Başkan Yönetim Meclis Personel Tarım Köşesi Videolar iletişim Kayıt Olma Banka Hesabımız Sorular Cevaplar
26 Temmuz 2021 Pazartesi

Göksu Taşeli %70 %80 Hibeli Sebze ve Mantar Serası başvuruları başladı.

Detay:

Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi 2021 Yılı 2. Hibe Çağrısı Kapsamında %70 veya %80 hibeli
👉🏻Sebze Serası
👉🏻Mantar Serası ve
👉🏻Damla Sulama Sistemi Kurulumu Hibe başvuruları başlamıştır.

Başvurular 12 Temmuz - 12 Ağustos tarihleri arasında İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüze şahsen yapılacaktır.

Detaylı bilgi ve Başvuru Bozkır İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüze müracaat etmeniz önemle rica olunur.
23 Temmuz 2021 Cuma

TZOB Başkanı Bayraktar'dan "anız" uyarısı

Detay:

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, anız yakmanın yanlış bir uygulama olduğunu belirterek, "Anızın yakılması esnasında toprakta sadece hasat sonrası kalan kökler yakılmıyor. Toprağın önemli biyolojik, fiziksel ve kimyasal özellikleri de zarar görüyor." ifadelerini kullandı.Bayraktar, yazılı açıklamasında, anız yakmanın ülkede 1993 yılından beri yasak olduğunu hatırlattı.

Anız yakmanın toprağın verimlilik unsurlarına uzun vadede ciddi zarar verdiğine dikkati çeken Bayraktar, "Anız toprağın geleceği, toprak ise bizim geleceğimizdir. Anız yakmak geleceğimizi, bize emanet edilen en değerli varlığımızı yakmaktır. Bu gerçek asla unutulmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, hasat sonrası tarlada kalan bitki saplarının sürülerek temizlenmesinin masraflı olduğunu düşünen bazı üreticilerin bu artıkları yakmayı tercih ettiğini belirterek, "Anızın yakılması esnasında toprakta sadece hasat sonrası kalan kökler yakılmıyor. Toprağın önemli biyolojik, fiziksel ve kimyasal özellikleri de zarar görüyor." ifadesini kullandı.

- "Anız yakarak orman yangını riski artırılmamalıdır"

Anız yakıldığında topraktaki mikro organizmaların yüzde 70'inin zarar gördüğünü bildiren Bayraktar, verimliliği düşen topraktan daha iyi ürün almak isteyen üreticilerin, daha fazla toprak işleyerek ve kimyasal kullanarak masrafının arttığını ve bunun da çevreyle ilgili sorunlar ortaya çıkardığını ifade etti.

Bu yılın oldukça kurak geçtiğine dikkati çeken Bayraktar, "Bu durum aynı zamanda orman yangınları açısından da risk oluşturdu. Anız yakarak bu risk artırılmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, Tarım ve Orman ile Çevre ve Şehircilik bakanlıklarının uyguladığı cezaların yanı sıra Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kamu kurumlarının da anız yakmanın bir çeşit "doğa katliamı" olduğunu kamuoyuna, özellikle çocuklara öğretmesi gerektiğini kaydetti.
16 Temmuz 2021 Cuma

Bozkır HEM'de Sürü Yönetisi Kursu açılacak - Desteklemeler için şart belgedir.

Detay:

Bozkır Halkeğitim Müdürlüğü işbirliği ile 02 Ağustos - 18 Ağustos 2021 tarihleri arasında İlçe müdürlüğümüz toplantı salonunda sürü yöneticisi Kursu düzenlenecektir. 

Özellikle sürü yöneticisi istihdam desteğinden faydalanmak isteyen üreticilerimizin İlçe müdürlüğümüze veya bozkır İlçe Halkeğitim Müdürlüğüne 02 Ağustos 2021 tarihine kadar müracaat etmeleri önemle rica olunur.
13 Temmuz 2021 Salı

​Başkan Altay: Lavanta Üretimini Geniş Alana Yayacağız

Detay:

Konya Büyükşehir Belediyesi'nin şehir genelinde tarımsal üretimi ve ürün çeşitliliğini artırmak için alternatif ürün olarak Güneysınır'da ektiği lavantada hasat işlemi yapıldı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, deneme ekimi gerçekleştirilen lavantalardan ilk seferinde çok güzel sonuçlar aldıklarını, ikinci hasadın da verimli geçtiğini belirterek, lavantaların yağının Güneysınır'a kazandırdıkları damıtma tesisinde çıkarıldığını söyledi. Hasadın hayırlı olmasını dileyen Başkan Altay, lavanta üretimini daha geniş alana yayarak Konyalılara katkı sağlamaya devam edeceklerini söyledi.

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Güneysınır'da alternatif ürün olarak örnek ekimi yapılan lavantanın hasadı gerçekleştirildi.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya'da tarımsal üretimin ve üreticinin yaşadığı bölgede refah seviyesinin artması için Büyükşehir Belediyesi olarak bugüne kadar önemli tarım projelerini hayata geçirdiklerini ifade etti.

1,2 MİLYON LAVANTA TOPRAKLA BULUŞTURULDU

Konya genelinde ürün çeşitliliğini artırmak için kurak bölgelerde ve kıraç arazilerde örnek çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Başkan Altay, "Bu kapsamda Güneysınır ilçemizi pilot bölge olarak belirleyerek 1 milyon 700 bin lira maliyetle 687 bin metrekarelik alanda 1,2 milyon lavanta fidesini toprakla buluşturduk. Ayrıca Güneysınır Belediyemizle birlikte 150 bin metrekare alanda 280 bin adet lavanta fidesi dikilerek örnek bahçe uygulaması yaptık. Çiftçimiz arazisini sulamadan ciddi gelir elde etmiş olacak inşallah. Deneme ekimi gerçekleştirilen lavantalardan ilk seferinde elhamdülillah çok güzel sonuçlar almıştık. İkinci hasadımız da verimli geçiyor. Amacımız lavanta üretimini daha geniş alana yayarak hemşehrilerimize katkı sağlamak. Ayrıca lavanta balı ve lavanta turizmiyle de bölgede turizm faaliyetlerini canlandırmak istiyoruz." dedi.

DAMITMA TESİSİMİZDE LAVANTA YAĞI ÇIKARILIYOR

Başkan Altay, KOP Bölge Kalkınma İdaresi desteğiyle inşa ettikleri lavanta damıtma tesisinin de hizmete girdiğini hatırlatarak, "Lavantanın en önemli ekonomik değerini oluşturan lavanta yağı bu sezon ilk defa damıtma tesisimizde çıkarılıyor. Bu hasat döneminde 5-6 ton civarında lavantanın işlenerek yağ elde edilmesini bekliyoruz. Dekar başına 4 ila 12 litre arasında yağ elde edilen lavantadan çıkarılan yağ miktarı kadar kalitesi de çok önemli. Tüm dünyada çok kıymetli olan lavanta yağı özellikle; ilaç sanayi, kozmetik sanayi, gıda ve temizlik sanayi olmak üzere birçok alanda kullanılıyor." ifadelerini kullandı.

LAVANTA FİDESİ DİKİM MAKİNASI DA VERİLDİ

Konya Büyükşehir Belediyesi ayrıca modern tarım tekniklerinin uygulanması ve işçiliğin azaltılması amacıyla çiftçiye son derece kolaylık sağlayan lavanta fidesi dikim makinasını da Güneysınır'a kazandırdı. Bu sayede çiftçilerin zamandan tasarruf etmesini sağlayarak işçilik maliyetlerindeki yükünü de azaltılmış oldu.

LAVANTA FİDESİ ÜRETİYORUZ

Konya Büyükşehir Belediyesi'nin Hatıp bölgesinde kurduğu 40 bin metrekarelik tıbbi aromatik bitki bahçesi içindeki 10 bin metrekare alana da 25 bin adet lavanta fidesi dikildi. Burada üretilecek lavanta fideleri desteklemeler kapsamında üreticiye dağıtılarak fide maliyetinin azaltılması sağlanacak.

Büyükşehir, kırsal bölgelerde ürün çeşitliliği oluşturma hedefi doğrultusunda Yalıhüyük, Derbent, Çeltik ve Sarayönü ilçelerinde de 5'er dekarlık alanda tıbbi aromatik bitki ekimi denemeleri yapıyor.
12 Temmuz 2021 Pazartesi

Çilekte Absisik Asit (ABA) Eksikliği

Detay:

Absisik asit, uyku halinin (dormansi) devamlılığını sağlayarak tohumların çimlenmesini engeller. Absisik asit, tohum ve tomurcuk dormansisi, yaşlanma, embriyo gelişimi, meyve gelişimi, meyve olgunlaşması, tohum çimlenmesi, çiçeklenme, iyon-su taşınımı gibi birçok fizyolojik olayda görev almaktadır. Son yıllarda çilekte sıkça absisik basit eksikliğine rastlanmaktadır. 

Bitkilerde absisik asit eksikliği durumunda uygun olmayan ortamda tohum çimlenmesi gerçekleşmektedir. Yine eksiklikten kaynaklı filizlerde büyümeler devam etmektedir. Absisik asit eksikliğinde tohum uygun ortam bularak, meyve içerisinde zamanından önce çimlenme gerçekleştirir.

Tarımda 🌳🌳 Kalsiyum Sülfat kullanımı ve faydaları

Detay:

Kalsiyum sülfat bir toprak düzenleyicidir.

Suyu gördükten sonra toprakta ortalama 10 gün sonra çözünmeye başlar. 1 dekara ortalama 80-100 kg sonbaharın yada baharla beraber toprağa karıştırılır.

Kalsiyum Sülfatın Faydaları
    • Besin elementlerinin alımını hızlandırır.
    • Bünyesinde bulunan kükürt sayesinde verim artışı sağlar.
    • Tuzlu topraklarda iyon değişimi sağlayarak tuzu topraktan uzaklaştırır.
    • Ürün kalitesini artırır, ürünlerde raf ömrünü uzatır.
    • Toprakları kabartır su tutma kapasitesini önemli ölçüde artırır.
    • Toprak işlemede sağladığı kolaylıktan ötürü, tarım makinelerinizin yakıt tasarrufunda büyük rol alır.
    • Topraktaki fazla rutubetin bertaraf edilmesi sonucunda çok önemli mantari hastalıkların azaltılmasında etkin rol oynar.
    • İçeriğindeki kükürt sayesinde bitkilerin hastalık ve zirai zararlılarına karşı direncini artırır.
    • Yüzeye uygulanan kalsiyum sülfat, toprağa iner ve kök büyümesinin artmasını sağlar.
    • Tuzlu ve sodyumlu (alkali, çorak) toprakların ıslahına yardımcı olur. Toprağın pH'ını düzenler.

Konya Büyükşehir Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı
1 Temmuz 2021 Perşembe

​Kuruçay Mahallesi’nde “Kuruçay Bal Ormanı” için start verildi

Detay:

KONYA (AA) – Konya'nın Ahırlı ilçesi Kuruçay Mahallesinde, Kuruçay ve Gölcük Yaylası arasında bulunan 20 hektarlık orman arazisi üzerine kazandırılan bal ormanı projesinde çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte 100 yıldır Toroslar'da üretilen Kuruçay Balının üretimi hane gelirleri daha da artacak ve marka haline gelecek.

