ciddi kayıplar yaşanmaya başladı. Dengesiz besleme sonucu damızlık hayvanları erken elden çıkarma, buzağı alamama gibi durumlar hem süt hem de et sektörünün geleceğini tehdit ediyor. İlerleyen zamanlarda üreticinin damızlık hayvan ihtiyacı ülke içerisinden yeterli hayvan bulunamadığı ve yurt dışından ise çok pahalı olduğu için karşılanamayabilir. Maalesef yılların emeği olan damızlık hayvanları elde tutup, geliştirme noktasından kopma noktasına geldik.
Kamuoyunun şunu çok iyi bilmesini istiyoruz. Eğer ilerleyen zamanlarda 'et ve süt ürünlerinde fahiş fiyatlar' tartışılırsa bilin ki bu bir anda gelişmiş bir sorun olmadığı gibi bir anda da giderilebilmesi mümkün bir sorun değildir. Biz uzun süredir bu konuyu dile getiriyoruz ama maalesef politikalar sadece geçici oluyor.

Artık üreticilerimiz, 'sürdürülemez çiğ süt fiyatları ve artan maliyetler nedeniyle sürekli fiyat talep eden' konumda olmaktan yoruldu. Yüksek süt fiyatlarına ulaşmakta zorlanan, sağlıklı ve dengeli beslenememe riskiyle karşı karşıya kalan tüketicilerimiz de durumlarından memnun değildir.
Sonuç itibarıyla;
Önceliğimiz damızlık hayvan kesimlerinin durdurulması, yem başta olmak üzere girdilerdeki fiyat artışlarına yönelik etkili tedbirlerin hayata geçirilmesi, üreticilere sürdürülebilir gelir sağlanması, tüketiciye ise ulaşılabilir fiyattan gıda sağlayacak politikaları hayata geçirmek olmalıdır.
Hep söylediğimizi bir kez daha tekrar etmek istiyoruz. Üretimin devam etmesi için ya çiğ süt fiyatları artırılmalı ya da yem fiyatlarını düşürmeye ve kontrol etmeye yönelik tedbirler alınmalıdır. Gıda Komitesi'nin yem fiyatlarındaki artışların olası etkilerini önlemeye yönelik bir yol haritası belirlemiş olmasını da olumlu buluyoruz. Her ne kadar detayları sektör paydaşlarıyla paylaşılmamış da olsa bizce üreticilerin elindeki sağmal hayvan sayısı bellidir. Üreticinin ne kadar süt ürettiği de, hayvan başına tüketilen kesif yem miktarı da bellidir. Dolayısıyla bu veriler ışığında çapraz kontroller de yapılarak üreticiye yem desteği verilebilir ve olası suistimaller önlenebilir. 

Burada önemli iki nokta vardır; Birincisi desteğin üreticiyi tatmin edecek miktarda verilmesi, ikincisi ödemelerin her ayın sonunda üreticinin hesabına geçmesidir. Verilecek bu destekle süt/yem paritesinin ideal parite olan 1,5 seviyelerinde olması sağlanmalıdır."

Süt teşvik prim ödemelerinin 4 ay geriden geldiğini belirten TZOB Genel Başkanı Bayraktar, üreticilerin en son Mart ayına ait desteği aldığını açıkladı. Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü;
"Böylesi çok geriden gelen bir desteğin etkisi de sınırlı olacaktır. Kaldı ki 20 kuruşluk destek ne üreticiyi teşvik etmekte ne de sektörü kayıt altına almakta etkili olmaktadır. Destek artırılmalı, ödemeler erkene çekilmelidir.

Çiftçiler ürünlerini maliyetlerinin üzerinde satamadıkları takdirde, piyasa istikrarından ve üretimde sürdürülebilirlikten bahsedemeyiz. 

Süt üretiminde hiç kimse bir mucize beklemesin. Türkiye'de sütün büyük bir kısmı, çiftçilerimizi kırsalda tutan, küçük aile işletmeleri tarafından üretilmektedir. Bu sektörü ayakta tutan aile işletmeleridir. Üreticilerimiz para kazanamadıkları anda üretimi bırakıp şehirlere göç ediyor, geri dönüşleri de mümkün olmuyor. En büyük kayıp da işi bilen kalifiye elemanların kaybedilmesi oluyor. Ülke tarımının geleceği aile işletmelerinin ayakta kalmasına bağlıdır. Bunu unutmayalım. 
Gıda enflasyonu ile mücadelede üretim artışına daha fazla önem vermek gerekiyor. Süt fiyatlarını baskılayarak enflasyonu önlemeye çalışmak üretimin azalmasıyla birlikte daha yüksek enflasyon olarak bize geri dönecektir.

İthalatla ülkeyi doyurma imkanı yoktur. Bunu görmezden gelemeyiz. Tarım sektörü dünyada en stratejik sektör haline geldi. Elimizde ne var ne yoksa vererek üreticiyi desteklemekten, üretimi artırmaktan başka çare yoktur. Bunu başaramazsak gıdayı tüketicilerimize ulaştıramayacağız."
2 Ağustos 2022 Salı

Temmuz ayı üretici market fiyatları ve girdi fiyatları.

Detay:
TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-"Temmuz ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 766,5 ile elmada görüldü"
-"Üretici ile market arasındaki fiyat farkı 9 kata yaklaştı"
-"Temmuz ayında fiyatı en fazla artan ürün markette limon, üreticide kuru soğan, fiyatı en fazla düşen ürün ise markette ıspanak, üreticide kuru kayısı oldu"
-"Girdi fiyatlarındaki artışlar raflarda fiyatları yükseltiyor"
-"Üretici maliyetlerini düşürmeden tüketicilerin de ucuz gıdaya ulaşması zorlaşıyor"
-"Girdi fiyatları üretim sezonu boyunca var olan yüksek seviyesini sürdürüyor. Yüksek fiyatlar yeni üretim sezonuna hazırlanacak çiftçilerimizi düşündürüyor"
-"Üreticilerimize verilecek destek, aynı zamanda tüketiciye verilecek destektir. Üreticilerimizi destekleyerek, moralini yüksek tutalım. Üretimden kopmasına izin vermeyelim"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, temmuz ayında üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarını ve girdi fiyatlarını yaptığı görüntülü basın açıklamasında değerlendirdi.
Bayraktar, temmuz ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 766,5 ile elmada görüldüğünü belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Elmadaki fiyat farkını yüzde 325,5 ile marul, yüzde 304,8 ile kuru fasulye, yüzde 274,8 ile maydanoz, yüzde 267,4 ile yeşil mercimek, yüzde 243,8 ile kuru incir ve yüzde 238,6 ile nohut takip etti. 
Elma 8,7 kat, marul 4,2 kat, kuru fasulye 4 kat, maydanoz 3,8 kat, yeşil mercimek yüzde 3,7, kuru incir ve nohut 3,4 kat ve kuru üzüm 3 kat fazlaya tüketiciye satıldı. 
Üreticide 2 lira olan elma 17 lira 38 kuruşa, 2 lira 8 kuruş olan marul 8 lira 85 kuruşa, 7 lira 90 kuruş olan kuru fasulye 31 lira 98 kuruşa, 1 lira 7 kuruş olan maydanoz 4 lira 1 kuruşa, 8 lira 20 kuruş olan yeşil mercimek 30 lira 13 kuruşa, 32 lira olan kuru incir 110 lira 1 kuruşa, 8 lira 40 kuruş olan nohut 28 lira 44 kuruşa, 14 lira 50 kuruş olan kuru üzüm 43 lira 32 kuruşa markette satıldı."

-Market Fiyatları
"Temmuz ayında markette 36 ürünün 25'inde fiyat artışı, 11'inde ise fiyat azalışı görüldü.
Temmuz ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 72,7 ile limon oldu. Limondaki fiyat artışını yüzde 69,6 ile domates, yüzde 38,1 ile yumurta, yüzde 35,5 ile sivri biber, yüzde 33,8 ile kırmızı mercimek ve yüzde 28,5 ile marul takip etti.
Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 16,8 ile ıspanak oldu. Ispanaktaki fiyat düşüşünü yüzde 15,6 ile yeşil soğan, yüzde 10,2 ile patlıcan, yüzde 8,1 ile Antep fıstığı, yüzde 5,4 ile toz şeker, yüzde 5,3 ile ayçiçek yağı izledi."

-Üretici Fiyatları
"Temmuz ayında üreticide fiyatı en fazla düşen ürün yüzde 16,7 ile kuru kayısı oldu. Kuru kayısıdaki fiyat düşüşünü yüzde 2,5 ile yeşil soğan, yüzde 2,4 ile Antep fıstığı izledi.
Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 89,7 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 80 ile limon, yüzde 54,2 ile sivri biber, yüzde 45 ile yumurta, yüzde 44,4 ile patates, yüzde 40 ile domates, yüzde 38,1 ile salatalık, yüzde 37,5 ile ıspanak takip etti.
Temmuz ayında üreticide 29 ürünün 17'sinde fiyat artışı olurken, 6'sında fiyat düşüşü görüldü. 6 üründe ise fiyat değişimi olmadı.
Üretici fiyatlarında elma, nohut, fındık, pirinç, kuru üzüm ve kuru incirde fiyat değişimi olmadı."

-Fiyat Değişimlerinin Sebepleri
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, üretici ile marketteki fiyat değişimlerinin sebeplerini ise şöyle açıkladı;
"Temmuz ayında fiyatı en fazla artan ürün markette limon, üreticide kuru soğan, fiyatı en fazla düşen ürün ise markette ıspanak, üreticide kuru kayısı oldu. 
Üreticide, kuru soğan ve patates arzının yetersizliği fiyatları yükseltti. 
Sivri biber, salatalık, domates fiyatlarındaki artış, artan talep baskısı nedeniyle gerçekleşti.
Depolardan piyasaya yatak limon arzının devam etmesi ve depo masraflarının artması limonda fiyatların yükselmesine yol açtı.
Ispanakta havaların ısınması nedeniyle hasat edilen ürün miktarındaki azalma fiyata yansıdı. 
Yumurtadaki fiyat artışı ise yem fiyatlarının yüksekliğinden kaynaklandı."

"Tüketici fiyatlarındaki artışların düşürülmesi için üretici maliyetlerinin aşağı çekilmesi gerekiyor"
"En son yayınlanan TÜİK Mayıs ayı girdi fiyat endeksi rakamları, mazot, gübre, elektrik, tohum, ilaç ve yem endeksindeki anormal artışları gösteriyor. Bu durum, üretici fiyat artışlarının nedenine işaret ediyor. Çünkü üretici fiyatları endeksi yüzde 155 artarken, TÜİK verilerinde yer alan gübre endeksindeki artış yüzde 237'yi, mazot endeksindeki artış yüzde 184'ü buluyor. Girdi fiyatlarındaki artış ise raflarda fiyatları yükseltiyor. Üreticilerimizin maliyetlerini düşürmeden tüketicilerin de ucuz gıdaya ulaşması mümkün değildir.
Ürünlerdeki fiyat artışlarına rağmen üreticilerimiz zor durumdadır. Çünkü girdi fiyat endeksindeki artışlar ile tarımsal üretici fiyat endeksi arasında ki artışlar, üretici aleyhine giderek artan büyük farklar oluşturuyor. Üreticilerimiz maliyet artışlarını fiyatlara yansıtamıyor.
Üreticilerimize verilecek destek, aynı zamanda tüketiciye verilecek destektir. Üreticilerimizi destekleyerek, moralini yüksek tutalım. Üretimden kopmasına izin vermeyelim."

-Temmuz Ayı Aylık ve Yıllık Girdi Fiyatlarındaki Değişim
"Temmuz ayında, haziran ayına göre gübre fiyatları amonyum sülfatta yüzde 5,2 ve kalsiyum amonyum nitratta yüzde 2,7 azalırken, DAP gübresinde yüzde 6,8, 20.20.0 kompoze gübresinde yüzde 3,2, üre gübresinde yüzde 2,3 artış gösterdi. 
Geçen yılın temmuz ayına göre ise son bir yılda, üre gübresi yüzde 229, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 217, DAP gübresi yüzde 194, amonyum sülfat ve 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 190 oranında arttı. 
Mazot fiyatı aylık olarak yüzde 10,8 azalırken, son bir yıla göre ise yüzde 235 oranında arttı.
Besi yemi temmuz ayında haziran ayına göre yüzde 4,3, süt yemi ise yüzde 2,4 azalırken, son bir yılda ise besi yemi yüzde 116,6, süt yemi ise yüzde 125,2 oranında arttı.
Elektrik fiyatları son bir yılda yüzde 129,4 oranında arttı. Zirai ilaç fiyatları ise yüzde 300'e varan oranlarda artış gösterdi.
Girdi fiyatları üretim sezonu boyunca var olan yüksek seviyesini sürdürüyor. Yüksek fiyatlar yeni üretim sezonuna hazırlanacak çiftçilerimizi düşündürüyor. 
Üreticilerimizin geleceği görmelerini, üretimde kalmalarını sağlamak için girdiler makul fiyatlardan üreticilere ulaştırılmalı, girdi destekleri artırılmalı, ekimden önce destekler açıklanmalı ve en kısa sürede üreticilerimize verilmelidir."
28 Temmuz 2022 Perşembe

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, ​Anız Yakma

Detay:

-"Anız yakma, tarım arazilerinde sürdürülebilir verimliliğin kaybolmasına neden oluyor"

-"Anız yakma hasat sonrası sadece kökleri yakmıyor, toprağın tüm özelliklerini kaybetmesine sebep oluyor"

-"Ülkemizde 2021 yılında 2 bin 793 adet orman yangını gerçekleşti ve bu yangınların çıkış sebebinin yüzde 5,9'u yani 165 adeti anız yakılması sonucudur"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Hiçbir zaman tarımsal bir uygulama hüviyeti olmayan, toprak verimliliğine uzun vadede ciddi zararlar veren anız yakma, tarım arazilerinde sürdürülebilir verimliliğin kaybolmasına neden oluyor" dedi.

Kontrolden çıkan anız yangınlarının çiftçilerimizin 1 yıllık emeğinin yok olmasına neden olduğunu belirten Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Bütün bir yıl boyunca gözü gibi bakıp büyüttüğü ürününü hasat etmek isteyen üreticilerimizin bütün emekleri ve parası bir anız yangınıyla kül oluyor.

Anız yakılması havayı kirlettiği gibi orman yangınlarına da sebep olabiliyor. Orman Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre, Ülkemizde 2021 yılında 2 bin 793 adet orman yangını gerçekleşti. Bu yangınların yüzde 5,9'u yani 165 adeti anız yakılması sonucu çıktı. 2021 yılında yanan 139 bin 503 hektar orman alanının 377 hektarlık kısmı maalesef anız yangını nedeniyle gerçekleşti.

Tarımsal üretimde bulunmak, insanımızı doyurmak için her fedakârlığı yapan eli öpülesi çiftçilerimize seslenmek istiyorum. Orman yangınlarının yoğunlaştığı bu sıcak yaz günlerinde anızları yakmayalım. Tarımsal üretimin ana unsuru olan toprağımızı koruyalım. Anız yakmanın çevreye vereceği zararları göz ardı etmeyelim. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini tehlikeye atmayalım.

Tarımsal üretimde maliyetlerin oldukça arttığı ve gıdaya olan ihtiyacımızın her zamankinden daha fazla olduğu günümüzde tarımsal üretimi ve bunun yanında doğal kaynaklarımızı tehlikeye atma lüksümüz yoktur. Bu bilinçle hem vatandaşlarımız hem çiftçilerimiz daha duyarlı olmak zorundadır."

Anız Yakmanın Sebepleri ve Zararları

"Üreticilerimiz hasat sonrası aynı araziye diğer bir ürünün ekimini yapacak olduğunda mibzerin istenilen bir şekilde ekim yapmasını sağlamak, yakıt tasarrufu sağlamak ve daha iyi tohum yatağı hazırlamak adına anız yakıyor. Bu yanlış uygulama yabancı ot ve haşereleri yok etmenin yanında anız sapları ile mibzer gözlerinin tıkanmasını engellemek amacıyla da üreticilerimiz tarafından tercih ediliyor.

Üreticilerimizin anız yakmayı tercih etmelerinin sağlayacağı fayda, toprağa ve çevreye vereceği zararın yanında çok küçük kalıyor. Özellikle organik maddesi çok düşük ve erozyona çok açık olan topraklarda anız yakılmamalı, sürülerek veya parçalanarak toprağa yeniden kazandırılmalıdır.

Hasat sonrası tarla yüzeyinde kalan bitkisel artıklar toprağı tavında tutmakta ve meyilli arazilerde verimli toprağın su ve rüzgâr erozyonuyla kaybolmasına engel olmaktadır. Çünkü anız, yağışların şiddetle toprağa düşmesini engeller, yüzey akış hızını azaltır, toprağa sızmasını sağlar.

Anızın yakılmasına bağlı olarak, toprağın organik maddesi yok oluyor ve toprağın önemli biyolojik, fiziksel ve kimyasal özellikleri zarar görüyor.

Anız yangınları sırasında 0-5 cm derinlikte 250 ⁰C'ye ulaşan sıcaklıklar meydana gelir ve verimlilik için en önemli unsurlardan biri olan organik madde yok olur.

Organik maddece zengin olan toprağın su tutma kapasitesi artar. Tarımsal sulamada yaşanılan sorunları göz önünde bulundurduğumuzda bu konu bir hayli önemlidir. Bir diğer husus ise; anız yangınları nedeniyle komşu tarlaların ürünleri ve ormanlar tahrip olabilmekte, doğrudan ve dolaylı etkileri sayesinde toprakla birlikte birçok canlı önemli derecede zarar görmektedir.