Kuruçay köyünde yapılan yatırımlar ve eğitimler bal üretiminin her geçen gün daha da arttığını, bal ormanının tamamlanmasıyla birlikte Kuruçay'da bal üretiminin daha da artacağını belirten Kuruçay Köyü Muhtarı Sedat Büyükyavuz, "köyümüzde 100 yıldır süregelen arıcılık, günümüzde en yaygın yürütülen faaliyetlerin başında gelmektedir. Köyümüzün arıcılık sektöründe daha da iyi yerlere gelmesi için devletimizin destekleriyle çalışmalarımızı yürütüyoruz. Son olarak köyümüzün bal ormanına kavuşması ve ilçe sakinlerimizin arıcılık faaliyetlerini daha da etkin bir şekilde yürütebilmesi için Konya Orman Bölge Müdürlüğümüze yaptığımız başvuruyla birlikte bal ormanı projemizde çalışmalarımız başladı. Kuruçay mahallemiz ile Gölcük yaylamız arasında orman arazisi üzerinde 20 hektarlık alanda yürütülen çalışmaların kısa zamanda tamamlanmasını ve mahalle sakinlerimizin hizmetine sunulmasını bekliyoruz. Bunun yanında 10 hektarlık bir alanımıza bal ormanı yapılması için girişimlerimize devam edeceğiz" dedi.

Kuruçay mahallesinde 23 arıcıya ait 1500 kovan bulunduğunu, organik bir şekilde üretim yapıldığını sözlerine ekleyen Muhtar Büyükyavuz, konuşmalarını şu şekilde sürdürdü, "Köyümüzde üretilen organik ballar İstanbul başta olmak üzere farklı illerde oldukça rağbet görüyor. Bu çerçevede üretimimizi arttırmak, buna bağlı olarak da mahallelimizin hane gelirlerini arttırmak istiyoruz. Doğal bal üretimi için yegane çözümün bal ormanları olduğu bilinciyle çalışmaları devam eden bal ormanıyla birlikte inşallah bu konuda önemli mesafeler alacağız. Çünkü bal ormanımız, nektar ve polen bakımından zengin olan ıhlamur, kestane, akasya, yabani erik, kızılcık, üvez, muşmula, yabani elma ve lavanta gibi bitkiler yetiştirilecek. İlçemize ve mahallemize şimdiden hayırlı olmasını diliyor, bizlerden desteğini esirgemeyen Belediye Başkanımız İsa Akgül'e, İlçe Başkanımız Süleyman Özalp'a, Orman Genel Müdürlüğümüze, Konya Orman İşletme Müdürlüğümüze, Ağaçlandırma Şefliğimize, Ahırlı Orman İşletme Şefliğimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu..

 

 

Kaymakam Akın Tarımsal Projelerde İncelemelerde bulundu.

Detay:

Bozkır kaymakamı Muhammed Akın, Üçpınar Mahallemizde İlçe tarım ve orman müdürlüğümüzce projelendirilirken koordine edilen Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi Kapsamında % 70 hibeli olarak kurulan Hatice Arslan'a ait Mantar Serası ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığınca Desteklenen Bozkır Sera İle Hayat Buluyor Projesi kapsamında %70 hibeli olarak kurulan Emine Bülüç'e ait sebze serasını ziyaret etti.

Ziyaret kapsamında seralarda üretimi gerçekleştirilen ürünler hakkında bilgi alıp incelemelerde bulunan Kaymakam Akın, kadın üreticilerimizin ekonomik ve sosyal hayatın her alanında daha fazla rol alması için devlet olarak her zaman tüm imkanlarımızla yanlarında olduğumuzu belirterek tüm üreticilerimize kolaylıklar ve bereketli kazançlar diledi.
30 Haziran 2021 Çarşamba

​Atıl Arazilerde Üretim Yapıldı, Geliriyle İhtiyaç Sahiplerinin Yüzü Gülecek

Detay:

Konya Büyükşehir Belediyesi, Kulu ve Meram ilçesi Çomaklı Mahallesi'nde atıl durumdaki 1 milyon 500 bin metrekare araziyi üretime kazandırdı. Çomaklı Mahallesi'ndeki araziye ekilen yerli arpanın hasadını gerçekleştiren Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, tamamen susuz ortamda yetiştirilen arpadan toplam 140 bin kilogramlık mahsul elde etmeyi planladıklarını, üründen elde edilecek gelirin sosyal desteklemede kullanılacağını söyledi. Çomaklı Mahalle Muhtarı Hasan Dinç, "Burası atıl bir araziydi. Büyükşehir Belediye Başkanımızın destekleriyle verimli araziye dönüştürdük. İlaçlamasında, gübrelemesinde mahallemizin insanlarının emeği var. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımıza çok teşekkür ederim." dedi.

Konya Büyükşehir Belediyesi, Kulu ve Meram ilçelerinde mülkiyeti kendisine ait olan atıl durumdaki 1 milyon 500 bin metrekare araziyi üretime kazandırmak ve buradan elde edilecek geliri sosyal yardımda kullanmak üzere Türkiye'ye örnek bir çalışma yürütüyor.

Meram Çomaklı Mahallesi'ndeki arazide ekimi yapılan arpanın hasadını gerçekleştiren Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi'ne ait atıl durumdaki arazileri tarıma kazandırmak için öncelikle arazilerin envanterini çıkardıklarını, ardından il sınırları içindeki tüm arazilerde ekim işlemi yaptıklarını söyledi.

TARIMDA EN ÖNEMLİ ÖNCELİĞİMİZ YERLİ VE MİLLİ TOHUM KULLANMAK

Başkan Altay, "Çomaklı Mahallemizde ilk ekimi 2020 yılının Kasım ayında gerçekleştirmiştik. Tarımda en önemli önceliklerimizden birisi yerli ve milli tohum kullanmak. Burada da Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitü tarafından geliştirilmiş 'Larende arpa' tohumunu kullandık. Ekim işlerini yaparken arazilerimizin hem hazırlanması hem gübrelenmesi hem de tohumun toprakla buluşturulması işlemlerinde bölgedeki çiftçilerimizden destek aldık. Böylece çiftçilerimizi de sisteme dahil etmiş olduk." ifadelerini kullandı.

TAMAMEN SUSUZ ORTAMDA ÜRÜN YETİŞTİRİLDİ

Çomaklı'da hasat yapılan 700 bin metrekarelik alandan toplam 140 bin kilogramlık mahsul elde etmeyi planladıklarını aktaran Başkan Altay şöyle devam etti: "Burada tamamen susuz ortamda bir ürün yetiştirildi. Böylece inşallah yaşamayız ama ağır bir susuzluk durumunda da bölgede yetişebilecek ürünle ilgili bir Ar-Ge çalışması yürütmüş oluyoruz. Bu yıl kuraklık şartlarından dolayı 200 kilogramlık bir rekolte beklentimiz var. Ürünler işlendikten sonra depoya sevk edeceğiz. Lisanslı depoda depolanacak. Ticaret Borsamıza da desteğinden dolayı teşekkür ediyorum."

GELİRİ SOSYAL YARDIMDA KULLANILACAK

Başkan Altay, elde ettikleri ürünün tamamını sosyal yardımda kullanacaklarını, Konya Büyükşehir Belediyesi olarak tarımla uğraşmaya, tarımda öncü olmaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi.

MAHALLE MUHTARINDAN BAŞKAN ALTAY'A TEŞEKKÜR

Çomaklı Mahalle Muhtarı Hasan Dinç, "Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay'ın katkılarıyla burada kuru tarım denemesi yapıldı ve arpa ektik. Cenab-ı Allah ne kadar yağmur verdiyse o kadar oldu. Herhangi bir sulama yapılmadı. Çok güzel de verim alındı. Burası atıl bir araziydi. Büyükşehir Belediye Başkanımızın destekleriyle verimli arazilere dönüştürdük. Buradaki ürünler sosyal yardımlarda kullanılarak tekrar geri dönüşüm sağlanacak. Özellikle ilaçlamasında, gübrelemesinde mahallemizin insanlarının emeği var. O insanlar da ekonomiye katkı sağladı. Bölgemizin insanı faydalandı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımıza çok teşekkür ederim." şeklinde konuştu.

KURAK DÖNEMLERDE ÜRÜN ALABİLDİĞİMİZİ GÖRDÜK

Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi bünyesinde görevli Ziraat Mühendisi Muhammet Özen, atıl durumda bulunan tarımsal alanlardaki üretim yapılmayan yerlerde ürün ektiklerini belirterek, "Burada da kurak şartlarda arpa yetiştiriciliği yapıyoruz. Özellikle yerli tohum kullandık. Çünkü mevsimsel olarak en kıraç ve kurak yıllarından bir tanesini yaşıyoruz. Burada en kıraç yıllarda verimimiz düşük olduğunda, ülke ekonomisine ne kadar katkı sağlamamız gerektiği açısından bir deneme yaptık aslında. Şu an için kurak dönemlerde ürün alabildiğimizi gördük." diye konuştu.

Konya Büyükşehir Belediyesi, Meram İlçesi Çomaklı Mahallesi'ndeki 700 bin metrekare arazinin yanı sıra Kulu ilçesinde de yine atıl durumda bulunan 800 bin metrekare arazide nohut ekimi yaparak bölgeyi ekonomiye kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor.

26 ürüne açıkta satış yasağı geliyor

Detay:

Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, 26 ürüne açıkta satma yasağı geliyor. Aralarında çilek, dut, erik, incir, kayısı ve kiraz gibi meyvelerin de olduğu 26 ürün için getirilen yeni düzenleme 1 Temmuz 2022'de yürürlüğe girecek.

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan 'Sebze ve Meyvelerin Toptan ve Perakende Ticaretinde Uyulması Gereken Standartlar Hakkında Tebliğ' Resmi Gazete'de yayımlandı. Yayımlanan tebliğe göre, sebze ve meyvelerin ambalajlanarak taşınmasında, depolanmasında ve perakende satışa sunulmasında uyulması gereken standartlar belli oldu.

1 TEMMUZ 2022'DE YÜRÜRLÜĞE GİRECEK

1 Temmuz 2022'de yürürlüğe girecek olan tebliğe göre, malların ambalajlanmasında tek kullanımlık veya tekrar kullanılabilir ambalajlardan yararlanılabilecek.

Mallar, uygun şartlarda korunup taşınması sağlanacak şekilde ambalajlanacak. Ambalajlar bütün yabancı maddelerden arındırılacak.

EN FAZLA 30 KİLOGRAM AĞIRLIĞINDA OLACAK

Tekrar kullanılabilir ambalajlar her kullanımda gıda güvenilirliğine uygun olarak dezenfekte edilecek. ve dolu ambalajlar en fazla 30 kilogram ağırlığında olacak.

AÇIK ALANDA SATIŞI YASAKLANAN 26 ÜRÜN

Soğuk zincire tabi ürünler ahududu, böğürtlen, çilek, dut, erik, Frenk üzümü, incir, kabak çiçeği, kayısı, kızılcık, kiraz, kuşkonmaz, mango, mangostan, mantar, yaban mersini, nekdarin, çarkıfelek, ejder meyvesi, soya filizi, şeftali, Trabzon hurması, üzüm, vişne, yeni dünya ve zerdali olarak belirlendi.

Soğuk zincire tabi ürünler, soğutulduktan sonra paket kullanımına uygun frigorifik araçlarla taşınacak ve büyük mağaza ve zincir mağazalarda kapalı alanların dışında satılamayacak.

YIL BOYUNCA AÇIK ALANDA SATILABİLECEK ÜRÜNLER

Büyük mağaza ve zincir mağazalarda yıl boyu açık alanda satılabilecek ürünler balkabağı, beyaz lahana, karpuz, kavun, kestane, taze mısır, muz, taze nohut, patates, kuru sarımsak, kuru soğan, tatlı patates, üvez, yer elması, yeşil kabuklu fındık, zencefil ve badem olarak listelendi.

Greyfurt, limon, mandalina, nar, portakal, turunç, elma, armut ve ayva ise ekim-mart döneminde açık alanda satılabilecek.

Diğer mallar ise belirtilen aylarda olumsuz hava koşullarından etkilenmeyecek şekilde gerekli tedbirlerin alınması kaydıyla kapalı alanların dışında da satılabilecek.
29 Haziran 2021 Salı

​ÇKS kaydı için son gün 30 Haziran 2021

Detay:

TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-"ÇKS kaydı yaptırmayan çiftçiler; destek, tarım sigortası ve düşük faizli krediden yararlanamıyor"

-"Çiftçilerimizin mağdur olmamaları için ÇKS kaydı yaptırmaları önemli"

-"ÇKS kaydı yaptıran çiftçi sayısında son yıllarda azalma yaşanıyor"

-"2003-2020 yılları arasında ÇKS kaydı yaptıran çiftçi sayısında yüzde 23,6, ÇKS'ye kayıtlı tarım alanlarında ise yüzde 10 azalma olmuştur"


ANKARA- 19.06.2021- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvuruları, 30 Haziran 2021 tarihinde sona erecek. ÇKS kaydı yaptırmayan üreticilerimiz, desteklerden yararlanamıyor, tarım sigortası yaptıramıyor ve düşük faizli kredi kullanamıyor" sözleriyle çiftçilerin mağduriyet yaşamamaları için uyarılarda bulundu.  

ÇKS kaydı yaptıran çiftçi sayısının son yıllarda azaldığının altını çizen Bayraktar, "Ülkemizde ÇKS'ye kayıt yapılabilecek 23 milyon hektar tarım alanı bulunmasına rağmen, 2020 yılında ÇKS kaydı 15 milyon hektarla sınırlı kaldı" diyerek yıllar içerisindeki ÇKS kayıtlarıyla ilgili şu bilgileri paylaştı:

"2003 yılında 2 milyon 765 bin çiftçi ÇKS kaydı yaptırırken, 2010 yılında 2 milyon 318 bin çiftçi, 2020 yılında ise 2 milyon 111 bin çiftçi ÇKS kaydı yaptırmıştır. 2003-2020 yılları arasında ÇKS kaydı yaptıran çiftçi sayısı yüzde 23,6 azalmıştır. Benzer şekilde 2003 yılında 16,7 milyon hektar, 2010 yılında 15,6 milyon hektar, 2020 yılında ise 15 milyon hektar alan ÇKS kaydına alınmıştır. Bu verilere göre 2003-2020 yılları arasında ÇKS'ye kayıtlı tarım alanlarında yüzde 10 oranında azalma olmuştur."

"ÇKS kaydı yaptırmayan çiftçiler, tarımsal desteklerden faydalanamıyor"

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, tarımsal faaliyete devam ettikleri hâlde çeşitli nedenlerle ÇKS kaydı yaptıramayan çiftçilerin karşılaşacakları mağduriyetleri de şöyle sıraladı:

"ÇKS başvurusunu yaptırmayan üreticiler yıl içerisinde mazot, kimyevi gübre, yem bitkileri ve prim uygulamaları gibi desteklemelerden yararlanamamakta, düşük faizli kredi kullanamamakta, TMO gibi kurumlara ürün verememekte, devlet destekli tarım sigortasına başvuramamaktadır. Uygulanan desteklemelerin yanı sıra yıl içerisinde yaşanması muhtemel herhangi bir doğal afet sonucu meydana gelen zarar doğrultusunda kredi borçlarının ertelenmesi veya afet sonrası yapılacak her türlü tarımsal desteklerden faydalanamamaktadır. Bu nedenlerle çiftçilerimizin mağdur olmamaları için ÇKS başvurularını ertelemeden mutlaka yaptırmaları gerekmektedir."

2020-2021 tarımsal üretim yılında yaşanan kuraklığı da hatırlatan Bayraktar, bu yıl kuraklıktan etkilenen buğday, arpa, yulaf, çavdar, nohut ve mercimek üreticilerine de verim kayıplarına göre dekar başına 100 liraya kadar doğrudan ödeme yapılacağını belirtti. Bayraktar, ÇKS'ye kayıtlı olmayan çiftçilerin bu destekten yararlanamayacaklarını da hatırlatarak ÇKS kayıtlarının önemini vurguladı.  

Çiftçilerin son haftada yaşanabilecek yoğunluğu göz önünde bulundurarak kayıtlarını bir an önce yaptırmalarında fayda olduğunu belirten Bayraktar, ÇKS başvurularının Ziraat Odalarından alınan çiftçi belgeleri ve diğer istenen belgelerle il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerine yapılabileceğini sözlerine ekledi.

​Konya'da Ziraat Odaları Başkanlarından Baskı açıklaması

Detay:

Konya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanlığından basın açıklaması

Geçtiğimiz günlerde yerel bir televizyon kanalında eski başbakanlarımızdan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Ahmet Davutoğlu'nun Ziraat Odalarına isnat ederek yapmış olduğu ''Ziraat Odalarının siyasi baskıdan dolayı kendilerinin toplantılarına katılamadığı'' şeklinde talihsiz bir açıklama yapması bizleri derinden üzmüştür. 

Kaldı ki Sayın Davutoğlu bakanlık ve başbakanlık dönemlerinde Ziraat Odaları ile bir görüşme veya toplantı yapmamıştır. Her siyasi görüşten üyesi bulunan Ziraat Odaları olarak; tarımın siyasete alet edilmesine karşı olduğumuzu beyan ederiz.

 Konya Ziraat Odaları Adına
 Murat YAĞIZ
Merkez Meram Ziraat Odası Başkanı
28 Haziran 2021 Pazartesi

Büyükşehir Belediyesi 2022 %50 Hibe desteği başvuruları başladı.

Detay:

Tarımsal Destekleme Başvuruları başladı.
2022 YILINDA %50 Hibe Desteği 

Müracaat Tarihleri
1-31 TEMMUZ 2021

Destekleme Kapsamında ki ürünler;
Elma, Aronya, Ceviz, Asma, Badem, Macar, Figi, Yonca, Adaçayı, Korunga ve Kekik

Müracaat sahibi 18 yaşını doldurmuşrnus olmalı, CKS Kayıt belgesi olmalı, 
Konya il sınırları içinde ikamet ediyor olmalı.

Müracaat dilekçenizi ve ÇKS belgesini Konya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığına, İlçe Belediyelerine veya Muhtarlıklara teslim edebilirsiniz.
24 Haziran 2021 Perşembe

Üzümlerde Yaz (Yeşil) Budaması

Detay:

🍇🍇 Yaz (Yeşil) Budaması

Asmaların yapraklı olduğu dönemlerde yapılan budamalara yeşil budama veya yaz budaması denir.

Amaç; 
    • Verime katkı sağlamayan kısımların çıkarılması
    • Asmaların daha iyi havalanması ve güneşlenmesi
    • Hava akımının daha iyi olduğu asmalarda hastalık ve zararlı görünme oranının düşmesidir. 
Yapılması Gereken Uygulamalar:
    • Filiz (Obur) Alma: Salkımsız sürgünlerin temizlenmesi
    • Uç Alma (Tepe Alma): Kollarda en son salkımdan 40-50 cm sonrasının alınması
    • Koltuk Alma: Yaprak diplerinde çıkan sürgünlerin alınması
    • Yaprak Alma: Özellikle salkıma gölgelik sağlayan yaprakların bırakılması onun dışında salkım çevresindeki yaprakların koparılması
    • Salkım Seyreltmesi: Salkım çok büyük ise veya sürgünde çok fazla salkım varsa dengeli olarak azaltılır
    • Bilezik Alma: Asma gövdesinde veya kolunda kabuk dokusundan çok küçük parça halinde yara açmak.

Konya Büyükşehir Belediyesi Tarım Müdürlüğü
10 Haziran 2021 Perşembe

Bölgemiz için Kuvvetli Yağış Uyarısı

Detay:

Konya'da Beklenen Sağanak ve Gök Gürültülü Sağanak Yağışa Dikkat!

Son radar verileri ve meteorolojik değerlendirmelere göre; önümüzdeki 2 saat süresince Konya çevrelerinde görülecek sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların yerel olarak kuvvetli olması beklendiğinden meydana gelebilecek ani sel, su baskını, dolu, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır. 

Başlama-Bitiş Zamanı 10.06.2021 14:10-10.06.2021 16:00 
9 Haziran 2021 Çarşamba

Konya Büyükşehir’den Modern Arıcılığa Destek

Detay:

Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya genelinde arıcılığı geliştirerek bal üretiminin artırılmasını ve kırsal kalkınmanın büyümesi hedefiyle Konya Arı Yetiştiricileri Birliği üyesi olan ve daha önce müracaat eden 447 üreticiye bu yıl ikinci kez yüzde 50 hibe destekli modern arıcılık ekipman desteğinde bulundu. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, sadece bu yıl bal üreticilerine verilen desteğin 2 milyon lirayı bulduğunu belirterek, Konyalı çiftçiye destek olmaya devam edeceklerini söyledi.

Konya Büyükşehir Belediyesi, arıcılığın gelişmesi için Konya Arı Yetiştiricileri Birliği üyesi olan ve daha önce müracaat eden şehir genelindeki bal üreticilerine "Modern Arıcılık" projesi kapsamında arıcılık ekipman desteğini sürdürüyor.

Büyükşehir Belediyesi Mevlana Kültür Merkezi'nde bal üreticilerine bu yıl ikinci kez ekipmanlarını teslim eden Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, tarımsal ve hayvansal üretimle uğraşan çiftçilere desteklerinin sürdüğünü ifade etti.

Yeni Büyükşehir Yasasıyla birlikte tarıma 277 milyon liralık destekte bulunduklarını kaydeden Başkan Altay, şöyle devam etti: "Bugün de bal üreticilerimize güneş paneli, bal dinlendirme kazanı ve bal sağım çadırlarını hediye ediyoruz. Böylece sadece bu yıl bal üreticilerimize verdiğimiz destek 2 milyon lirayı buluyor. Amacımız insanlarımızın gelirlerini artırmak; işçilik maliyetlerini düşürmek. Göksu Taşeli Projesi kapsamında Bozkır'a bal dolum tesisi kazandırıyoruz. Ayrıca, Büyükşehir olarak Güneysınır'a 1.2 milyon fide vererek lavanta bahçesi inşa ediyoruz. Lavanta balının da bölgede marka olmasını amaçlıyoruz. Çiftçimize destek olmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi 'Üretim Sizden Destek Büyükşehir Belediyemizden.' Hayırlı, uğurlu olsun."

Konya Arı Üreticileri Birliği Başkanı Veyis Önder ise, "Biz ülke için varız. Herkesin üretmesi lazım. Üretmek için de yatırım yapmak lazım. Bu anlamda en büyük katkıyı da bize Konya Büyükşehir Belediyesi yapıyor. Çok teşekkür ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Konya Büyükşehir Belediyesi, "Modern Arıcılık" projesi kapsamında daha önce başvurularını aldığı 31 ilçe, 321 mahallede 447 üreticiye bu yıl ikinci kez yüzde 50 hibe destekli arıcılık ekipman desteğinde bulundu. Büyükşehir, Konya'nın en uçta mahallesi bile olsa müracaat eden tüm bal üreticilerine ücretsiz eğitim ve teknik destek de veriyor.

Konya arıcılıkta; 1.029 işletme sayısı, 120.000 adet kovan sayısı ve ortalama 1.200 ton yıllık bal üretimi ile Türkiye'de önemli bir yere sahip.
8 Haziran 2021 Salı

Konya Büyükşehir’den Üreticiye Damızlık Koç Desteği

Detay:

Konya Büyükşehir Belediyesi, küçükbaş hayvancılıkta Türkiye'de önemli bir yere sahip olan Konya'da hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla daha önce başvurularını aldığı üreticilere yüzde elli hibe destekli damızlık koç desteğinde bulundu. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, kırsalda yaşayanların gelirlerini artırmak için yoğun bir çaba içerisinde olduklarını belirterek, "İnşallah bu destekle birlikte üretimin daha da artmasını, kalitenin yükselmesini hedefliyoruz." dedi.