Verimliliği düşen topraktan daha iyi ürün almak isteyen üreticilerimiz, daha fazla toprak işleme ve kimyasal kullanma yollarına başvuruyor.

Gübre fiyatlarında ciddi artışların olduğu üretim sezonunda dönüme 1 kilogram fazladan gübre kullanılması, hem ülke ekonomisini hem de çiftçilerimizi daha çok zarara sokacaktır. Dolayısıyla anız yakılmasına bağlı olarak hem ekonomik hem de çevreyle ilgili sorunlar ortaya çıkıyor.

Anız yakmanın doğrudan ve dolaylı etkileri bulunmakla beraber, toprakla birlikte birçok canlının önemli derecede zarar görmesi bu bilinçsiz olayın en önemli sonuçlarının başında geliyor. Oysa toprakta bulunup gözle görülmeyen bu canlıların faaliyetleri sonucunda organik madde parçalanır, ayrışır ve humus dediğimiz şekle dönüşür. Bu da tarımsal üretimde verimliliğin artmasını sağlayan toprak yapılarındandır. Özellikle nadasa bırakılacak tarlalarda anızı yakmanın hiçbir gereği yoktur. Çünkü bir sonraki ekime kadar geçen sürede anız sapları zaten kendiliğinden çürüyerek toprağa karışacaktır.

Anızın çürüme süresinin uzun olması üreticilerimiz tarafından sorun olarak görülüyor. Anız saplarının çürüme süresi üzerine etki eden en önemli faktörler toprağın nem içeriği, sıcaklığı ile anızın C/N (Karbon/Azot) katsayısıdır. Toprağın nem oranı ve sıcaklığı ne kadar yüksek, C/N katsayısı ne kadar düşük ise anızın parçalanma veya çürümesi de o kadar hızlı olur. Bu katsayı anız üstüne azotlu gübreleme yapılarak düşürülebilir."

Alternatif Uygulama: Toprak İşlemesiz Tarım

"Toprak işleme uygulamalarının, tarımsal üründe bir azalmaya neden olmadan toprağı koruyan ve aynı zamanda sürdürülebilir bir faaliyet olması gerekir. Bu bağlamda üreticilerimiz anız yakmak yerine alternatif uygulamaları tercih etmelidir. Üreticilerimiz 'Toprak İşlemesiz Tarım'a yönelmelidir.

Toprak işlemesiz tarım, maliyet unsurları içerisinde önemli bir yere sahip olan yakıtta büyük ölçüde tasarruf sağlamasının yanı sıra, toprakta organik madde miktarı artığı için toprağın su tutma kapasitesini artırmaktadır.

Diğer taraftan tarım arazilerinde erozyon büyük ölçüde azalmakta ve kuraklığa dayanıklı toprak oluşumuyla tarımsal kuraklıktan etkilenme azalmaktadır. Yapılan araştırmalara göre toprak işlemesiz tarımla özellikle buğday üretiminde yüzde 30'lara varan verim artışları söz konusudur.

Unutmayalım anız toprağın geleceği, toprak ise bizim geleceğimizdir."
26 Haziran 2022 Pazar

ÇKS başvurularında son gün 30 Haziran

Detay:

TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-"Çiftçilerimizin mağdur olmamaları için ÇKS kaydı yaptırmaları önemli"
-"ÇKS kaydı yaptırmayan çiftçiler; destek, tarım sigortası ve düşük faizli krediden yararlanamıyor"
-"2021 yılında ÇKS'ye kayıt yaptıran çiftçi sayısı 2 milyon 173 bin"
-"Ülkemizde 2021 yılı itibariyle 23,44 milyon hektar alanın 15,16 milyon hektarı ÇKS'ye kayıtlıdır"

ANKARA- 26.06.2022- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvuruları, 30 Haziran 2022 tarihinde sona erecek. ÇKS kaydı yaptırmayan üreticilerimiz, desteklerden yararlanamıyor, tarım sigortası yaptıramıyor ve düşük faizli kredi kullanamıyor" uyarısında bulundu. Bayraktar, çiftçilerimizin mağduriyet yaşamamaları için ÇKS başvurularını son güne bırakmaması gerektiğini de söyledi.
ÇKS kayıt süresinin bitmesine son 1 hafta kaldığını hatırlatan Bayraktar'ın açıklaması şöyle:
"Çiftçilerimizin tarımsal faaliyetini sürdürmesinde katkısı olan destekleri alabilmesi ve diğer avantajlardan faydalanabilmesi için, tarımsal faaliyetin yapıldığı tüm tarım alanlarının ÇKS kaydının yapılması oldukça önemlidir. 

ÇKS'ye kayıtlı alan ve çiftçi sayısı yıldan yıla değişmekte ancak son yıllarda azalmaktadır. 2003 yılında 2 milyon 765 bin çiftçi ÇKS kaydı yaptırırken, 2020 yılında 2 milyon 127 bin çiftçi ÇKS kaydı yaptırmıştır. 2003-2020 yılları arasında ÇKS'ye kayıt yaptıran çiftçi sayısında yüzde 23 oranında azalma oldu.

Benzer şekilde 2003 yılında 16,73 milyon hektar iken, 2020 yılında ise 15,18 milyon hektar alan ÇKS kaydına alındı. 2003-2020 yılları arasında ÇKS'ye kayıtlı çiftçi sayısında yüzde 9,3 oranında azalma yaşandı.

2021 yılında ise ÇKS'ye kayıt yaptıran çiftçi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 2,1 oranında artış ile 2 milyon 173 bine ulaştı. Buna rağmen ÇKS'ye kayıtlı alan yüzde 0,1 oranında azalarak 15,16 milyon hektara geriledi.  

Çiftçilerimiz tarımsal üretim faaliyetlerine devam ettikleri halde çeşitli nedenlerle ÇKS kaydı yaptıramıyor. Çiftçilerimizin tarım yaptıkları alana yönelik başvurularını zamanında yapmalarının önemi yanında, tarım yapıldığı halde çeşitli gerekçelerle ÇKS kaydına engel teşkil eden sorunların da çözümlenmesi ve ÇKS kaydı yaptıramayan çiftçilerimizin kayıtlarının yapılması da oldukça önemlidir.
Ülkemizde 2021 yılı itibariyle 23,44 milyon hektar alanın 15,16 milyon hektarı ÇKS'ye kayıtlıdır. ÇKS başvurusunu yapmayan üreticilerimiz yıl içerisinde mazot, kimyevi gübre, yem bitkileri ve prim uygulamaları gibi desteklemelerden yararlanamıyor. Ayrıca düşük faizli kredi kullanamıyor, TMO gibi kurumlara ürün veremiyor, devlet destekli tarım sigortasına başvuramıyor. Bu durumda ülkemizde 8,3 milyon hektar tarım arazisi kayıt altına alınamıyor. Bu alanların bir kısmında üretim devam etse de üretici destekten faydalanamıyor. 

Bütün bunların yanında yıl içerisinde yaşanan herhangi bir doğal afet sonucu meydana gelen zarar doğrultusunda kredi borçlarının ertelenmesi uygulamasında veya afet sonrası yapılacak her türlü tarımsal desteklemelerde çiftçilerimizin mağdur olmamaları için ÇKS başvurularını ertelemeden mutlaka yaptırmaları gerekiyor.

2022 yılı ÇKS kaydı başvurusu geçtiğimiz Eylül itibariyle başlamış olup, 30 Haziran 2022 günü mesai bitiminde son bulacaktır. 27 Mayıs 2022 tarihi itibariyle 1 milyon 702 bin çiftçinin 12,83 milyon hektar alan için ÇKS kaydını yaptırdığı görülmektedir. Başvuru süresinin bitmesine bir ay kala gerçekleşen bu rakamlar oldukça yetersizdir. 

Çiftçilerimiz son başvuru gününü beklememeli, yaşanabilecek yoğunluğu göz önünde bulundurarak Odalarımızdan alacakları çiftçi belgesi ve diğer belgeler ile Tarım ve Orman bakanlığı il ve ilçe müdürlüklerine bir an önce başvurusunu yapmalıdır."
23 Haziran 2022 Perşembe

Meteoroloji Konya için ilçe ilçe Kuvvetli yağış uyarısı verdi.

Detay:

Meteorolojik Uyarı Kuvvetli Yağışa Dikkat!

📍Ani Sel, 
📍Su Baskını,
📍Yıldırım,
📍Çatı Uçması,
📍Ağaç veya Direklerin Devrilmesi,
📍Ulaşımda Aksamalar

gibi oluşması muhtemel risklere karşı vatandaşlarımızın tedbirli ve dikkatli olması önem arz etmektedir. 