Konya Büyükşehir Belediyesi, küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin desteklenmesi amacıyla daha önce 31 ilçeden başvuruları alınan yüzde 50 hibeli damızlık koçları üreticilere teslim etti.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya'nın küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde Türkiye'nin en önemli illerinden birisi olduğunu söyledi. Belediye olarak kırsalda yaşayanların gelirlerini artırmak için yoğun bir caba içerisinde olduklarını vurgulayan Başkan Altay, "Özellikle tarım ve hayvancılıkla ciddi desteklerde bulunuyoruz. 2014 yılından itibaren sadece bu alanda verdiğimiz destek 67 milyon liraya ulaştı. Konya, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde Türkiye'nin en önemli illerinden birisi. 2 milyon 840 bin küçükbaş hayvana sahibiz. 31 ilçemizde en az 3 yıl bu işle uğraşan ve en az 25, en fazla 100 koyunu olan vatandaşlarımızın başvuruları değerlendirildi. Yüzde 50 hibe desteğiyle daha önceden Konya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği tarafından üretilen koçlarımızı ailelerimize hediye ediyoruz. İnşallah bunlarla birlikte üretimin daha da artmasını, kalitenin yükselmesini hedefliyoruz. Amacımız tarımla, hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın gelirini artırmak. Bunu da bilimsel yollar ile yapmak. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Çiftçilerimize hayırlı olsun." dedi.

BİRLİK BAŞKANINDAN VE ÜRETİCİLERDEN TEŞEKKÜR

Konya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fettah Öztürk ve koç desteğinden faydalanan üreticiler de verdikleri destekten dolayı Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'a teşekkür etti.

BÖLGEYE UYGUN OLAN IRKLAR TERCİH EDİLDİ

Küçükbaş hayvancılığın gelişmesinde birçok faktör ön planda olmasına rağmen, koyunlarda et, süt ve yavru verimini artırmak, yapağı/tiftik kalitesini yükseltmek için öncelikle sürülerde kullanılacak olan damızlık koçlar önem arz ediyor. Büyükşehir Belediyesi'nin verdiği ve sürülerde kullanılacak koçlar üstün verimli, ıslah çalışması yapılmış, hastalıklardan ari bölgemize uygun olan Merinos ve Akkaraman ırklarından tercih edildi.
4 Haziran 2021 Cuma

KOP VE MEVKA’DAN ÇİFTÇİNİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRECEK YENİLİKÇİ PROJE

Detay:

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mevlâna Kalkınma Ajansı (MEVKA) ve Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi iş birliği ile Alibeyhüyüğü Sulama Kooperatifi tarafından yürütülecek "Yeraltı Sularında Su ve Enerji Revizyonu Projesi" için imzalar atıldı.

Türkiye'nin toplam tarım alanlarının yüzde 12'sine sahip olan Konya Kapalı Havzasında çiftçilerin en önemli girdi maliyetlerinden olan enerji masraflarının azaltılması ve su tasarrufu sağlanmasını amaçlayan pilot proje MEVKA ve KOP işbirliği ile Alibeyhüyüğü Sulama Kooperatifi sahasında hayata geçirilecek.

Proje kapsamında yeraltından su temininde kullanılmakta olan düşük verimli pompa-motor aksamları; elektrik akımı ve sulama sistemindeki değişimlere göre motor devrini kendi kendine ayarlayarak elektrik tüketimini ve bakım masraflarını en aza indiren, sistemin reaktif konuma geçmesini engelleyen, su tüketimini ölçen ve kontrol edebilen aynı zamanda kuyulara uzaktan erişim imkânı sunan sistemler ile değiştirilecek.

Atılan imzaların ardından proje ile ilgili değerlendirmelerde bulunan KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Mahmut Sami Şahin, "Küresel iklim değişiklikleri ile beraber Dünya'da yaşanan kuraklık bölgemizde de ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Özellikle Konya Bölgesi'nde tarımda yeraltı suyu kullanım oranı %60 seviyelerine ulaşmış durumda. Kaynakların en etkin ve verimli kullanılabilmesi, enerji tasarrufunun ve tarımda sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi, pompalardaki enerji kayıplarının en aza indirilmesi amacıyla KOP Bölge Kalkınma İdaremizin Mali Destek Programı kapsamında Mevlana Kalkınma Ajansı ve Alibeyhüyüğü Sulama Kooperatifi arasında oluşturulan protokol çerçevesinde uygulanacak proje ile çiftçilerimizin üretim süreçlerindeki en büyük girdiyi oluşturan enerji maliyetini azaltacak bir protokolün imzalarını bugün atmış bulunuyoruz. Dolayısıyla enerji verimliliğine katkı sağlayacak bu projenin yaygınlaştırılabilmesi adına bir deneme uygulaması olarak sahada neticelerini en kısa sürede almayı ümit ediyoruz. Beklediğimiz neticeler alındıktan sonra bu projenin tüm bölgeye uygulanmasıyla birlikte özellikle bölgedeki yeraltı suyunun daha verimli ve tasarruflu kullanılmasına katkı sağlamasını ümit ediyor, projenin hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

Akabinde konuşan MEVKA Genel Sekreteri İhsan Bostancı da, "Ülkemizin en önemli cari açık bileşenlerinden biri hepimizin malumu olduğu üzere enerji, hatta ilk sırada yer alıyor. Bu cihetle enerji verimliliği ile ilgili yapılacak çalışmalara ayrı bir önem vermemiz gerekiyor. Bu noktada özellikle son dönemlerde yaşanan kuraklıkla beraber, tarımsal üretimde yeraltı suyuna olan bağımlılığımız bir derece daha artmış durumda. Bölgemizde özellikle Konya Kapalı Havza'sında sulamanın önemli bir kısmı yeraltı sularından sağlanıyor. Bu da aynı zamanda kuyulardan su temin edilmesini sağlayan pompaların ciddi bir enerji tüketmelerime sebep oluyor. Bu da maliyetler açısından tarımsal ürünlerin fiyatlarına doğrudan yansıyan bir bileşen. Bugün protokolünü imzaladığımız bu proje, çiftçilerimizin üzerindeki enerji maliyeti yükünü azaltabilmek amacıyla uygulayacağımız pilot bir proje. Proje kapsamında Alibeyhüyüğü Sulama Kooperatifi tarafından tespit edilen enerji tüketimi yüksek su kuyuları revize edilerek otomasyon sistemleri kurulacak. Bu sayede, söz konusu kuyularda kullanılan enerji miktarının azaltılması ve kullanılan suyun ölçümünün ve takibinin yapılarak bitkinin ihtiyacı kadar suyun verilmesi sağlanarak suyun daha verimli kullanılması temin edilecektir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) 2019 yılı elektrik sektör raporuna göre Konya-Karaman Bölgesi'nde tarımsal sulamada tüketilen toplam elektrik miktarının yaklaşık 1,5 Milyar KWh olarak gerçekleştiği ve bu tüketimin güncel fiyatlar ile karşılaştırdığımızda ise yaklaşık 1,35 Milyar Türk Lirası'na karşılık geldiği göz önünde bulundurulduğunda tarımsal sulamada tüketilen elektrik giderlerinde sağlanacak %1'lik bir tasarrufun bile ne derece önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Bu proje ile uygulayacağımız sistemin denemelerinde %30'lar mertebesinde tasarruf sağlanan kuyuların olması projenin önemini bir kat daha artırmaktadır. Bu doğrultuda Ajans olarak, işbirlikleri için Alibeyhüyüğü Sulama Kooperatifi'ne ve destekleri için de KOP İdaremize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Son olarak söz alan Alibeyhüyüğü Sulama Kooperatifi Başkanı Ali Işık ise "Kooperatifimizde daha önce bir adet kuyumuzda denemiş olduğumuz akıllı pompa sisteminin bölgemize ne kadar yararlı olduğunu daha önce gördük. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz proje kapsamında ise bugün toplam 23 kuyuyu kapsayacak akıllı pompa sisteminin uygulanmasına yönelik protokolü imzalamış bulunuyoruz. Uygulanacak proje ile hayata geçirilecek akıllı pompa sistemi sayesinde en az %20'ye yakın elektrik ve su tasarrufu sağlanacağına inanıyoruz. Desteklerinden dolayı KOP Bölge Kalkınma İdaremize ve Mevlana Kalkınma Ajansımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.    

26 Mayıs 2021 Çarşamba

Bozkır Ziraat Odası Slaj (Mısır) Ekimine başladı.

Detay:

Bozkır Ziraat Odası Başkanlığı İktisadi işletmesine temin ettiği Slaj (Mısır) Ekim ekipmanı ile çiftçilere hizmet vermeye başladı. 

İlk olarak Sarıoğlan bölgesinde çiftçilerin tarlalarında kullanım denemesi yapılan ekipman Bozkır Ziraat Odası faaliyet alanı olan Bozkır Ahırlı ve Yalıhüyük bölgesindeki tüm çiftçilerin hizmetinde. 

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ziraat Odası başkanı Ali Öztürk "Bozkır Ziraat Odası olarak çiftçilerimize hizmet verebilmek için gün gün ekipman sayımızı artırıyoruz. 

Yakın zamanda teminini sağladığımız Slaj (Mısır) Ekim ekipmanı ile büyük alanlara Slaj ekimi gerçekleştirecek çiftçilerimiz Odamızın telefonu 0 332 426 23 30 numarayı arayarak bilgi alıp randevu oluşturarak bu ekipmanımızı ve diğer tüm ekipmanlarımızı Odamızın Hizmet Traktörü İle beraber kullanabilirler" dedi. 

1750 Rakımda Pepino üretimi için Taşkırma Makinası ile hazırlıklar yapılıyor.

Detay:

Konya'nın Bozkır ilçesine bağlı Sorkun mahallesinin yaylasında 2000 Rakımda pepino üretimi için Bozkır Ziraat Odası Taş Kırma Makinesiyle ekim alanında hazırlık çalışmaları yapılıyor.  


Sorkun yaylasında 1750 rakım üzerinde Pepino üretimi gerçekleştiren Mehmet Akgül bölgeyi seven Pepino'nun bölgeyi sevdiğini belirterek 2021 üretim sezonu için yaylada ekim çalışmalarına başladı.  

Pepino üretimi için kullanılan alanın toprağının veriminin artırılması için Bozkır Ziraat Odasına ait Taş kırma makinasını kullanarak arazideki taşların temizlenmesini gerçekleştirildiğini belirten Akgül yaptığı açıklamada "Anavatanı Güney Amerika olan tropikal meyve türü pepinonun ilk deneme üretimleri sonrasında 2019'da ilk verimi aldık ve bu meyve türü bölgemizi çok sevdi.  


Özellikle Şeker hastalarının da rağbet gösterdiği bu ürünün bölgemizde üretimini gerçekleştirdikten sonra çok fazla üretici bu ürünü ekerek birim alandan kaldırdıkları ürünlerin gelirini bu ürünü ekerek artırdılar. Bu bir üretici olarak bizi de mutlu ediyor.  

2021 üretim sezonunun yayla sezonu için ekim dikim çalışmalarına başlamadan önce Bozkır Ziraat Odasından temin ettiğimiz Taş Kırma makinası ile tarlamızın daha kullanışlı hale getirilmesini sağlıyoruz.  

Pepino üretimimizi yaylada yaptığımız için üretim için fidelerimizi temin ettik yakın zamanda tarla tesviyemiz bittikten sonra fidelerimizi toprakla buluşturacağız.  

Özellikle hafta içi ve hafta sonu ayrımı gözetmeden ekipmanlarını biz çiftçilerimize sunan Bozkır Ziraat Odasına teşekkür ederim. Bu ekipmanları kullanarak başka çiftçilerimize de bu araçların faydalarını göstermek istiyorum. Bölgemizdeki üreticilerimiz bir şeyi uygulamak için öncesinde gözlemlenmesini seviyor.  

Bozkır Ziraat Odasından kiraladığımız bu taş kırma makinasıyla ekim alanımızı ter temiz yaptık ve diğer çiftçilerimize örnek olduk. Yeni sezonda verimin daha da yükselmesi ile daha fazla çiftçimizin bu ekipmanlardan faydalanacağını düşünüyorum" dedi.

Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali Öztürk'te yaptığı açıklamada "Odamızın yönetimine geldiğimiz günden itibaren çiftçilerimize hizmet edebilmek adına makine ekipman projeleri geliştirdik ve odamıza aldığımız traktörümüz için projelerle Taşkırma makinası, Biçerdöver ve Slaj makinası gibi bölgemiz çiftçilerinin talep ettiği ekipmanları çiftçilerimize tedarik ediyoruz.  

Ekipmanlarımızı çiftçilerimizin talepleri doğrultusunda hafta içi ve hafta sonu mesai güdülmeksizin çiftçilerimize sunuyoruz. Bozkır, Ahırlı ve Yalıhüyük hizmet bölgemizdeki tüm çiftçilerimiz makine ve ekimanlarımızı odamızla görüşerek planlamalar çerçevesinde kiralayabilirler. Çiftçimizin ürünü bereketli olsun inşallah" dedi.  





20 Mayıs 2021 Perşembe

Bölgemiz için Kuvvetli Rüzgar Uyarısı

Detay:

Yapılan son değerlendirmelere göre; yarın (Cuma) sabah saatlerinden sonra rüzgarın, bölgemiz genelinde (Konya, Karaman, Aksaray, Niğde) batı ve güneybatı yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına (40-80 km/sa) şeklinde esmesi beklendiğinden ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Başlama-Bitiş Zamanı
21.05.2021 10:00 - 21.05.2021 18:00

Oluşması Muhtemel Riskler
Ağaç veya Direklerin Devrilmesi - Çatı Uçması - Ulaşımda Aksamalar

Uyarı Yapan Merkez: Meteoroloji 8.Bölge (Konya) Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi (BTUM)
7 Mayıs 2021 Cuma

Bayraktar Buğdayda kuraklıktan dolayı rekolte kaybı 2 milyon ton

Detay:

Bayraktar, "TZOB 2020-2021 Tarımsal Üretim Dönemi Kuraklık Risk Tahmin Raporu"nu açıkladı 06-05-2021 09:12

Kuraklık Raporu

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar:

-"Buğdayda kuraklıktan dolayı rekolte kaybı 2 milyon ton"

-"Geçen yıl 20 milyon 500 bin ton olan rekoltenin yüzde 9,75 oranında azalarak, 2021 yılında yaklaşık olarak 18 milyon 500 bin ton olması tahmin edilmektedir"

-"TMO bu yıl hububatta maliyetlerdeki artışı, döviz kurundaki değişim ve yurt dışı fiyatlarını gözeterek çiftçilerimizi mağdur etmeyecek bir fiyat açıklamalıdır"

-"1 Ekim 2020 – 30 Nisan 2021 döneminde yağışlar geçen yıla göre İç Anadolu Bölgesi'nde yüzde 20,3, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 46,5, Akdeniz Bölgesi'nde yüzde 31,5, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 27,5 ve Karadeniz Bölgesi'nde yüzde 7,6 azaldı"

-"Hidrolojik kuraklık riski sonucu sulu tarım alanları da riske girdi"

-"Çiftçiler yağışın olmaması ve baraj su seviyeslerinin düşük olması nedeniyle hangi ürünü ekeceği konusunda kararsız kaldı"

-"En fazla kuraklık İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde"

            -"Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi, Ege Bölgesi ve İç Anadolu Bölgesi'nin bazı illeri olmak üzere toplam 22 ilde tarımsal kuraklık yaşandı"

Ankara- 06.05.2021- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Ülkemizde 22 ilde tarımsal kuraklık yaşanıyor. Kuraklığa bağlı olarak geçen yılın buğday rekoltesine göre yaklaşık 2 milyon ton kayıp beklenmektedir. Geçen yıl 20 milyon 500 bin ton olan rekoltenin yüzde 9,75 azalarak 2021 yılında yaklaşık olarak 18 milyon 500 bin ton olması tahmin edilmektedir" dedi.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Türkiye Ziraat Odaları Birliği 2020-2021 Tarımsal Üretim Dönemi Kuraklık Risk Tahmin Raporu"nu açıkladı. "Tarımsal üretim her zaman kuraklık, aşırı yağış, dolu, don ve fırtına gibi doğal afetlere açıktır" diyen Bayraktar, "Tarlasını eken çiftçi, ürününü hasat edene kadar diken üstündedir. Hasat yapılmadan ve ürünler ambara konulmadan doğal afetleri atlattım diyemez. Hatta bazı kurutmalık ürünlerde afet, yerde serili ürüne de zarar vermektedir. İklim değişikliğinin etkisiyle son yıllarda afetler sık sık yaşanmakta bazı yıllar üretim sezonu boyunca da devam etmektedir" diyerek çiftçilerin nasıl zor şartlar altında üretim yaptığına dikkat çekti.

Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü:

  "Çiftçilerimizin yoğun emek vererek ürettikleri ürünler, her yıl olduğu gibi bu yıl da çeşitli afetlere maruz kalmış, kayıplar yaşanmış ve yaşanmaya devam etmektedir. Bu kayıpların asgari düzeyde olması ve çiftçilerimizin afetlerden en az etkilenmesini sağlamak amacıyla her tarım yılının başından itibaren iklim koşulları ve bitki gelişimlerini Birliğimizce takip etmekteyiz."

Bayraktar, tarımsal üretim döneminde özellikle aylık yağışlar ve bitki gelişimlerinin takip edildiğini, don ve kuraklık yaşanan il ve ilçelerdeki Ziraat Odalarıyla video konferans toplantılar düzenlendiğini ve illerde yaşanan durumu yerinde izleyip sonuçların TZOB tarafından kamuoyu ile paylaşıldığını söyledi.

"Kuraklık ve gıda güvencesi"

Dünya Tahıl Konseyi ve ABD Tarım Bakanlığı'ndan alınan 2020-2021 yılı verilerine göre buğday üretiminin 790 milyon ton, mısır üretiminin 1 milyar 200 milyon ton, arpa üretiminin 159 milyon ton, çeltik üretiminin 504 milyon ton ve soya üretiminin 363 milyon ton civarında olacağını belirten Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dünyada 2020-2021 döneminde tahıl arzında sıkıntı bulunmamaktadır. Pandemi sürecinde, gıda güvenliği endişesi, iklim değişikliği gibi nedenlerle ithalatçı ülkelerin fazla alım yapmaları, ihracatçı ülkelerin ise ihracatlarını kısıtlamaları, durdurmaları veya stoklarını artırmak istemeleri gibi nedenlerle talep yönünde sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu durum fiyatlarda yukarı yönlü bir hareketlenmeye sebep olmaktadır."

"Hasat sezonuna girdiğimiz bugünlerde ekiliş ve piyasa öngörülerini değerlendirmekte fayda vardır" diyen Bayraktar, tarımsal emtia fiyatının kasım ayından beri son sekiz yılın zirvesini gördüğünü hatırlatarak, "Bayramdan sonra buğday ve arpada müdahale alım fiyatlarının açıklanması beklenmektedir. Maliyetlerdeki ve girdi fiyatlarındaki artış, döviz kurundaki değişim, yurt dışı fiyatlarındaki hareketlilik, enflasyon, refah payı gibi nedenlerle TMO bu yıl çiftçilerimizi mağdur etmeyecek seviyede hububat fiyatını açıklamalıdır.

Buğday, ayçiçeği, soya, mısır gibi ithal etmek zorunda kaldığımız birçok ürün dikkate alındığında uluslararası piyasalarda yaşanan fiyat hareketlerinin ülkemiz piyasalarını doğrudan etkilediğini söyleyebiliriz. Buna kurdaki olası hareketlenme de eklenince ithal ettiğimiz ürünlerin maliyetleri iç piyasa fiyatlarını artıracaktır ve gıda enflasyon riski devam edecektir" dedi.

"Türkiye'de Kuraklık"

Üretim döneminin başladığı 1 Ekim 2020–30 Nisan 2021 döneminde ülkemizde yağışların 337,5 milimetre (mm) olduğuna ve normale oranla yüzde 23,6, geçen yıla oranla ise yüzde 18,6 azaldığına dikkati çeken Bayraktar, "Bu durum kış aylarının kurak geçmesine neden olmuş ve ekimi yapılan hububat, baklagiller ve bazı yem bitkileri ekilişlerinin gelişimini olumsuz etkilemiştir" dedi.

Şemsi Bayraktar, ülkemizde üretim döneminde yağışların geçen yıla göre İç Anadolu Bölgesi'nde yüzde 20,3, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 46,5, Akdeniz Bölgesi'nde yüzde 31,5, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 27,5 ve Karadeniz Bölgesi'nde yüzde 7,6 azalırken, Ege Bölgesi'nde yüzde 7,8 ve Marmara Bölgesi'nde yüzde 34,5 arttığını açıkladı ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sonbahar yağışları tüm bölgelerde uzun yıllar ortalamasından ve geçen yıldan düşük olurken, en fazla azalma yüzde 31 ile İç Anadolu Bölgesi'nde olmuştur. Ege ve Karadeniz bölgelerinde ise son 40 yılın en kurak sonbaharı yaşanmıştır. Marmara Bölgesi haricinde tüm bölgelerde kış mevsimi yağışları uzun yıllar ortalamalarına göre azalmıştır. Azalan yağışlar özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve İç Anadolu Bölgesi'nin bazı illerinde ekilen tohumlarda yeterli çimlenme olmamış, çıkış yapan tohumlarda ise gelişme zayıflıkları meydana gelmiştir. Bu yıl üretim sezonunun başından itibaren yağışların yetersiz olması meteorolojik kuraklığa neden olmuştur. Gelinen son durum değerlendirildiğinde mayıs ayında ise bazı illerimizde tarımsal kuraklığa kadar ilerlediği görülmüştür."

"Kuraklığa bağlı ekili alanlarda stres yaşandı"

Ülke genelinde aralık ayına kadar bitkinin ihtiyacı olan yağmur ve kar yağışlarının olmaması nedeniyle kuraklık seyrinin devam ettiğini ve ekili alanlarda stres yaşandığı açıklayan Şemsi Bayraktar, bölgelerin ve illerin tamamında Antalya ve İzmir hariç düşüşlerin kaydedildiğini belirtti.
            Bayraktar şunları ifade etti:

"Ocak ayında yağışlar uzun yıllar ve geçen yıl yağışlarının üzerinde gerçekleşmiştir. Bu ayda yağışlarda uzun yıllara göre yüzde 43 ve geçen yıla göre yüzde 53 artış meydana gelmiştir. Tüm bölgelerde değişen oranlarda yağış artışı olmuştur. Diğer taraftan aralık ve ocak aylarında normallerin üzerindeki hava sıcaklıkları nedeniyle fenolojik gelişmenin zamanından önce olması ve şubat ayı ortaları ile mart ayının son haftalarında meydana gelen don, ülkemizin katma değeri yüksek önemli ihraç ürünlerinden olan tahıl, fındık, kayısı, üzüm, erik, kiraz ve badem gibi ürünlerde zarara neden olmuştur.

Şubat ayında yağış yetersiz oldu. Sadece Marmara Bölgesi'nde yağışlarda yüzde 4 artış görülmüş diğer tüm bölgelerde yağışlar normalin oldukça altında kalmıştır.