Uyarıda şu şekilde ilçe ilçe yağış bilgisi paylaşılmıştır. 
24 Haziran 2022 Cuma günü öğleden sonra ve akşam saatlerinde Konya kent
merkezi ve güneyi (Meram, Selçuklu, Karatay, Beysehir, Hüyiük, Derbent, Derebucak, Seydiyehir, Ahırlı, Yalıhüyük, Akören, Bozkır, Hadim, Taşkent, Güneysınır, Çumra, Karapınar, Ereğli, Halkapınar) ile Karaman ve Niğde'de beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların yerel olarak kuvvetli olması beklendiğinden meydana gelmesi muhtemel ani sel, su baskını, yıldırım, dolu yağişı, yağiş aninda kuvvetli rüzgar ve firtna ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

9 Haziran 2022 Perşembe

ÇKS kayıtlarında son gün 30 Haziran

Detay:

Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali Öztürk, üreticilere destek ve birçok farklı imkandan yararlanma imkanı sağlayan Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıt süresinin 30 Haziran 2022 tarihinde sona ereceğini bildirdi ve bu tarihe kadar çiftçilerimizin mağdur olmamaları için çiftçilere sisteme kayıt olmaları için çağrıda bulundu.

Çiftçi Kayıt Sistemi'nin önemine değinen Başkan Öztürk,  ''Çiftçilerimizin her türlü desteklerden yararlanmak, tarım sigortası yaptırabilmek ve düşük faizli kredi kullanabilmek için kısacası tarımsal faaliyetlerine katkı sağlayacak tüm imkanlara başvuru yapabilmek ve kullanabilmek için ÇKS kaydının şarttır. 

Odamız tarafından hatırlatma mesajları gönderilmekte ve sosyal medya hesaplarımızdan bilgilendirme yapılmaktadır. Üreticilerimiz zaman kaybetmeden, yaşanacak yoğunluğu da göz önünde bulundurarak bir an önce kayıt için ziraat odalarına başvurmalı" dedi
6 Haziran 2022 Pazartesi

Başkan Altay: “Kovanlar Arıcılarımız İçin Nefes Olacak”

Detay:

Konya Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınmanın ve hayvansal üretimin geliştirilmesi amacıyla 31 ilçeden müracaat eden üreticilere yüzde 50 hibeli toplam 2 bin 500 adet çift katlı, polen tuzaklı arı kovanı desteğinde bulundu. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, kırsalda yaşayan vatandaşların gelirini artırmak ve Konya olarak Türkiye'nin gıda güvenliği konusunda ciddi çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "Konya ciddi bir bal üreticisi konumunda. 1.330 işletmemizde yılda yaklaşık 1.440 ton bal üretiyoruz. Bu yeni yapılan kovanlar inşallah arıcılarımız için bir nefes olacak." diye konuştu.

Konya Büyükşehir Belediyesi, şehir genelinde modern arıcılığın geliştirilmesi amacıyla arı üreticisine yüzde 50 hibeli arı kovanı desteğinde bulundu.

Konya Büyükşehir Belediyesi Mevlana Kültür Merkezi bahçesinde bal üreticilerine kovanlarını teslim eden Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, önemli hedeflerinden birisinin de kırsalda yaşayan vatandaşların gelirini artırmak ve Konya olarak Türkiye'nin gıda güvenliği konusunda ciddi çalışmalar yürütmek olduğunu söyledi.

"2 BİN 500 ÇİFT KATLI, POLEN TUZAKLI KOVANIMIZI ARICILARIMIZIN HİZMETİNE SUNUYORUZ"

Başkan Altay şöyle devam etti: "Bu manada Konya Arıcılar Birliği ile önemli faaliyetler yürütüyoruz. Arıcılarımızın temel ihtiyacı olan kovanlar hazırlandı ve şu an itibariyle 2 bin 500 çift katlı, polen tuzaklı kovanımızı arıcılarımızın hizmetine sunuyoruz. Konya ciddi bir bal üreticisi konumunda. 1.330 işletmemizde yılda yaklaşık 1.440 ton bal üretiyoruz. Bu yeni yapılan kovanlar inşallah arıcılarımız için bir nefes olacak." diye konuştu.

"KOVANLARI CEZAEVİ HÜKÜMLÜLERİ YAPTI"

Yaptıkları tüm projeleri sosyal sorumluluk projesi olarak hayata geçirdiklerine değinen Başkan Altay, "Kovanlarımız Alanya L Tipi Cezaevi'ndeki hükümlüler tarafından yapıldı. Türkiye'nin en kaliteli arı kovanlarını arı üreticilerimizin hizmetine sunuyoruz. İnşallah bereket olacak. Arıcılarımız çok güzel bir sezon geçirecek. Türkiye için önemli bir katkı sağlamış oluyoruz. Hayırlı olsun." ifadelerini kullandı.

Konya Arıcılar Birliği Başkanı Adem Genç ile birlikte destekten faydalanan arı üreticileri de desteğin zamanlamasının çok güzel olduğunu ifade ederek, Başkan Altay'a teşekkür etti.

BÜYÜKŞEHİR'İN ARICILARA DESTEĞİ 5 MİLYON TL'Yİ BULDU

Konya Büyükşehir Belediyesi, 31 ilçeden müracaat eden üreticilere yüzde 50 hibeli toplam 2 bin 500 adet çift katlı, polen tuzaklı arı kovanı desteğinde bulundu. "Modern Arıcılık Projesi" kapsamında daha önce de üreticiye; Büyükşehir tarafından arı kovanı, bal süzme makinası, bal dinlendirme kazanı, güneş enerji paneli, bal sağım çadırı gibi malzemelerden oluşan toplamda 5 milyon lira tutarında arıcılık ekipmanı desteğinde bulunuldu.

LAVANTA BALININ ÜRETİMİ ARTACAK

Ayrıca tüm dünyada çok kıymetli olan lavanta balının Konya'da da üretiminin artırılması amacıyla Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Güneysınır'daki 1,2 milyon metrekare alanda 1,8 milyon adet lavanta fidesi ile bal ormanı oluşturulurken bölgedeki lavanta üreticilerine de 5'er adet arılı kovan desteği verildi.
1 Haziran 2022 Çarşamba

Mayıs ayı üretici market fiyatları, hububat ve girdi fiyatları ve Dünya Süt Günü

Detay:


Mayıs ayı üretici market fiyatları

Hububat fiyatları

Mayıs ayı girdi fiyatları

1 Haziran Dünya Süt Günü

 TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

 -"Mayıs ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 522,5 ile elmada görüldü"

-"TMO, maliyetler karşısında üretim yapmakta zorlanan çiftçinin önümüzdeki yıl tarlada kalabilmesi için 2021-2022 döneminde müdahale alım fiyatını üretici maliyetlerini, ithalat ve dünya fiyatlarını gözeterek açıklamalıdır"

-"Bugünlerde 16,38 Türk lirasından işlem gören dolar kuruna göre FOB dünya fiyatları yaklaşık ton başına 7800 lira seviyesindedir"

-"TMO stratejik bir konumdadır. Üreticiyi memnun edecek bir fiyat politikasıyla hububat alımı yapamazsa piyasayı regüle edecek güvenlik stoğu oluşturamayacaktır. Bu dönemde güvenlik stoğunu ithalatla karşılama imkânı azalmıştır"

-"Fırsatçılar stoklayacakları buğday nedeniyle halkın ekmeğinin fiyatıyla oynayabilirler. Un ve makarna üretimimiz ve ihracatımız da düşebilir"

-"Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak şimdiden TMO'yu uyarıyor, gerekli tedbirleri almaya davet ediyoruz"

-"Üreticilerimiz girdi maliyetlerinin yüksekliği dışında kuraklık, don, dolu, aşırı yağış, sel, hortum gibi doğal afetlere yoğun bir şekilde maruz kalarak açık alanda üretim yapmaya çalışıyorlar"

-"Üreticilerimize moral vermek, üretimde kalmalarını sağlamak veya az üretmelerini önlemek için girdiler makul fiyatlardan üreticilere ulaştırılmalı, maliyetleri düşüren bir üretim teşvik paketi açıklanmalıdır"

-"Hayvancılık destekleri artarak devam etmelidir. Sürekli artan yem fiyatlarına radikal tedbirler alınmalı, yem piyasasına müdahale edilmelidir"

-"Halka sosyal yardımlar kapsamında süt ve süt ürünleri dağıtımı yapılmalıdır"

 ANKARA- 01.06.2022-  Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, mayıs ayında üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarını, üreticinin hububattaki fiyat beklentisini, Mayıs ayı girdi fiyatlarını ve 1 Haziran Dünya Süt Günü münasebetiyle süt sektöründe yaşanan son gelişmeleri yaptığı görüntülü basın açıklamasında değerlendirdi.

 -Üretici ile Market Arasındaki Fiyat Farkı

Bayraktar, mayıs ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 522,5 ile elmada görüldüğünü belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Elmadaki fiyat farkını yüzde 393,6 ile kabak,  yüzde 373,7 ile ıspanak, yüzde 330,8 ile salatalık, yüzde 325,1 ile marul, yüzde 292,1 ile sivri biber,  yüzde 268,8 ile kuru üzüm, yüzde 253,3 ile kuru fasulye, yüzde 245,4 ile yeşil mercimek takip etti.