Mart ayında tekrar yağışlı bir sezon yaşanmış, birçok bölgede büyüme ve gelişme açısından kritik olan mart ayının yağışlı geçmesi yeterli rekolte umutlarının devamı açısından olumlu değerlendirilmiştir. Yağışlar tüm bölgelerde normallerin üzerinde gerçekleşirken sadece Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde normalin yüzde 14 altında olmuştur. Karadeniz Bölgesi'nde yüzde 63 artış, İç Anadolu Bölgesi'nde yüzde 52 artış, diğer bölgelerde ise yüzde 26 ile 34 arasında değişen artışlar kaydedilmiştir."

"Mart ayında yeterli çıkışı sağlayamayan hububatta verim kaybı engellenememiştir"

Bayraktar, ülke genelinde ise mart ayı yağışlarında normaline göre yüzde 33, geçen yıla göre yüzde 9 artış olduğunu, ancak Muğla, Antalya ve Kırklareli'nin batı kesimleri, Afyon, Malatya, Hatay çevrelerinde yüzde 20'den fazla azalma görüldüğünü belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yaşanılan tüm bu süreçlerin sonunda mart ayı yağışlarının ülke genelinde normallerin üzerinde olmasına rağmen ürün gelişimlerinin mart ayına kadar beklenen düzeye çıkmaması nedeniyle hububatta verim kaybı engellenememiştir.

Nisan ayında ise Türkiye geneli yağışlar normaline göre yüzde 48,1, önceki yıla yüzde 38,5 azalma göstermiştir. Marmara Bölgesi hariç tüm bölgelerde yağışlar azalırken bölgesel olarak en fazla azalma yüzde 88,2 ile Güneydoğu Anadolu'da yüzde 75,4 ile Doğu Anadolu Bölgesi'nde gerçekleşmiştir. Karadeniz Bölgesi'nde ise normaline göre yüzde 17,7 ile en az azalma görülmüştür. Marmara Bölgesi'nde yağışlarda yüzde 17,6 artış olmuştur."

"Kış yağışlarının yetersiz olması tarımsal kuraklığın yanı sıra hidrolojik kuraklığa sebep oldu"

Son yıllarda kış yağışlarının yetersiz olması ve bu yıl da sezonun başından itibaren ülke genelinde beklenen yağışların gelmemesi sonucu meteorolojik ve tarımsal kuraklığın yanı sıra hidrolojik kuraklığında yaşandığına dikkat çeken Bayraktar, hidrolojik kuraklıkla ilgili verileri şöyle aktardı:

"Hidrolojik kuraklık sonucu göller ve akarsularda kurumalar görülmüş, barajlarda su seviyeleri azalmış, yeraltı su seviyeleri gerilemiş zaman zaman içme suyu konusunda dahi endişeler oluşmuştur. Bu yıl yeterli sulama yapılamaması durumunda birçok üründe de verim kaybı yaşanabilecektir. Su yetersizliği ürün tercihlerini de etkilemektedir. Ege Bölgesi'nde pamuk yerine kuru şartlarda üretimi üretilebilen ayçiçeğine yönelme olmuştur.

Hidrolojik kuraklık sonucu sulu tarım alanları da riske girmiştir. Çiftçiler yağışın olmaması ve baraj su seviyesinin düşük olması nedeniyle hangi ürünü ekeceği konusunda kararsız kalmaktadır. Önümüzdeki aylarda yağışların yetersiz olması ve sulamanın yeterli düzeyde yapılamaması ile mısır, pamuk, şekerpancarı gibi çok su tüketilen ürünlerde de sorun yaşanabilecektir."

"DSİ mecburi sulama konusunda çiftçiye destek olmalıdır"

Aydın'da DSİ Bölge Müdürlüğü tarafından alınan karara göre ürünlere bir kereye mahsus su verileceğini hatırlatan Bayraktar, bu karar uygulanırsa pamuk, yem bitkisi ve meyvelik alanlarda çiftçileri ciddi sıkıntıların beklediğini ifade etti. DSİ'nin sulama konusunda çiftçiye destek olması gerektiğini vurguladı.

"En fazla kuraklık İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde"

Bayraktar, "Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2020 yılı verilerine göre, ülkemiz buğday üretiminin yaklaşık yüzde 20,7'sini ve arpa üretiminin yüzde 12,6'sını gerçekleştirmektedir" dedi ve bölgeler bazında kuraklık verilerini paylaştı:

"Güneydoğu Anadolu Bölgesi yağış düşüklüğünün en belirgin hissedildiği bölge olmuştur. Bölge, 1 Ekim 2020-30 Nisan 2021 döneminde toplam 310,6 mm yağış ile uzun yıllar ortalamasından ve geçtiğimiz yıldan düşük yağış almıştır. Nisan ayında bölgede 7,1 mm yağış kaydedilmiştir. Bu yağışta normaline göre yüzde 88,2, geçen yıla göre de yüzde 90,2 mm azalma olmuştur. Bayraktar, bu üretim sezonunun başından itibaren meteorolojik olarak kuraklık yaşandığını ve mayıs ayına gelindiğinde özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kuraklığın 'tarımsal kuraklığa' dönüştüğünü, bu nedenle bölgede mayıs ayı yağışlarının da bir etkisinin olmayacağını belirtti. Beklenilen yağışın kaydedilmediği bölgede buğday rekoltesinde düşüş beklenmektedir.

Bölge genelinde yağış azalması özellikle Diyarbakır, Batman, Şanlıurfa ve Mardin'de etkili olmuş, kıraç şartlardaki buğday, arpa ve kırmızı mercimek kuraklıktan oldukça fazla etkilenmiştir. Diyarbakır'ın güney ilçelerinde mayıs ayında yağış gelse bile ürünlerin düzelme şansı yok denecek kadar azdır, kuzeydeki ilçelerde ise önemli bir rekolte kaybı görülmemektedir. Şanlıurfa'da buğday ekim alanlarının yüzde 80'i sulu şartlarda yapılmakta ve halen sulama devam etmektedir. Bölgedeki diğer illerde ise kuru şartlarda tarım yapılan arazilerde yüzde 20 ile 90 arasında kuraklık zararı beklenmektedir. Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Gaziantep, Siirt, Şırnak ve Kilis illerinde ise kuruda buğday rekoltesinde ortalama yüzde 40 kayıp beklenmektedir. Adıyaman ilinde ise uzun yıllar ortalamasının üzerinde yağış olduğu görülmektedir.

Diyarbakır, Batman, Şanlıurfa, Mardin, Siirt, Şırnak ve Van gibi illerimizde sıcakların artmasıyla kurak arazilerde yağışlar yeterli gelmezse sıkıntı daha da artabilir. Bölgede buğdaylarda oluşabilecek rekolte kaybıyla buğdaydan elde edilen mamul madde ihracatında sıkıntı oluşturabilecek ve kuraklık buğday ithalatımızın artmasına neden olabilecektir."

"Konya'da lodos yağışın etkisini azalttı"

Ülkemiz buğday üretiminin yaklaşık yüzde 32'si, arpa üretiminin yüzde 53'nü gerçekleştiren İç Anadolu Bölgesi 1 Ekim-30 Nisan döneminde 201,5 mm yağış aldığını belirten TZOB Genel Başkanı Bayraktar, "Bölgedeki yağışlar normaline göre yüzde 30,7, bir önceki yıla göre yüzde 20,3 azalmıştır, ayrıca, bölgede barajların doluluk oranı yetersizdir" dedi. Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü:

"İç Anadolu Bölgesi'nde ekim ayı yağışları normallerine göre yüzde 59, kasım ayı yüzde 64,3, aralık ayıda ise yüzde 58,6 oranında azalma görülmüştür. Kasım, aralık aylarında da beklenen yağışların düşmemesi İç Anadolu Bölgesi'nde Konya, Aksaray ve Sivas illerinde ekilen tohumlarda yeknesak bir çıkış olmamış, bitki olması gerektiği düzeyin çok altında gelişim göstermiş ve çıkışlarda yetersizliklere neden olmuştur. Normaline göre ocak ayında yüzde 37, mart ayında yüzde 52 artan yağışlar kuraklık riskini azalmıştır. Ancak nisan ayında düşen yağışlarda yüzde 46,7 oranındaki azalma kuraklık riskinin devam ettiğini göstermektedir. İç Anadolu Bölgesi hububat rekoltesinde kesin tespit için mayıs ayı yağışları belirleyici olacaktır. Nisan ayı sonu itibariyle Konya'da buğday rekoltesinde yüzde 25, Sivas ve Aksaray illerinde yüzde 20 kayıp beklenmektedir.

İç Anadolu Bölgemizde bu yıl yaşanan diğer önemli bir sorun ise Konya'da lodosun nisan ayında gerçekleşen yağışların etkisini azaltması olmuştur. Nisan ayında yağışlar yağmur şeklinde olmasına rağmen aşırı sıcak rüzgâr, toprak yüzeyini kurutmuştur. Ayrıca rüzgârla gelen çöl tozları bitkilerin üzerini kaplamıştır. Lodos toprağın nemini düşürmüş, mevcut karların hızla erimesine neden olmuş ve karın faydasını azaltmıştır.

Yağışsız geçen sonbahar ve aralık ayının ardından ocak ayında 53 mm, şubat ayında ise sadece 12 mm yağış, mart ayında 60 mm yağış ve nisan ayında 27,6 mm yağış kaydedilmiştir. Böylelikle yağışların aylara dağılımı oldukça düzensiz olmakla birlikte, mart ve nisan ayının nispeten yağışlı geçmesi kuraklığın belirli ölçüde telafi edilebilme imkânını ortaya çıkarmıştır. Toprakta önemli bir nem rezervi olmadığı dikkate alındığında, bütün bölgelerde mayıs ayı yağışlarının etkili olacağı ve rekoltede düşüş olacağı beklenmektedir."

"Ege bölgesinde barajlar alarm veriyor"

"Buğday üretiminin yüzde 8,5'ni arpa üretiminin yüzde 9,9'nu gerçekleştiren Ege Bölgesi'nde bahar yağışları yeterli gibi gözükse de barajlardaki su yetersizliği tarımsal sulama açısından tehlikeli boyuttadır. Denizli ise istisnai olarak yağış düşüşünün en belirgin hissedildiği il olmuştur" diyen Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mart ayında 82 mm yağış alan bölge nisan ayında 36,1 mm yağış almıştır. Ege Bölgesi'nde yağış bir önceki yıla göre yüzde 9,4 artmıştır. Bölgede buğday rekoltesi kritik önemini korumakla birlikte, uzun yıllar ortalaması düzeyinde rekolte beklenmektedir.

Buğday üretiminin yüzde 13,8'ni, arpa üretiminin yüzde 3,9'nu gerçekleştiren Marmara Bölgesi, toplamda 509,7 mm ile uzun yıllar ortalamasında yağış almıştır. Geçen yıla göre ise yüzde 34,5 artmıştır.

Marmara Bölgesi'nde nisan ayı sonu itibariyle hububatta genel olarak kuraklık yaşanmamaktadır. Ancak bazı köylerde sıkıntılar söz konusu olmakla birlikte önümüzdeki günlerde yağış beklentisi gerçekleşirse hiçbir sıkıntı yaşanmayacaktır. Bazı alanlarda kök çürüklüğü, pas ve yaprak bitinden dolayı sorunlar yaşanmaktadır. Bu yıl Marmara Bölgesi'nde ekim alanlarında artış görülmüştür.

Buğday üretiminin yüzde 8,7'ni, arpa üretiminin yüzde 6,7'ni gerçekleştiren Karadeniz Bölgesi bu yıl toplamda 359,7 mm yağış aldı. Bölgede uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 21,4, geçen yıla göre ise yüzde 7,6 yağışta azalma meydana geldi. Nisan ayında 48,8 mm olan yağış geçen yıla göre yüzde 13 artmıştır. Yağış yönünden bir sorun gözükmemekte ve hububatta kuraklık riski yaşanmamaktadır.

Buğday üretiminin yüzde 11'ni, arpa üretiminin yüzde 5,3'nü gerçekleştiren Akdeniz Bölgesi de önceki yıla göre yağış miktarı azalan bölgeler arasındadır. Toplamda aldığı 408 mm yağışla, uzun yıllar ve geçen yılın altında yağış gerçekleşmiştir. Kaydedilen yağışlar normale göre yüzde 53,3, bir önceki yıla göre ise yüzde 44 azalmıştır. Yüksek kesimlerde havaların serin gitmesi nedeniyle nisan ayı sonu itibariyle buğday rekoltesi geçen yılın seviyesinde beklenmektedir. Mayıs ayında kaydedilecek yağışlar bitki gelişimi için olumlu olacaktır."

"Doğu Anadolu Bölgesi'nde mayıs ayı yağışları yetersiz olursa hububatta rekolte düşüklüğü kaçınılmaz"

Buğday üretiminin yüzde 5,8'ni, arpa üretiminin yüzde 8,6'sını gerçekleştiren Doğu Anadolu Bölgesinin yağış düşüklüğü tespit edilen bölgeler arasında yer aldığına dikkat çeken Şemsi Bayraktar, bölgenin toplamda aldığı 278 mm'lik yağışın uzun yıllardan ve geçtiğimiz üretim yılından daha düşük olduğunu vurguladı.

Bayraktar sözlerine şöyle sürdürdü:

"Doğu Anadolu Bölgesi ekim ayında hemen hemen hiç yağış almamıştır. Bölgede ekim ayı yağışları normallerine göre yüzde 91, kasım ayında yüzde 55, aralık ayında ise yüzde 36,6 oranında azalma görülmüştür. Normal yıllara göre ocak ayında yüzde 38, mart ayında yüzde 34 oranında artan yağışlar kuraklık riskini azaltsa da nisan ayında yağışlarda yüzde 75,4 oranındaki azalma ile kuraklık riskinin artarak devam ettiği görülmektedir.

Doğu Anadolu Bölgesi'nde hububatta kesin rekolte tespiti için mayıs ve haziran ayı yağışları belirleyici olacaktır. Yağış azalması özellikle Erzurum'da daha belirgin hissedilmiştir. Bununla birlikte, mart ayında 66 mm olan yağış, nisan ayında 18,5 mm'ye düşmüştür. Mayıs ayı yağışları nisan ayı gibi yetersiz olursa hububatta rekolte düşüklüğü kaçınılmazdır.

Nisan ayı sonu itibariyle buğday rekoltesinde Elâzığ, Erzincan ve Tunceli illerinde yüzde 40, Malatya ve Van illerinde yüzde 30, Erzurum'da ise yüzde 20 verim kaybı beklenmektedir. Doğu Anadolu'da kuraklık yem bitkileri ve meraları etkileyecek, hayvansal üretimin düşmesine de neden olacaktır."

Kurak geçen nisan ayının ardından mayıs ayının ilk haftasında beklenen yağışın düşmediğini belirten Bayraktar, "Önümüzdeki süreçte kaydedilecek yağışların özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde hububat ve mercimek üretimine faydası olmayacaktır" dedi.

Ekim ayından buyana gerçekleşen yağışlar ve Ziraat Odalarından alınan bilgiler sonucunda nisan ayı sonu itibariyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi, Ege Bölgesi ve İç Anadolu Bölgesi'nin bazı illeri olmak üzere toplam 22 ilde tarımsal kuraklık yaşandığını vurgulayan Bayraktar, kışlık ekilişlerde verim kaybı beklendiğini ifade etti.

"Buğday rekoltesi 2 milyon kayıpla 18 milyon 500 bin"

Bayraktar, "Ülkemiz buğday üretiminin yaklaşık yüzde 22'si sulu şartlarda, yüzde 78'i tamamen iklim ve yağışlara bağlı olarak kurak şartlarda yapılmaktadır. Temennimiz çiftçilerimizin emeklerinin zayi olmamasıdır. İki milyon hektar ekilmeden bekleyen arazilerimizi üretime kazandırmak, ölçekten uzak arazi yapısına sahip çiftçinin maliyet ve verimliliğini yönetmek için üretim sürecine dokunmak şarttır. Sadece alım garantisi vermek yapısal sorunları çözmez. Sonuç olarak nisan ayı sonu itibariyle geçen yıl 20 milyon 500 bin ton olan rekoltenin yüzde 9,75 oranında azalarak 2021 yılında yaklaşık olarak 18 milyon 500 bin ton olması tahmin edilmektedir" dedi.

"Kuraklıktan etkilenen üreticilere yönelik alınabilecek çözüm önerileri"

Bayraktar, kuraklıktan etkilenen ve üreticilere yönelik alınabilecek çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı:

"Kuraklık yaşayan üreticiler kuru tarım yapmaları nedeniyle sulama yapmak durumunda kalmış, elektrik ve sulama maliyetleri artmıştır. Elektrikle sulama yapan çiftçilerimizin elektrikleri borçlarından dolayı kesilmemeli ve sulama ücretleri ile elektrik fiyatlarında indirime gidilmeli, tarımsal abone grubunda elektrikte uygulanmakta olan yüzde 18 KDV yüzde 1'e indirilmelidir.

Elektrik ve sulama borçları nedeniyle desteklere bloke konulmasına son verilmelidir.

Üreticilerimizin Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası'na olan kredi borçları uzun vadeli faizsiz ertelenmelidir.

Ülke genelinde artan faiz oranları çiftçilerimizi etkilemiş, tarımsal kredi faiz oranları artmış, dolayısıyla devlet destekli kredi kullanımında da faiz artmıştır. Kuraklık yaşayan çiftçilere düşük faizli kredi kullandırılmalıdır.

Üreticilerimizin BAĞ-KUR prim borçları uzun vadeyle faizsiz ertelenmeli ve yüksek olan BAĞ-KUR primleri düşürülmelidir.

Son yıllarda yeterli gelir elde edemeyen çoğu üretici primlerin de yüksek olması nedeniyle TARSİM sigortasını yaptıramamıştır. Bu nedenle sigorta primleri düşürülmelidir.

Basınçlı sulama sistemleri yaygınlaştırılmalı ve verilen destek artırılmalıdır.

Yeni gölet ve baraj yatırımları başlatılmalı ve devam edenler biran önce tamamlanmalıdır.

Yer altı sularımızın bilinçsizce ve aşırı bir şekilde tüketilmesi önlenmelidir.

AR-GE çalışmalarına gerekli destek verilmeli, kurak şartlara uygun çeşitlerin ve su tasarrufuna yönelik tekniklerin geliştirilmesi sağlanmalıdır.

Güneydoğu Anadolu Projesi, Konya Ovası Projesi, Doğu Anadolu Projesi gibi büyük sulama yatırımlarını içeren projeler biran önce tamamlanmalıdır.

Acilen eski ve atıl vaziyette olan sulama sistemleri yenilenmeli, kapalı sistemlere geçilmelidir."

Türkiye'de Kuraklıktan Zarar Gören İller ve Buğdayda Üretim Kayıpları
29 Nisan 2021 Perşembe

Bozkır Ziraat Odası Sertifikalı Patates ve Aşılı Kümes Hayvanı dağıttı.

Detay:

Bozkır Ziraat Odası Başkanlığı Bozkırlı çiftçiler için aracılık yaparak getirmiş olduğu kümes hayvanları ve Sertifikalı Patates dağıtımını gerçekleştirdi.  

Geçtiğimiz haftalarda Bahçe ekiminin mevsim normallerinden erken gerçekleşmesi dolayısı ile Patatesi dağıtımını gerçekleştiren Bozkır Ziraat odası bu hafta Aşılı Ataks cinsi aşılı Tavuk, Horoz, Civciv ve Hindi dağıtımını gerçekleştirdi. 

Bozkır Ziraat odasından yapılan açıklamada söz konusu Aşılı Tavukların yazımının talepler doğrultusunda yapıldığını ve 2bin kadar kümes hayvanın çiftçilere teslim edildiği ve çok sayıda vatandaşında talebinin olması dolayısıyla yasaklardan sonra yeterli başvuru olursa tekrardan kümes hayvanı getirilebileceği belirtildi.

Yapılan dağıtımlarla ilgili açıklamalarda bulunan Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali öztürk "Bozkır Ziraat odası yönetimi olarak çiftçilerimizden gelen talepleri değerlendirerek çiftçimize Sertifikalı birinci ekim Patates tohumu ve Aşılı kümes hayvanları getirdik. 

Yönetim kurulu olarak çiftçilerimize hizmet eden ekipman parkurumuzu da günden güne geliştiriyoruz.  Amacımız ilçemizde ki üretimin artırılması için çiftçilerimizin taleplerini bütçemiz oranında en güzel şekliyle desteklemektir" dedi.

Büyükşehir’den Çiftçiye Yerli Şeker Fasulye Tohumu Desteği

Detay:

Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya genelindeki çiftçilerin tohumluk maliyetlerini azaltmak ve bitkisel üretiminin artırılmasına katkı sağlamak amacıyla 31 ilçeden başvuruda bulunan çiftçilere yerli şeker fasulye tohumu dağıtımı yaptı.
Konya Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılık desteklemeleri kapsamında başvuruları alınan Konyalı üreticiye yüzde 50 hibe destekli yerli şeker fasulye tohumu desteğinde bulundu.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, tarımı ve hayvancılığı destekleme ve geliştirme çalışmaları kapsamda Konya genelinde on binlerce çiftçiye katkı sağlamaya devam ettiklerini söyledi.

Çiftçilere bugüne kadar 67 milyon TL tutarında fidan, fide, tohum, makine ve donanım desteğinde bulunduklarını kaydeden Başkan Altay, "Şimdi de bakliyat üretimini artırmak, bitkisel üretimi geliştirmek, çiftçimize destek olmak amacıyla şeker fasulye tohumu desteği verdik. En az 5 dekar, en fazla 20 dekar arazi için verdiğimiz desteklemeden 31 ilçemizden başvuran çiftçilerimiz yararlandı. Büyükşehir Belediyesi olarak çiftçilerimizin her zaman yanında olmaya sürdüreceğiz." dedi.

ÇİFTÇİLERDEN BÜYÜKŞEHİR'E TEŞEKKÜR

Şeker fasulyesi tohumu desteğinden faydalanan çiftçiler ise, Konya Büyükşehir Belediyesi'nin yapmış olduğu tohum desteğinden memnun kaldıklarını belirterek teşekkür ettiler.
27 Nisan 2021 Salı

Yelbeği önceki dönem muhtarı İrfan Demirtaş vefat etti.

Detay:

Bozkır Yelbeği Eski Muhtarı ve Bozkır Ziraat Odası Yönetim Kurulu üyesi İrfan Demirtaş geçirmiş olduğu Kalp krizi sonucu vefat etti. 

Merhum bugün Yelbeği Mahallesi'nde düzenlenecek cenaze namazı sonrasında defnedilecektir.

Bozkır Ziraat Odası yönetim kurulu üyesi olan Demirtaş için başsağlığı mesajı yayınlayan Oda başkanı Ali Öztürk "Bozkır Ziraat Odası olarak Merhuma Allah'tan rahmet ve kederli ailesine başsağlığı diliyoruz. 

Allah rahmet eylesin" dedi. 
21 Nisan 2021 Çarşamba

Bozkır'da Bal Dolum ve Paketleme Tesisi İnşaatına Başlandı.

Detay:

KONYA (AA)  - Büyükşehir Belediyesi ve Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi iş birliği ile yapılacak olan Bal Dolum ve Paketleme Tesisi inşaatına başlandı.

Konya'nın Bozkır ilçesinde gerçekleştirilenArıcılık ve kaliteli bal üretimi konusunda Türkiye de söz sahibi olan Bozkır üreticilerinin Türkiye ve yurtdışı pazarında hak ettiği konuma ulaştırmak için Bozkır Belediyesi, Bozkır İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Bozkır Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Konya Büyükşehir Belediyesinin ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında Bal işleme tesisleri Bozkır'a kuruluyor.