Mayıs ayında elmada üretici market fiyat farkı yüzde 500'ün üzerindeyken, 4 üründe yüzde 300'ün, 9 üründe yüzde 200'ün üzerinde gerçekleşti.

Elma 6,2 kat, kabak 4,9 kat, maydanoz 4,8 kat, ıspanak 4,7 kat, salatalık ve marul 4,3 kat, sivri biber 3,9 kat, kuru üzüm 3,7 kat, kuru fasulye ve yeşil mercimek 3,5 kat, kırmızı mercimek, taze fasulye ve patlıcan 3,3 kat, nohut ve kuru incir 3,2 kat fazlaya tüketiciye satıldı.

Üreticide 2 lira olan elma 12 lira 45 kuruşa, 2 lira 34 kuruş olan kabak 11 lira 55 kuruşa, 3 lira olan ıspanak 14 lira 21 kuruşa, 1 lira 59 kuruş olan salatalık 6 lira 85 kuruşa, 1 lira 99 kuruş marul 8 lira 46 kuruşa, 3 lira 25 kuruş olan sivri biber 12 lira 74 kuruşa, 14 lira 50 kuruş olan kuru üzüm 53 lira 47 kuruşa markette satıldı."

 -Market Fiyatları

"Mayıs ayında markette 38 ürünün 26'sında fiyat artışı, 12'sinde ise fiyat azalışı görüldü.

Mayıs ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 58,4 ile limonda oldu. Limondaki fiyat artışını yüzde 47 ile kuru soğan, yüzde 42,2 ile havuç, yüzde 30,5 ile toz şeker, yüzde 29,2 ile ıspanak, yüzde 24,5 ile patates, yüzde 22,8 ile kuru kayısı, yüzde 22,6 ile fındık içi takip etti.

Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 57,4 ile salatalık oldu. Salatalıktaki fiyat düşüşünü yüzde 47,7 ile sivri biber, yüzde 41,8 ile marul, yüzde 35,6 ile patlıcan, yüzde 28,2 ile çilek, yüzde 19,5 ile yeşil soğan, yüzde 18,6 ile kabak, yüzde 16,7 ile maydanoz, yüzde 13,5 ile yumurta izledi."

 -Üretici Fiyatları

"Mayıs ayında üreticide fiyatı en çok düşen ürün yüzde 62,3 ile marulda görüldü. Maruldaki fiyat düşüşünü yüzde 59,4 ile sivri biber, yüzde 55 ile maydanoz, yüzde 50,2 ile salatalık, yüzde 37,6 ile kabak, yüzde 33,3 ile patlıcan, yüzde 31,2 ile yeşil soğan yüzde 31 ile ıspanak izledi.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 20 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 14,3 ile havuç, yüzde 12,8 ile dana eti ve yüzde 10,2 ile domates takip etti.

Mayıs ayında üreticide 29 ürünün 8'inde fiyat artışı olurken, 13'ünde fiyat düşüşü görüldü, 8 üründe ise fiyat değişimi olmadı.

Üretici fiyatlarında elma, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, pirinç, kuru üzüm ve kuru incirde fiyat değişimi olmadı."

 -Fiyat Farklılıklarının Sebepleri

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarının sebeplerini ise şöyle açıkladı;

"Mayıs ayında fiyatı en fazla artan ürün, markette ve üreticide limon, fiyatı en fazla düşen ürün ise markette salatalık olurken, üreticide fiyatı en fazla düşen ürün ise marul oldu.

Limonda piyasaya depolardan yatak limon arzının devam etmesi, depo masraflarının artması fiyatların yükselmesine yol açtı.

Havuç fiyatındaki fiyat artışı sezon sonuna gelinmesi sebebiyle ürün arzının azalması neden olmuştur.

Arz talep değişimi ve yem fiyatlarındaki artış et fiyatlarının yükselmesinde etkili olmuştur.

Domates fiyatlarında artışa sera ürünlerinden tarla ürünlerine geçiş dönemi olması sebebiyle azalan ürün arzı sebep olmuştur.

Marul, sivri biber, maydanoz, salatalık, kabak, patlıcan, yeşil soğan ve ıspanak fiyatlarındaki düşüş havaların ısınması sebebiyle artan arzdan kaynaklanmaktadır.

Adana bölgesinde patates ve soğan hasadının başlamasıyla artan arz fiyatlarda düşüşe neden olmuştur.

Havaların ısınmasıyla birlikte tarla ürünlerinin piyasaya arzının artması, önümüzdeki dönem tüketici fiyatlarına olumlu yönde yansıyacaktır."

 -"TMO, müdahale alım fiyatını üretici maliyetlerini, ithalat ve dünya fiyatlarını gözeterek açıklamalıdır"

"Türkiye için özellikle hububat sanayi stratejik bir konuma gelmiştir. Rusya-Ukrayna savaşının başta hububat olmak üzere tarıma etkisi ve ülkemizdeki tarımsal gelişmeler, hububat üretimine çok daha fazla önem vermemiz gerektiğini göstermektedir. Çünkü TÜİK'in tahmini rakamlarında da ifade edildiği gibi bu yıl buğday rekoltesi 20 milyon tonun altında beklenmektedir.

TMO, maliyetler karşısında üretim yapmakta zorlanan çiftçinin önümüzdeki yıl tarlada kalabilmesi için 2021-2022 döneminde müdahale alım fiyatını üretici maliyetlerini, ithalat ve dünya fiyatlarını gözeterek açıklamalıdır.

Dünya buğday fiyatları ise ortalama 476 dolar seviyelerindedir. Yani bugünlerde 16,38 Türk lirasından işlem gören dolar kuruna göre FOB dünya fiyatları yaklaşık ton başına 7800 lira seviyesindedir.

Devam eden Rusya-Ukrayna savaşının dışında dünyada üretici ülkelerin ihracata getirdiği kısıtlamalar hububatta spekülasyona davetiye çıkarmaktadır. Bu durumda başta buğday olmak üzere hububat fiyatlarındaki aşırı yükselmeler nasıl önlenecektir?

TMO stratejik bir konumdadır. Üreticiyi memnun edecek bir fiyat politikasıyla hububat alımı yapamazsa piyasayı regüle edecek güvenlik stoğu oluşturamayacaktır. Bu dönemde güvenlik stoğunu ithalatla karşılama imkânı azalmıştır.

TMO'nun alım politikasında hata yapma lüksü yoktur. Aksi takdirde sektörde spekülasyona davetiye çıkarmış olur, stokçuluk yapmak isteyenlere de gün doğar. Bu fırsatçılar stoklayacakları buğday nedeniyle halkın ekmeğinin fiyatıyla oynayabilirler. Un ve makarna üretimimiz ve ihracatımız da düşebilir.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak şimdiden TMO'yu uyarıyor, gerekli tedbirleri almaya davet ediyoruz."

 -Mayıs Ayı Aylık ve Yıllık Girdi Fiyatlarındaki Değişim

"Gübre fiyatları Mayıs ayında, Nisan ayına göre küçük bir oranda düşüş gösterse de fiyatlar üreticilerimiz açısından halen çok yüksektir.

Mayıs ayında amonyum sülfat gübresi yaklaşık yüzde 4,6, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 3,3, 20.20.0 kompoze gübresi 2,2, üre gübresi yüzde 1,8 ve DAP gübresi yüzde 1,1 oranında düştü.

Geçen yılın Mayıs ayına göre ise son bir yılda, üre gübresi yüzde 253, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 224, amonyum sülfat gübresi yüzde 219, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 190 ve DAP gübresi yüzde 167 oranında arttı.

Mazot fiyatı aylık bazda yüzde 6,5 oranında, son bir yıla göre ise yüzde 238,7 oranında arttı.

Besi yemi ve süt yemi Mayıs ayında Nisan ayına göre yüzde 5, son bir yılda ise besi yemi yüzde 128, süt yemi yüzde 132 oranında arttı.

Elektrik fiyatları son bir yılda yüzde 99,7, zirai ilaç fiyatları ise yüzde 88,2 ile 140 arası oranlarda artış gösterdi.

Girdi fiyatları enflasyonun yaklaşık 3 katıdır.

Girdiler makul fiyatlardan üreticilere ulaştırılmalı, üretimin sürdürülebilirliğinin çok önem kazandığı bugünlerde üreticilerin üretimden kopması veya az üretmesi önlenmelidir.

Üreticilerimiz girdi maliyetlerinin yüksekliği dışında kuraklık, don, dolu, aşırı yağış, sel, hortum gibi doğal afetlere yoğun bir şekilde maruz kalarak açık alanda üretim yapmaya çalışıyorlar.