Bal Dolum ve Paketleme Tesisi İnşaatının açılmasıyla ilgili konuşan Bozkır Belediye Başkanı Sadettin Saygı "Bozkır Belediyesi olarak Bozkır İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Bozkır Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Konya Büyükşehir Belediyesi ile birlikte iki yıl hummalı bir çalışma yürütülmüştür. İlçemiz Bozkır'da, Bal kalitesini belirten en önemli kriterlerden biri olan prolin değerinin çok yüksek olduğu arıcılarımız tarafından üretilen balın hak ettiği değere kavuşması için yoğun bir çalışma yürütülmüştür.

1280 prolin değerine sahip yüksek kaliteli Bozkır Balını pazarda hak ettiği konuma getirmek için somut bir adımlar atıyoruz.

Bozkırlı üreticilerimizin ürettikleri balları gerek Türkiye pazarı gerekse yurtdışı pazarında hak ettiği konuma getirebilmek için 2 yıldır hummalı bir çalışma südrüyoruz. Bal Dolum ve Paketleme Tesisinde hijyenik şartlarda paketleme ve dolum yapacağız. İlçemize hem istihdam sağlaması hem de ballarımızı modern bir tesisle paketleme ve dolumlarını yapmak için Büyükşehir Belediyemizle birlikte ilçemize Bal Dolum ve Paketleme Tesisimizin inşaatına başladık. Tesis tamamlandığında yıllık 300 ton bal işleyecektir.

Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi kapsamında İlçemize kazandıracağımız tesisin ilçemize ve bölge halkımıza hayırlı olmasını diliyorum."dedi.
19 Nisan 2021 Pazartesi

Bölgemiz için Kuvvetli Rüzgar ve Fırtına Uyarısı

Detay:

BÖLGEMİZ İÇİN
METEOROLOJİK UYARI

Kuvvetli Rüzgar ve Fırtınaya Dikkat!

Yapılan son değerlendirmelere göre; Konya merkez, güney ve güneydoğu kesimleri, Aksaray'ın Güzelyurt ve Gülağaç ilçeleri ile Karaman ve Niğde il genelinde rüzgarın; 20.04.2021 Salı sabah saatlerinden itibaren güney (Lodos) yönlerden kuvvetli ve fırtına (40-70 Km/saat), zaman zaman Kuvvetli Fırtına (60-90 Km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor. Kuvvetli rüzgar ve fırtınanın 21.04.2021 Çarşamba günü akşam saatlerinden sonra etkisini kaybetmesi bekleniyor.

Meydana gelmesi muhtemel ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması, ulaşımda aksamalar ile soba ve baca gazı zehirlenmesi gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

Başlama-Bitiş Zamanı

20.04.2021 06:00-21.04.2021 23:59

Oluşması Muhtemel Riskler

Soba ve Doğalgaz Kaynaklı Baca Gazı Zehirlenmesi - Ağaç veya Direklerin Devrilmesi - Çatı Uçması - Ulaşımda Aksamalar


Uyarı Yapan Merkez: Meteoroloji 8.Bölge (Konya) Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi (BTUM)
16 Nisan 2021 Cuma

Tarım Arazilerinin Satış ve Devrinde Vergi ile Harç Alınmayacak

Detay:

-Tarım Arazilerinin Satış ve Devrinde Vergi ile Harç Alınmayacak

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-"Tarım arazilerinin satışı ve intikal işlemlerinde; ölüm tarihinden itibaren 1 yıl içinde intikal işlemlerini yapan tüm mirasçılardan vergi ve harç alınmayacak"
-"Getirilen kolaylıkla intikali yapılmış arazilerin ÇKS'ye de kaydı sağlanmış olacak" 
-"Böylece üretim yapan pek çok çiftçimiz de desteklerden, düşük faizli kredilerden, tarım sigortalarından yararlanacak, TMO'ya ürün teslim edebilecek, doğal afetlerden ürünleri zarar görmeleri halinde kredi borç ertelemesi yapabilecekler."   
-"Sulu ve kuru tarım arazilerinde 20 dekardan küçük, dikili tarım arazilerinde 5 dekardan küçük ve örtü altı tarım arazilerinde 3 dekardan küçük hisselerin diğer hissedarlara satışı halinde vergi, harç ve döner sermaye ücretleri alınmayacak"
- "Yapılan bu düzenleme ile hisseliliğin azaltılması ve hissedarların kendi aralarında anlaşmaları teşvik edilmiştir"

Ankara – 16.04.2021 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım arazilerinin satış ve devrinde, vergi ve harç alınmamasına ilişkin bir açıklama yaptı. 
Bayraktar, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü'nün "Tarım Arazilerinin Satış ve İntikal İşlemlerinde Vergi Muafiyeti" ve "Hisseli Tarım Arazilerinin Satış İşlemlerinde Vergi, Harç ve Döner Sermaye Ücretleri Alınmayacak" açıklamasını değerlendirdi. 
Bayraktar;  açıklamalara göre tarım arazilerinin satışı ve intikal işlemlerinde vergi ve harç muafiyeti uygulandığını, ölüm tarihinden itibaren 1 yıl içinde intikal işlemlerini yapan tüm mirasçılardan vergi ve harç alınmayacağını belirtti ve şöyle devam etti;
"5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda değişiklik yapan 7255 sayılı Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun 04.11.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 7255 Sayılı Kanun'un 19. Maddesi ile 5403 Sayılı Kanun'un 8/I maddesinde değişiklik yapılarak tarım arazilerinin miras yolu ile intikal işlemlerine vergi ve harç muafiyeti getirildi. 5403 sayılı kanunun 8/I maddesinde yer alan intikal işlemlerindeki vergi muafiyetinden yalnızca yeter gelirli büyüklüğe haiz olan kişilerin mirasçıları faydalanabilmekteydi ancak yapılan yeni düzenleme ile vefat tarihinden itibaren bir yıl içinde 5403 sayılı Kanunun 8/C hükümlerine göre intikal işlemlerini yaptıran tüm mirasçılar vergi ve harç muafiyetinden faydalanabilecek." 
Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliğine (ÇKS) göre; maliki ölmüş olmakla birlikte tapu kayıtlarında mirasçıları adına intikali yapılmamış arazilerin ÇKS'ye de kaydının  mümkün olmadığını belirten Bayraktar, "getirilen kolaylıkla intikali yapılmış arazilerin  ÇKS'ye de kaydı sağlanmış olacak. Böylece üretim yapan pek çok çiftçimiz de tarımsal desteklerden düşük faizli kredilerden, tarım sigortalarından yararlanabilecek, TMO'ya ürün teslim edebilecek, doğal afetlerden zarar görmeleri halinde düşük faizli kredilere yönelik borç ertelemelerinden de faydalanabilecek" dedi.
Bayraktar, muafiyetin sulu ve kuru tarım arazilerinde 20 dekardan küçük, dikili tarım arazilerinde 5 dekardan küçük ve örtü altı tarım arazilerinde 3 dekardan küçük hisseler için geçerli olduğunun altını çizdi ve sözlerini şöyle sürdürdü; 
 "Ülkemizde tarım arazilerindeki en büyük sorunlardan biri de hisselilik sorunudur. Tarım arazilerinde metrekare ve santimetrekare büyüklüklerinde binlerce hisse bulunmaktadır. Malikler bu hisselerini satmak istemelerine karşın, vergi ve döner sermaye ücretlerinin arazi bedelinden fazla olması nedeni ile bu hisseler satılamamaktadır.
 5403 sayılı Kanun'da yapılan yeni düzenleme ile, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki (mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 20 dekar, dikili tarım arazilerinde 5 dekar ve örtü altı tarımı yapılan arazilerde 3 dekar) hisselerin hissedarlara satışı halinde; vergi, harç ve döner sermaye ücretleri alınmayacaktır. 
Düzenleme ile hisseliliğin azaltılması ve hissedarların kendi aralarında anlaşmaları teşvik edilmiştir. Bu muafiyetten faydalanabilmek için, satılan hissenin arazi sınıfına göre asgari büyüklük değerlerinin altında olması ve hissenin tamamının aynı anda bir veya birden fazla hissedara satışının yapılması gerekmektedir."

KOP İdaresi Gençlerin Hayatına Tarımla Destek Oluyor

Detay:

Kırıkkale'de madde bağımlısı gençlerin rehabilite edilerek yeniden hayata kazandırılması amacıyla sürdürülen 'Hayat Boşluk Kabul Etmez' projesine KOP İdaresi tarafından çok anlamlı hibe desteği verildi. Yaz Seraları ve Meyve Bahçesi kurulan Huzur Köy Yataklı Bağımlılıkla Mücadele ve Sosyal Uyum Merkezinde, madde bağımlısı gençler toprakla uğraşarak hem kötü alışkanlıklarda uzaklaşıyor hem de üretmenin mutluluğunu yaşıyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi tarafından finanse edilen ve Kırıkkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen "KOP Bölgesinde Tarımla Hayata Destek Projesi" hedefine emin adımlarla ilerliyor. KOP Tarımsal Eğitim ve Yayım Projesi (KOP TEYAP) mali destek programı kapsamında 2020 yılında finanse edilen projede, Huzur Köy Arındırma Merkezi arazisine 525 metrekarelik iki adet yaz serası ile 5 dönümlük alanda içerisinde elma, vişne, kiraz, erik, üzüm ve şeftali gibi meyve fidanlarının yer aldığı bahçe kurulumu yapıldı.

Proje sahasını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgiler alan ve tedavi gören gençlerle bir süre sohbet eden KOP İdaresi Başkanı Mahmut Sami Şahin, Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) tarafından yayınlanan Türkiye Uyuşturucu Raporuna göre, ülkemizdeki uyuşturucu madde kullanımı yaş ortalamasının 26'ya kadar gerilemiş olmasının, bu kullanıcıların yüzde 76'ya yakın bir kısmını ise 18-29 yaş aralığındaki gençler olduğu gerçeğinin, Türkiye için önemli bir halk sağlığı problemi haline dönüşen madde kullanımı ile mücadele kapsamında verilen devlet desteklerinin önemi bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti.

Hızla büyüyen, sanayi ve teknoloji alanında dünya ile rekabet edebilen ve yeni konsept geliştirerek bunu yine dünya ile paylaşan Türkiye hedefine ulaşabilmenin temel taşlarını gençlerin oluşturduğuna dikkat çeken KOP Başkanı Şahin, yine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı bir kurum olan Ahiler Kalkınma Ajansı (AHİKA) tarafından 2019 yılında Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında desteklenen Huzur Köy projesinin KOP destekleriyle doğa ile iç içe farklı bir merkeze dönüştüğünü belirterek; "Gençliğimizi çok önemsiyoruz. Onların başına gelebilecek herhangi bir olumsuzluk Türkiye'nin geleceğini yakından ilgilendiriyor. Bu nedenle kısa adı AMATEM olan Türkiye genelindeki Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezlerinde arındırma tedavileri tamamlanan gençlerimiz buradaki 30 yataklı Huzur Köy merkezine gelerek yeniden sosyal hayata katılmaları, istihdam edilerek normalleşmeleri sağlanıyor. Çeşitli meslek edindirme atölyeleri, yaz seraları ve meyve bahçeleri ile üretmenin ve ürettiklerinden gelir elde etmenin mutluluğunu yaşıyorlar. Onların gözlerinde yeniden yaşama sevincini görmek, ülkenin geleceği adına yeniden üreten ve faydalı bireyleri görmek bizleri de ziyadesiyle mutlu ediyor." dedi.

KOP Başkanı Şahin, Huzur Köy merkezinde tedavi gören gençlerle bir süre sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.

Bozkır'da Hava Durumu