Üreticilerimize moral vermek, üretimde kalmalarını sağlamak veya az üretmelerini önlemek için girdiler makul fiyatlardan üreticilere ulaştırılmalı, maliyetleri düşüren bir üretim teşvik paketi açıklanmalıdır."
18 Mayıs 2022 Çarşamba

Bozkır'ı dolu vurdu! Kısa sürede yağan dolu ağaçların yapraklarını indirdi.

Detay:

Konya'nın
 Bozkır ilçesinde şiddetli sağanak ve dolu yağışı hayatı olumsuz etkiledi. Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali Öztürk, yaptığı açıklamada, dolu yağışının çok kısa sürdüğünü ancak yoğun bir zarar verdiğini söyledi.


Akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanakla yağmaya başlayan dolu, ilçe merkezi ve kırsalında etkili oldu.

Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali Öztürk, yaptığı açıklamada, ilçede dolu yağışının ikinci kez yaşandığını belirtti. 

Dolu yağışının Meyva ağaçlarına, buğday ve nohut gibi ürünlere zarar verebileceği bir dönemde olduklarını belirten Öztürk, "Dolu yağışından etkilenen tüm çiftçilerimize geçmiş olsun diyoruz. İlk dolu yağışında Bozkır ilçe Tarım müdürlüğümüz ve Oda Personellerimiz alanda incelemeler yaparak rapor tutmuştu. Bu ikinci yağış sonrasıda kurumlarımız incelemelerde bulunarak bakanlıktan çiftçilerimize yapılacak destekler hakkında yardım talep edilecektir" diye konuştu.


16 Nisan 2022 Cumartesi

​ALTINAPA YÜZDE YÜZ DOLDU, SAVAKLAMA YAPILDI

Detay:

Altınapa Barajı'nda doluluk düzeyinin maksimum seviyeye ulaşması nedeniyle, Selbasan Deresi'ne doğru savaklama gerçekleştirildi. Suyun yönünü değiştirme anlamında kullanılan savaklama kapsamında vatandaşların mağdur olmaması için Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü bölgede oturan vatandaşlara gerekli uyarı ve bilgilendirmeleri yaptı.

Konya'nın bu yıl bereketli bir kış geçirmesi, baraj doluluk oranlarına da yansıdı. Su seviyesi yüzde yüzü bulan Altınapa Barajı, kritik eşik değerlere ulaştığından savaklama gerçekleştirildi.

Oluşabilecek taşkın sularının baraj gövdesine ve yamaçlara zarar vermesini önlemek amacıyla baraj haznesindeki fazla suyun yönünü değiştirmek anlamında kullanılan savaklama, DSİ tarafından baraj dip savağı şeklinde gerçekleştirildi.

Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "Konya'da kış yağışları hepimizi sevindirdi. Bu yıl son yılların en bereketli yağışını aldık. Konya'da yeraltı ve yer üstü su kaynakları yükseldi. Buna paralel olarak doluluk oranı Altınapa Barajı'nda da maksimum seviyeye ulaştı. Fazla gelen su, DSİ tarafından Selbasan Deresi'ne doğru bırakıldı. 5 bin 660 litre/saniye debili su girişi olan Altınapa Barajı'nda su hacmi, 25 milyon 76 bin metreküp oranında. Barajdan, tam kapasite çalıştırılan Akyokuş Su Arıtma Tesisi'ne 100 bin metreküp/gün su alınıyor. Barajın doluluk oranları maksimum seviyeye ulaştığından, giren su ile alınan suyun dengelenerek fazlası Selbasan Deresi'ne bırakılıyor." ifadeleri yer aldı.
1 Nisan 2022 Cuma

​Suğla Arazilerine ekilen Hububat toprakta çürüdü. Çiftçiler yardım bekliyor.

Detay:

KONYA (AA) - Konya'nın Ahırlı, Bozkır, Seydişehir ve Yalıhüyük ilçelerinin tarım arazilerinin bulunduğu Suğla gölü havzasında üreticinin 2022 Sezonu için ektiği hububatlar Gölde her zamandan daha fazla süren su baskını dolayısıyla toprakta çürüdü.  


Bölgede Hububat üretimi yapan çiftçilerin talepleri dolayısıyla Suğla arazilerinde incelemelerde bulunan yetkililer çiftçilerin taleplerinde yerinde inceledi.  

Çiftçilerin arazilerinde inceleme yaptıktan sonra açıklamalarda bulunan Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali Öztürk "Bozkır Ziraat Odası olarak çiftçilerimizden gelen talepleri yerinde incelemek için bölgemizdeki paydaşlarımız olan Seydişehir Ziraat Odası, Ahırlı İlçe Tarım Müdürlüğü ile birlikte bir araya gelerek Suğla arazilerindeki su baskınlarından dolayı zarar gören çiftçilerimizin arazilerini inceledik.  

Bu sene kış mevsimi gerçekten bereketli bir yıl oldu, şükürler olsun bu bereketli yağışlar dolayısıyla çiftçilerimiz adına sevinçliyiz. Yöremizin genelinin aksine bu sene yağışlar sonrasında olağandan daha fazla su altında kalan Suğla arazisinde vatandaşlarımız hububat tohumlarının toprak altında kalmasından dolayı çok büyük zararlar yaşadı.  

Suğla Gölü havzasında yaşanan bu afet durumundan dolayı çiftçilerimizin mağduriyet yaşamaması adına bölgede ki İlçe Tarım Müdürlüklerimiz zarar tespiti yapmış ve Tarım Bakanlığımıza üreticilerimizin mağduriyetlerin giderilmesi adına ön rapor tutulmuştur.  

Bozkır Ziraat Odası ve Seydişehir Ziraat Odası olarak faaliyet alanımıza giren bu bölgedeki üreticilerimizin zararlarının bir an önce karşılanarak tekrardan dikim için teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ülkemizin yaşadığı şu sıkıntılı günlerde üretim yapmanın önemi bir kat daha artmıştır. Bölgedeki üreticimiz hububat tohumlarının toprak altında çürümesi ile ikinci bir ekime mecbur kalmıştır. Tohum sıkıntısı ve yeni ekim için ikinci bir ek maliyet çiftçimizin boynunu bükmüştür.  

Bozkır Ziraat Odası olarak bölgemizde yaşanan daha önceki afetlerde olduğu gibi Devletimizin çiftçimizin yanında olacağından şüphemiz yoktur. Tek talebimiz ikinci ekimlerin gecikmemesi için yasal prosedürlerin hızlandırılarak zarar gören üreticilerimizin desteklenmesidir.  

Bölgede ki üretim yapan çiftçilerimizin bir sıkıntısı da geçtiğimiz günlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum'un açıkladığı arazilerin hak sahiplerine teslim edilmesi durumudur. Bölgede belirli araziler harici çiftçilere kiralanmayan çok sayıda tarım arazisi vardır.  Bu tarım arazileri hak sahipleri tarafından devletten kiralayamadıkları içinde ÇKS sisteminde görünmüyor ve bu afet durumu gibi durumlarda devletimizin yapmış olduğu desteklemelerden bu araziler için çiftçilerimiz faydalanamamaktadır.  

Bakanlığımızın bu araziler için bir istisna yaparak üretim yapan tüm çiftçilerimizin zarar tespiti yapılarak bizatihi afet desteklemesinden yararlanmasını talep ediyoruz" dedi.  

Suğla tarım arazilerinde yapılan tarımsal incelemelere Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali Öztürk, Seydişehir Ziraat Odası Başkanı İsmail Korkmaz, Ahırlı İlçe Tarım ve Orman Müdürü Şükrü Çimen ve çok sayıda çiftçi katıldı.  

 
28 Mart 2022 Pazartesi

​DÜNYANIN GÖZÜ BOZKIR TARIMINDA

Detay:

Bozkır İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün uyguladığı projeleri yerinde inceleyerek bilgi alışverişinde bulunmak üzere Fas 'tan bir heyet ilçemizi ziyaret etti.

24 Mart tarihinde ilçemizi 19 kişilik Fas Bakanlıkları Yetkililerinden oluşan bir heyet ziyaret etti. Fas Tarımsal Kalkınma Ajansı ve Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) yetkililerince organize edilen teknik gezide Fas ülkesindeki Bakanlık uzmanları tarımsal projelerimizi yerinde incelediler. 

Ziyaret kapsamında İlçe Müdürlüğümüzce Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi kapsamında gerçekleştirilen projelerden Portatif Güneş Enerjili Sulama Sistemleri, Bal Dolum ve Fondan Şeker Üretim Tesisi, Bozkır Elması Bahçesi ve coğrafi tescilli ürünümüz olan Bozkır Tahini İşletmesi ziyaret edilmiştir. 

Ziyaretler esnasında Bozkır Tahini, Bozkır Balı ve Bozkır Elması ikram edilen üreticilerimiz bu ürünlerini ülkelerinde de bulunması gerektiğini dile getirerek ticaret kanallarının geliştirilmesi yönünde çalışmalarda bulunacaklarını da dile getirdiler. 

Gerçekleştirilen teknik gezide İlçe Müdürü Halil Durmuş güneş enerjili tarımsal sulama sistemlerinden, ilçemizin öne çıkan değerleri Bozkır Elması, Bozkır Balı ve coğrafi işaretli ürünümüz Bozkır Tahininin üretim aşamaları ile ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Projelerimizin yanında İlçemiz kültür değeri olan kaşık oyunu ve bozkır oyun havaları da misafirlerimize tanıtıldı. IFAD ve Tarım Bakanlığı personellerinin de bulunduğu gezide gerçekleştirilen projeler ilgi odağı oldu.

Bölgemiz için sıcaklık artışına bağlı taşkın heyelan ve çiğ uyarısı.

Detay:

Meteorolojik Değerlendirme
Hava Sıcaklıkları Artıyor!

📍Heyelan,
📍Su Baskını,
📍Çığ Tehlikesi 

gibi oluşması muhtemel risklere karşı vatandaşlarımızın tedbirli ve dikkatli olması önem arz etmektedir. 
16 Mart 2022 Çarşamba

Başkan Öztürk'den Berat Kandili Mesajı

Detay:

Bozkır Ziraat Odası Başkanı
Ali Öztürk Berat Kandili vesilesi ile kutlama mesajı yayınladı. 

Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali Öztürk Mesajında " -Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalpleri okşadığı anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle İnananların ve çiftçilerimizin Berat kandilinizi kutlarım". dedi
8 Mart 2022 Salı

Konya Çevrelerinde Yoğun Kar Yağışı Bekleniyor!

Detay:

Meteoroloji 8.Bölge (Konya) Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezinden (BTUM) yapılan uyarıda bölgemiz için Yoğun Kar Yağışı uyarısı yapıldı. 

Yapılan son değerlendirmelere göre; Konya'da 09.03.2022 Çarşamba gününden Cuma günü sabah saatlerine kadar aralıklarla kuvvetli (10-20 cm), yüksek kesimlerinde yoğun (20 cm üzeri) kar yağışları beklenmektedir.

Kar yağışlarının özellikle Konya merkez ile güney ve batı ilçelerinde etkili olacağından başta Konya Antalya karayolu olmak üzere ulaşımda aksamalar, tipi, buzlanma ve don gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.


3 Mart 2022 Perşembe

Başkan Öztürk Tarımda Artan Girdilere dikkat çekti "Acil çiftçimiz desteklenmeli" dedi.

Detay:

Çiftçi artan girdi maliyetlerinden dert yanıyor. Bozkır da ki çiftçiler ile görüşen Bozkır Ziraat odası Başkanı Ali Öztürk, çiftçilerin sorunlarını dinledi.

Köy ve kasabalardaki çiftçiler gübre, ilaç, mazot ve tohum zamları nedeniyle üretim yapmakta zorlandıklarını belirttiler. "Gübre fiyatları uçtu, ilaç ve mazot zammı durdurulamıyor." diye dert yanan çiftçiler bu şartlar altında üretim yapma şansımız günden güne zorlaşıyor" dediler.  

Devletimiz son yaptığı KDV İndirimlerinde Tüketicinin her zaman yanında olduğunu gösterdiği gibi, Üreticimizin de yanında olduğunu göstereceğine inanıyorum.  

Hiç zaman kaybetmeden müdahale edilerek, üreticiyi ve dolayısı ile tüketiciyi koruyacak tedbirler alınmaz, sektör kaderine bırakılmaya devam ederse, bu işin faturası bu yıl çok ağır olacaktır.  

Hayvancılık yapan yetiştiricilerin artık üretimin maliyetini değil de, üretim yapmamanın hesabını yapmaktadırlar. Üretimden çıkan insanımızın tekrar dönmesi de mümkün görünmemektedir. Üretimden vazgeçmek demek üretimin azalması demektir. Bu şekilde olursa herkes çok ağır bedeller ödeyecektir.

Üreticinin eli gübreye girmiyor Tarımsal girdi fiyatlarında ki artış çiftçinin ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Çiftçimiz bu artan gübre fiyatlarından dolayı bu sene tarım arazilerinde yeterli ölçüde gübre kullanamayacak gibi görünüyor. Buda haliyle her türlü gıda ürününde rekolte düşüşlerine sebep olacak ve buda az ürün olması nedeniyle vatandaşa aşırı fiyatlı ürünler olarak yansıyacaktır.  

Hepimizin aynı teknede olduğumuz bilinerek gerekli adımlar atılmalı. Çiftçimizi rahatlatan destekler olmazsa ve girdi maliyetleri düşürülmezse çiftçi üretemeyecek, üretilen az ürün fahiş fiyata satılacak vatandaş mağdur olacak. Bu süreçler sonrasında bu sıkıntılarda ülkenin ekonomisine olumsuz yansıyacaktır.  

Mazot fiyatlarındaki afaki zamlar, traktörlerin çalışmasını durdurdu.  

Son yapılan zamlarla Çiftçilerimiz Traktörlerini çalıştırıp tarlalarını sürmekten çekinir hale geldi. Gemilere ekonomik kalkınma için yapılan indirimli mazot fiyatları gibi çiftçimize de maliyetine fiyatlar verilmiş olsa biliyoruz ki üretimiz atıl durumda olan binlerce dönüm araziyi de sürüp tarıma döndürecektir.  
17 Şubat 2022 Perşembe

Arıcılara %50 hibeli Kovan desteklemesi başvuruları başladı.

Detay:

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Arıcılara %50 hibeli Kovan desteklemesi yapılacağını duyurdu. 

Başkan Altay yaptığı açıklamada "Konya Arıcılar Birliği üyesi üreticilerimize %50 hibeli arı kovanı desteklemesi yapılacak. 
Üreticilerimiz 28 Şubat tarihine kadar Arıcılar Birliğine müracaat edebilirler. 

Bereketli olsun" dedi. 
16 Şubat 2022 Çarşamba

​Bozkır’da IPARD 11. Çağrı Hibe Toplantısı gerçekleştirildi.

Detay:

Konya Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İl Koordinatörlüğü'nce yapılacak olan IPARD 11. Çağrı Hibe Tanıtım Toplantısı Bozkır'da gerçekleştirildi.  


Bozkır Toplantı salonunda düzenlenen toplantıda katılımcılara, IPARD kapsamındaki hibeler ve bu hibelere başvurular hakkında detaylı bilgilendirmelerde bulunuldu.  

Toplantıda açıklamalarda bulunan Konya Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İl Koordinatörü Yavuz Uysal "Konya Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu olarak 150 adet sektöre kurum olarak destek veriyoruz.  

Bozkır ilçemizi kırsal alanda yer almasından dolayı ciddi anlamda önemsiyoruz. Bozkır ilçemizden şuana kadar çok ciddi bir başvuru yapılmadı. Bu toplantımızın ve Konya'ya bağlı diğer kırsal ilçelerde yaptığımız toplantıların amacı bu ilçelerde bilgilendirmelerin artırılarak bu ilçelerdeki vatandaşlarımızın ve kurumların başvurularının artırılmasıdır" dedi.  

Bozkır Belediyesi Toplantı Salonunda düzenlenen toplantıya çok sayıda çiftçinin yanısıra ilçeye bağlı Mahalle muhtarı, Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali Öztürk ve Bozkır İlçe Tarım ve Orman Müdürü Halil Durmuş Katıldı.  
10 Şubat 2022 Perşembe

Toros Dağları için ​Çığ Tehlikesine Dikkat!

Detay:

Bölgemizde gerçekleşen kar yağışları özellikle dağlık kesimlerde yüksek kar örtüsü  oluşmasına sebep olmuştur. Önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının bölge genelinde  3 ila 5 derece artması beklenmektedir.

Yapılan son değerlendirmelere göre; Konya, Karaman ve Niğde'nin Toros Dağları  kesimlerinde yüksek kar örtüsü bulunan eğimli yerlerde, önümüzdeki bir haftalık  periyotta çığ tehlikesi bulunmaktadır.

Yetkililerin, vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olması, Meteoroloji Genel  Müdürlüğü'nün yayınlayacağı rapor ve meteorolojik uyarıları takip etmeleri önem arz  etmektedir.

Başlama-Bitiş Zamanı

10.02.2022 13:00-18.02.2022 09:00

Oluşması Muhtemel Riskler

Çığ Tehlikesi - Ulaşımda Aksamalar

Alınabilecek Muhtemel Önlemler:

Çığ Tehlikesinden Korunma Yöntemleri :http://mgm.gov.tr/site/yardim2.aspx?=CIG

Uyarı Yapan Merkez
Meteoroloji 8.Bölge (Konya) Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi (BTUM)  

3 Şubat 2022 Perşembe

DSİ'den Bozkır Barajı içerikli Sular yükseliyor paylaşımı.

Detay:

Devlet Su İşleri DSİ'nin Sosyal Medya hesabından yapılan paylaşımda Bozkır Barajına ve yağışlara yer verildi. 

Barajın teknik bilgilerininde yer aldığı paylaşımda "Kar Bereketi Etkili Olmaya Başlıyor ❄

Bozkır' da Sular Yükseliyor 💦

👉Bozkır Barajı temelden 116 metre yüksekliğe ve 361 milyon m3 su depolama kapasitesine sahiptir. 

#SuyunGücüMilletleBuluşuyor" denildi. 

Paylaşımda ki görsellerde barajın su tutan alanın buzla kaplı olduğu görünüyor. 
1 Şubat 2022 Salı

Meteorolojiden Bozkır için uyarı

Detay:

Meteorolojiden yapılan açıklamada Kuvvetli Yağışlara Dikkat edilmesi gerektiği ve olası 
📍Kuvvetli Rüzgar,
📍Baca Gazı Zehirlenmeleri,
📍Hızlı Kar Erimeleri,
📍Sel ve Su Baskınları,
📍Buzlanma ve Don Olayı,
📍Çığ Riski gibi oluşması muhtemel risklere karşı vatandaşlarımızın tedbirli ve dikkatli olması önem arz etmektedir denilmektedir. 

Detaylar görselde tam ekran yapın 

​Ocak ayı üretici market fiyatları

Detay:

TZOB Genel Başkanı Bayraktar;

-"Ocak ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı 4 buçuk kata yaklaştı"

-"Ocak ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 339,50 ile elmada görüldü"

-"Ocak aylarında hava sıcaklıklarının normallerinin altında gerçekleşmesi ve ülke genelinde kar yağışlarının fazla olması yurdun pek çok yerinde üreticinin tarlasına girememesine, ürünlerin kar altında kalmasına ve hasadın zorlaşmasına sebep oldu"

-"Aşırı soğuklara bağlı olarak seralarda ısınma maliyetleri arttı. Soğuğa bağlı verim düşüklükleri, hasat sürelerinin uzaması ve arzın azalması da üretim maliyetlerini artırdı"

-"Kuru soğanda rekolte fazlası var. Üretici ihracatta yeni pazarlar bulunmasını talep ediyor"

-"Limonda Mayer'den sonra Enterdonat çeşidi de alıcı bulamadı ve dalında kaldı. Dikenli limonda da fiyat düşüşleri yaşandı. Son günlerde yaşanan soğuklar sebebiyle bazı bölgelerde narenciye dondan etkilendi. Çiftçi bahçelerde nöbet tutuyor"

 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ocak ayında üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarını değerlendirdi.

Ocak ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 339,50 ile elma da görüldüğünü bildiren Bayraktar, detayları paylaştı:

"Elmadaki fiyat artışını yüzde 293,65 kuru soğan, yüzde 287,10 portakal, yüzde 236,19 yeşil mercimek, yüzde 224,04 marul ve yüzde 222,38 nohut takip etti.

Elma 4,4 kat, kuru soğan ve portakal 3,9, yeşil mercimek 3,4 kat, marul ve nohut 3,2 kat, limon ve kuru üzüm 3,1 kat fazlaya tüketiciye satıldı.

Üreticide 2 lira olan elma 8 lira 79 kuruşa, 63 kuruş olan kuru soğan 2 lira 48 kuruşa, 1 lira 55 kuruş olan portakal 6 liraya, 8 lira 18 kuruş olan yeşil mercimek 27 lira 50 kuruşa, 2 lira 8 kuruş olan marul 6 lira 74 kuruşa, 8 lira 40 kuruş olan nohut 27 lira 8 kuruşa, 2 lira olan limon 6 lira 14 kuruşa satıldı."

 Bayraktar, "Ocak ayında, markette 43 ürünün 37'sinde fiyat artışı, 5'inde fiyat azalışı görüldü. Üreticide ise 35 ürünün 19'unda fiyat artışı, 5'inde fiyat azalışı meydana geldi. Üreticide 11 üründe fiyatlar değişmezken, markette 1 ürünün fiyatı değişmedi" dedi ve açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Ocak ayında fiyatı en fazla artan ürün, marketlerde sivri biber, üreticilerde maydanoz olurken, marketlerde ve üreticide fiyatı en fazla düşen ürün kuru soğan oldu. Pirinçte ise fiyat değişimi yaşanmadı.

Markette en fazla fiyat artışı yüzde 91,32 ile sivri biberde görüldü. Sivri biberdeki fiyat artışını yüzde 75,15 ile maydanoz, yüzde 74,52 ile kabak, yüzde 69,56 ile salatalık, yüzde 56,70 ile yeşil soğan, yüzde 56,11 ile patlıcan, yüzde 35,79 ile mandalina, yüzde 27,65 ile lahana, yüzde 26,13 ile nohut, yüzde 26,03 ile ıspanak, yüzde 24,61 ile domates, yüzde 22,80 ile limon izledi.

Markette fiyat düşüşü yüzde 19,48 ile en fazla kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 10,36 ile toz şeker, yüzde 9,64 ile portakal, yüzde 2,43 ile yoğurt, yüzde 1,24 ile yumurta takip etti.

Ocak ayında üretici fiyatlarında, havuç, elma, kuru fasulye, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, nohut, pirinç, kuru kayısı, kuru üzüm, kuru incir ve zeytinyağı fiyatında değişim olmazken, kuru soğan yüzde 30 azalmayla fiyatı en fazla düşen ürün oldu.

Kuru soğandaki fiyat düşüşünü, yüzde 16,22 ile portakal, yüzde 11,89 ile limon, yüzde 10,37 ile patates, yüzde 2,80 ile yumurta izledi.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 174,76 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 159,56 ile mandalina, yüzde 101,24 ile yeşil fasulye, yüzde 100 ile sivri biber, yüzde 96,95 ile kabak, yüzde 92 ile patlıcan, yüzde 61,48 ile yeşil soğan, yüzde 57,05 ile salatalık, yüzde 51,11 ile ıspanak, yüzde 40,54 ile marul, yüzde 34,56 ile domates, yüzde 20,26 ile pırasa takip etti."

 TZOB Genel Başkanı Bayraktar, fiyat değişimlerinin sebeplerini ise şöyle açıkladı:

"Ocak aylarında hava sıcaklıklarının normallerinin altında gerçekleşmesi ve ülke genelinde kar yağışlarının fazla olması yurdun pek çok yerinde üreticinin tarlasına girememesine, ürünlerin kar altında kalmasına ve hasadın zorlaşmasına sebep oldu.

Aşırı soğuklara bağlı olarak seralarda ısınma maliyetleri arttı. Soğuğa bağlı verim düşüklükleri, hasat sürelerinin uzaması ve arzın azalması da üretim maliyetlerini artırdı.

Salatalık, kabak, yeşil fasulye, biber, domates, patlıcanda içinde bulunduğumuz dönemde arz örtü altından sağlanmakta olup, hava sıcaklıklarının düşmesi ile birlikte bitki gelişiminin yavaşlamasına bağlı olarak hasat edilen ürün miktarındaki azalma fiyat artışına yol açtı.

Kışlık sebzelerden ıspanak, pırasa, lahana, karnabahar gibi ürünlerde de düşük hava sıcaklıkları nedeniyle ürünlerin yavaş gelişmesinin yanı sıra, tüm ülkemizi etkisi altına alan düşük hava sıcaklıklarının kışlık sebzeleri olumsuz etkilemesi de fiyatlarda artışa yol açtı.

Kuru soğanda rekolte fazlası var. Üretici ihracatta yeni pazarlar bulunmasını talep ediyor. Toprak Mahsulleri Ofisinin müdahale etmesini talep ediyor.

Üretici patateste Aralık ayında Ödemiş de patates sökümlerinin çoğalmasıyla ay ortasında 2 liraya kadar düşüş yaşadı. Havaların soğuması ile sökümler durdu ve tekrar artmaya başladı.

Limonda Mayer'den sonra Enterdonat çeşidi de alıcı bulamadı ve dalında kaldı. Dikenli limonda da fiyat düşüşleri yaşandı.

Son günlerde yaşanan soğuklar sebebiyle bazı bölgelerde narenciye dondan etkilendi. Çiftçi bahçelerde nöbet tutuyor.

Üreticideki fiyat artışı mandalina çeşidi farklılığından kaynaklanıyor. Mandalina da erkenci çeşitlerden sonra şuanda geçci çeşit w-murcott çeşidi daha çok piyasa da bulunmaktadır. Mandalina da geçen ay ve bu ay çeşitlerin hasadının farklı olması sebebiyle fiyatlar yükselmiş gibi görünüyor.

Geçen ay w-murcott çeşidi 5 lira 13 kuruştan alıcı bulurken Ocak ayında yüzde 7 buçuklara varan oranda düşüşle 4 lira 75 kuruşa düştü. Havaların soğumasıyla talep artışı olmasına rağmen üreticideki fiyatlar yükselmedi."

Ekipmanlarımız

Bozkır'da Hava Durumu